Allah niçin insanları engelli yaratıyor?

Ali Demirel

Ali Demirel

09 Eki 2020 10:22
  • Soru: “Rabbimizi hep merhametli olarak biliyoruz. Ancak Allah, neden eli, kolu, gözü ya da kulağı olmayan özürlü insanlar yaratıyor? Sağlıklı insanlara ibret olsun diye mi? O zaman engelli insanların suçu ne? Şayet bu bir İmtihan ise neden sağlıklı insanlarla eşit şartlarda başlamıyorlar sınava? Mesela ayakları olmayan birine, “Ayakların olsaydı günah olan yerlere gidecektin, Allah bu sayede seni engelledi” gibi iyi niyetli bir açıklama getirebilirsiniz. Peki bu cevaba karşılık o, “Belki engelli yaratmasaydı da gitmeyecektim!” demez miydi?” (Merve Ş.)

    Çok sorulan sorulardan birisi bu. Soruya şimdiye kadar kıymetli hocalarımızın verdiği bazı cevaplar var. Biz müsaadenizle biraz geniş bir çerçeveden bakarak sorunuzu cevaplandırmaya çalışalım Merve Hanım.

    Her şeyden önce aslında engel, insan olmanın bir getirisidir. “Eminim nasıl yani?” diyeceksiniz.

    Şöyle ki, insan varsa engel de vardır. Yani insanlıktan beklenen neticelerin ortaya çıkması engellerin varlığını gerektirir. İnsandaki potansiyelin şekillenmesi ve enerji olarak ortaya çıkması engellerden beslenmenin neticesiyledir. 

    Nasıl ki midemiz için yeme ve içmeye ihtiyacımız var. Aynen bunun gibi insana layık güzel ahlâkın ortaya çıkması ve kabiliyetlerinin fiiliyata aksetmesi ancak engellerin devrede olması ile mümkün.

    Daha dünyaya geldiği zamanda bile aslında herkes bir bakıma engelli değil mi? Mesela cehalet ve ihtiyaçları yerine göre insan için en önemli engel olurken cehalet onu ilim sahibi yapmaya, ihtiyaçları ise gelişmesine vesile olarak hayatına lazım olacak materyalleri bulmasına vesile olur. 

    Zenginlik insan için bir engeldir, belki o zenginlik insanı Allah’a yaklaştırmaya mani olacaktır. Halbuki zenginlik, insanlar yardımcı olarak Allah’a yaklaşmak için o insana emaneten verilmiştir. Çünkü o zenginliği oluşturan değerlerin hiç birinin elinde kalması kendi elinde değildir. 

    Bir deprem, bir kriz, bir yangın veya bir soygun ile övündüğü zenginliği uçup gidebilir. Bunlar olmasa bile kendi onları en sonunda bu dünyaya bırakıp gider. O halde çoğu insanlara göre gıpta edilen zenginlik insanı Allah’a ulaştırmaya mani oluyorsa en büyük engel olmuş olur. 

    “Ey iman edenler! Bilin ki şirki karakter hâline getiren herkes baştan ayağa (manen) pistir.” (Tevbe sûresi, 9/28) ifadesiyle Allah’tan uzaklaştıran her şey insanı bu sınıfa dâhil edeceğinden engellerin en büyüğüne takılıp kalınmış olunur.

    Yine mesela sağlık bir nimettir. Ama bunu ibadet ve taatte kullanmayıp sefahat ve sapkınlıklarda kullanılır ise cennete ulaşmakta en büyük engel olur. Bir kısım insanlardaki sağlık onlar için daimi hastalıkları kazandıracak bir engel olurken, bazılarındaki hastalık halleri ise onları ebedî sağlıklı yaşamaya ulaştıracak bir sıçrama taşı olur.

    Çocuk sahibi olmak dünyanın en güzel nimetlerinden birisidir. İnsanın kalbinin meyvesidir. Ancak aynı zaman da bu da bir engeldir. Onunla gururlanıp şeytanî bir sıfatla mı sıfatlanmak gerekir, yoksa o masumu emanet olarak düşünüp onu da dinine ve memleketine faydalı biri haline mi getirmeye çalışmak gerekir?

    Misalleri çoğaltmak mümkün. 

    Bunun içindir ki nail olduğumuz bu gibi nimetlerin aynı zamanda bir engel olduğu şu âyetlerle nazara veriliyor: 

    Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükâfât ise Allah'ın yanındadır.” (Teğabun sûresi, 64/15)

    Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim.” (Kehf sûresi, 18/7)

    Hasılı, insan demek engellerle beraber şu dünyayı geçiren varlık demektir. O halde insanlığın ortaya çıkması ve ebedî hayattaki performansının kalitesinin şekillenmesi, bu dünyada karşılaştığı engellerin sıklığı ve çetinliği ile doğru orantılıdır. İnsanın her anı yerine göre bir imtihan seçeneği ile engellenmiştir. 

    Haftaya kaldığımız yerden devam edelim...

    09 Eki 2020 10:22
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR