Bebek maması marka liginde son durum


Bugün bebek mamamarka ligine bir gidelim diyorum. TNS bizim için ilk akla gelen üç markayı yine Türkiye temsili 18 yaş üstü 2000 kişiye sordu. Deneklerin % 55'i ancak en az bir marka bebek maması anımsayabildi. Bunun nedeni erken yaşlarda bebek maması algısının olmaması ve bebek maması kararının daha fazla kadınları ilgilendirmesi. İlk üç sırada Nutrica'nın markaları var. %55 ile Milupa, %46.5 ile ikinci marka Bebelac ve % 39.8 ile Aptamil. Bu sonuç bize yine gösteriyor ki tek bir kategoriye ya da kategori ailesine odaklanan markalar kesinlikle daha başarılı oluyorlar. Dördüncü Ülker'in Hero Baby'sinin anımsanma oranı %10.9. Tüketiciler markayı Ülker'i başına getirmeden anımsıyorlar. Bu da sonuçta kuşkusuz Hero/Baby'inin de bir kategoriye odaklanmış algılandığını gösteriyor. İşin ilginci beşinci ve altıncı sıradaki SMA (% 9.5) ve Arı Mama da (%6.4) tek kategoriye odaklanmış markalar. Şimdi soru şu: Tüm markalar tek kategoriye odaklanmış uzmanlaşmış markalarsa niye Milupa markaları daha çok anımsanıyor, dolayısıyla da daha fazla pazar payına sahipler acaba değil mi? Yanıt veriyorum: Daha iyi pazarlama yapan, daha fazla pazara inen, daha fazla tüketicisini, yani anneyi anlayan, annenin dilinden konuşan ve yenilikçi ürünler sunan daha fazla kazanıyor. Tabii ki ilk marka olmak önemli ama ilk olmak kalıcı bir şey olsaydı herhalde şu anda Arı Mama ve SMA'nın pazar lideri olarak kalmaları gerekmez miydi? Bebek maması anımsama ligi 1. Milupa 55.0 2. Bebelac 46.6 3. Aptamil 39.8 4. Hero Baby 10.9 5. SMA 9.4 6. Arı-Bebe 6.4 Kaynak: TNS, 2000 Kişi 18 Yaş üstü TV ölçümleri denetleniyor mu? TRT Nielsen AGB üyeliğinden çıktıktan, ortalık karıştıktan, ölçüm yapan kurumun niteliğine Rekabet Kurulu müdahale ettikten sonra TİAK A.Ş kuruldu ama TV izleme ölçümlerini kimin yapacağı ile ilgili karmaşa hâlâ devam ediyor. TNS yeni yapıyı kurmak için hazırda bekliyor, Nielsen AGB ise "mahkeme" tehdidi ile Türkiye'den çıkmamaya çalışıyor. Ne yazık ki sorun TİAK A.Ş'de değil, artık Türkiye'de ölçüm yapması istenmeyen Nielsen AGB'de. Nielsen AGB, TNS yeni ölçüm yapısını kurana kadar bir alt sözleşmeyle ölçümleri yapsa ve daha sonra TİAK A.Ş'nin denetiminde ölçümler TNS'e geçse her şey çözülecek ama Nielsen AGB bu çözüme yanaşmayıp, "kazanılmış haklar" iddia edildiği için adım atılamıyor, sorun çözülemiyor. Ancak bu arada gözden kaçan bir şey var. TİAK ve Nielsen AGB arasındaki sözleşme bittiği için şu anda ölçümlerin bağımsız olarak denetlendiğini söyleyemeyiz. Denetimler sürüyorsa da (ki hiç kimsenin denetim raporlarından haberi yok) bu denetimi Nielsen AGB'nin kendisi yaptığı, yani denetimin parasını kendisi verdiği için ortada ciddi bir güven sorunundan söz edebiliriz. Hatta ölçümlerde hafiften "saldım çayıra Mevlam kayıra" dönemine geçildiğini de... Çözüm ne peki? Çözüm yukarıda da belirttiğim gibi Nielsen AGB'nin kendisinde. "20 yıl bu ülkeden ekmek yedim. Artık beni istemiyorlar, bana güvenmiyorlar. İstenmediğim yerde de durmak hiç etik değil" demeli ve TİAK A.Ş'nin işini kolaylaştırıp artık yerini sektörün ölçüm yapmasını istediği TNS'e bırakmalı. Hem de acilen. Yapmaz ise? Birileri artık Nielsen AGB'ye dersini vermeli. Kimler mi? Onlar kendilerini biliyorlar! Reklametre (17-23 Temmuz 2011) En İyi TV 1)Yaprak (Ufo) 2)Türküler (Sütaş) 3)Kovulmadık mı? (Avea) 4)Kreş (Daikin Klima) 5)Şoför (Maxiumum-Card) En İyi İnternet 1) Bilgi Üniversitesi-Gerçekten Bilgiliyim www.gercektenbilgili.com 2) Efes-DalgaMetre www.izlesene.com/dalgametre 3) Lays-Özgür Şef'le Yemek Yap www.lays.com.tr 4) Volkswagen Türkiye-Volkswagen Fan Edition facebook.com/vwturkiye 5) Vodafone-Herkesin Hakkı www.herkesinhakki.com Not: Bu hafta yine listeye girecek gazete reklamı bulamadım. Özgür Karaçak'tan Özgürce Daha fazla internet kullanılmalı... Yeni eğitim dönemi yaklaştıkça vakıf üniversitelerinin internet üzerinde tanıtım atakları başladı desem de inanmayın. Cidden ben yavaş yavaş ümidimi kesmeye başladım bu işten. Bugüne kadar Bilgi Üniversitesi hariç bu işi hakkıyla yapan okula rastlamadım desem yeridir. İyi niyetli çabalar gösterilse de sonuç bir türlü olması gerektiği gibi olmuyor. Birçok üniversitede özel şirketlerde olmayan imkânlar ve bolca iş gücü (ki biz kendilerine öğrenci diyoruz) bulunmasına rağmen görünen o ki konuya yeterince önem verilmiyor. Bilgi Üniversitesi'nin bu sene ortaya koyduğu "Gerçekten Bilgili" kampanyası dijital kanallarda gençler arasında büyük beğeniyle karşılanmış vaziyette. Ortaya çıkan iş o kadar lezzetli ve izlenme değeri o kadar yüksek ki içinizde gerçekten o ortamda bulunma isteği uyanıyor. www.gercektenbilgili.com sitesine girip bakarsanız ne demek istediğimi göreceksiniz. Şimdi bu yazımın üzerine Atıf Hoca'mın yuvamız Bahçeşehir Üniversitesi için "Madem öyle buyur yap o zaman kardeşim" diyeceğini biliyorum. Valla hocam bilirsiniz yaparım, hem de büyük bir zevkle... Atıf Hoca'nın notu: Yerleştirmeler açıklanınca gerçekten kimin nereye yerleştirdiği pardon yerleştirildiği ortaya çıkacak ve burada internette "engagement" efsanesini bitireceğim. Söz. Bu arada geçen sene de Özyeğin çok iyi kullanmıştı Facebook'u da ne oldu. Kuş mu kondurdu beyefendi!
<< Önceki Haber Bebek maması marka liginde son durum Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER