Meclis başkanlığında ısrarcı değilim

TBMM Başkanı Bülent Arınç, yeniden Meclis Başkanı olması konusunda bir ısrarı olmadığını belirterek, ''Sade milletvekili olarak çalışmam da mümkün. Bundan gocunmam. Ancak partim bana nasıl bir görev verecek bunu bilmem mümkün değil'' dedi.

Meclis başkanlığında ısrarcı değilim

Arınç, Kanal A Televizyonunda yayınlanan ''Gündem Ankara'' programında, Gazeteciler Alper Tan ve Ömer Şahin'in, milletvekili genel seçimleri ile gündemdeki diğer konularla ilgili sorularını yanıtladı. Seçim çalışmalarının sorulması üzerine Arınç, geçmişten bu yana siyasetle içiçe olduğunu hatırlatarak, Meclis Başkanı sıfatıyla ilk kez seçimlere katıldığını söyledi. Daha ölçülü, daha sınırlı bir çalışma içinde olduğunu anlatan Arınç, daha çok ziyaretlerle, düşüncelerini ve AK Parti'nin yaptıklarını vatandaşlara aktardığını söyledi. Anayasa gereği sınırlı propaganda yaptığını kaydeden Arınç, bir iki yerde de konuşma yaptığını ifade etti. Vatandaşın daha çok ne isteğini sorusunu yanıtlarken de Arınç, AK Parti'nin yaptıklarından büyük memnuniyet olduğunu söyledi. Çiftçilerin beklentilerini gördüğünü de belirten Arınç, Manisa'da daha çok üzümün sorulduğunu kaydetti. -''10 AĞUSTOS GİBİ MECLİS BAŞKANINI SEÇERİZ''- Arınç, hükümet kurulmadan önce meclis başkanlığı ve cumhurbaşkanı seçimleri olduğunu hatırlatarak, ''Meclis Başkanlığına ve cumhurbaşkanlığına aday mısınız?'' sorusunu yanıtlarken, seçim sonuçlarını beklediğini söyledi. Seçimden sonra, 28-29 Temmuzda YSK'nın kesin sonuçları açıklayacağını tahmin ettiğini belirten Arınç, şunları söyledi:''Ondan sonraki 5. günde Meclisin toplanacağını, daha sonraki 5 günde yemin töreni yapılacağını ve ondan sonraki 5 günde de Meclis Başkanı seçileceğini tahmin ediyorum. 10 Ağustos gibi Meclis Başkanını seçeriz. Daha sonra, Meclis Başkanlık Divanı oluşturulur. Sonra da cumhurbaşkanı seçilebilir. Meclis, 11. Cumhurbaşkanını seçip seçmeyeceğine de karar verecek. 11. Cumhurbaşkanını seçmek istemesi halinde, yeni bir takvim belirlenecek. 15 Eylüle kadar cumhurbaşkanının seçilebileceğini tahmin ediyorum. Meclisin cumhurbaşkanını seçmeme kararı vermesi halinde 21 Ekimde referandum yapılacak. Sonuçların referandumun lehinde çıkması durumunda, Aralık ayında iki turlu cumhurbaşkanı seçimi yapılacak. 367 katılımla toplantı ve karar sayısının yeterli olması durumunda, şu veya bu şekilde bir cumhurbaşkanı, Mecliste 15 Ağustosa kadar ya da tam takvim işlerse 15 Eylüle kadar seçilebilir.'' -''KADÜK OLMAZ''- Anayasa değişikliğinin kadük olmayacağını savunan Arınç, ''Bunlar saçma şeyler. Meclisten geçti, süreç tamamlandı. Cumhurbaşkanı referanduma götürüyor. Anayasa değişikliği, sürecin tamamlanmasından sonra kadük olmaz'' dedi. -''MAHKEME, KADIYA MÜLK DEĞİL''- Meclis Başkanı olmayı tekrar isteyip istemediğinin sorulması üzerine de Arınç, şöyle konuştu:''Mahkeme kadıya mülk değil. Bugünden yarına, adaylığım için bir şey söyleyemem. Sonuçları gördükten sonra, Genel Başkanımız ve grupla görüşüp, nerede görev alacağımızı öğreniriz. Üzerimde uzlaşılırsa, son 5 yılda yaptığım gibi başarıyla yaparım ama bu konuda bir ısrarım yok. AK Parti çoğunluğunu Meclis Başkanını çok kolay seçebilir. Cumhurbaşkanı seçimi gibi zorlanmaz. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararına göre, burada 184 sayısı yeterli.'' ''Meclis Başkanı adayı olmayacağınız, cumhurbaşkanı adayı olacağınız anlamına gelir mi?'' şeklindeki soruyu Arınç, şöyle yanıtladı: ''Hayır... Ben, daha önce Meclis Başkanlığı için de zorlamadım. Arkadaşlarımın, üzerimde mutabık kalıp beni iki dönem için aday göstererek seçmeleriyle bu göreve geldim. Bu sefer de yine bir başka arkadaşın üzerinde uzlaşılabilir.'' -ARINÇ'IN MİSYONU- Bülent Arınç, Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı olmaması durumunda misyonunun ne olacağının sorulması üzerine de şunları söyledi:''Milletvekilliği, parti yöneticiliği, yetkili kurullarda görev, grup başkanvekilliği... Bunların hepsini yaptım. En sonunda, en onurlu görevi, Meclis Başkanlığı görevini yaptım. Sade milletvekili olarak yasama çalışmalarına katılmam da mümkün. Bundan gocunmam. Ancak partimin bana nasıl bir görev vereceğini şimdiden bilmem mümkün değil. Partimin genel başkanı var, parti disiplini diye bir şey var. İsteklerimi değerlendirebilir. Meclis seçiminden sonra oturup konuşacağız. Daha yeni arkadaşlarımızla konuşacağız. Bir çoğunu tanımıyorum. Onlarla tanışacağız. Onlarla parlamentoda çalışma yapmayı da düşünüyorum. Bir unvan olursa, Genel Başkanla görüşürüz.'' -''BİR AN ÖNCE YENİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLMELİ''- Cumhurbaşkanını, Meclisin mi yoksa halkın mı seçmesini tercih ettiği sorusunu cevaplarken de Arınç, ''AK Parti yeniden 5 yıllığına iktidar olacak. Bunu bugünden hissediyorum'' diye konuştu. Bu konuda ''muhayyer'' olduğunu ifade eden Arınç, şöyle devam etti:''16 Mayıstan bu yana Sayın Sezer, yeni cumhurbaşkanı seçilemediği için görevine devam ediyor. Bundan ne kadar memnun, bilmiyorum. Anayasa Mahkemesi cumhurbaşkanı seçimini kilitledi. Sezer, yenisi seçilemediği için görevine devam ediyor. Referanduma gidersek, 6 ay beklemek lazım. Bir an önce yeni cumhurbaşkanı seçilmeli. Diğer taraftan Türk halkının beklentileri konusuna gelirsek, bir cumhurbaşkanı seçilecekse halkın seçmesini beklemek daha iyi olur.'' -HARP AKADEMİLERİNDEKİ TÖREN- Arınç, ''Sayın Sezer ile bir vedalaşma olur mu? Kendisini ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?'' sorusunu cevaplarken de şöyle dedi:''Düşünmemiştim. Güzel olur. Kendisini en son dün, Harp Akademilerinde gördüm...'' Gazetecilerin, ''Aranızda hiç konuşma olmamış, sizin olduğunuz yere bakmamış galiba...'' demeleri üzerine Arınç, ''Sadece bir an baktı... Ne hikmetse birbirimizin hatırını soramadık. Yanlarında hanımefendi vardı, kendisiyle de konuşup hatırını soramadık'' diye konuştu. ''Bir araya gelmeyi düşünmüyor musunuz?'' sorusunu Arınç, şöyle cevaplandırdı:''Düşünmek yetmez. Büyüklerin bazı şeyleri yapması gerekir. Kendisinin makamı benden büyük. Makamı büyük olan selam verir. Adabı muhaşerette de protokolde de büyük olanlar hatır sorar. Küçükler hatır sormaz, bizim geleneklerimiz ve ananelerimizde de böyledir. Bizim kendisinin yaşına, makamını saygımız var. Ama kendilerinden böyle bir ilgi göremediğimiz için, bizim de bir şey yapmamız mümkün olmuyor. Bu dönemde Sayın Sezer'le ilişkilerimiz hep mesafeli oldu.'' -''TUNCER KILINÇ İLE HİÇ KONUŞMADIK''- Bazı kişiler ve kurumlarla sıcak ilişkiler kurumadığını kaydeden Arınç, ''Eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç ile yan yana durmamıza rağmen hiç konuşmadık ve selamlaşmadık. Hiç hatırımı sormadı, yan yana gelmemize rağmen... Ama yenisi, makamımı iki kez ziyaret etti ve 'Bir emriniz var mı' dedi. Aradaki fark bu işte'' diye konuştu. Görev yaptığı döneme ilişkin pek çok hatıra bulunduğunu ve bunları yazdığını belirten Arınç, gazetecilerin ''Adını, (Ben Meclis Başkanı İken...) mi koyacaksınız?'' sorusuna, ''Hayır... Bazıları kitap yazar ama 50 yıl sonra yayınlanmak üzere'' dedi. -ERBAKAN'IN SÖZLERİ- Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın AK Parti aleyhindeki sözlerin hatırlatılması üzerine Arınç, şöyle konuştu:''Ben Erbakan ile 35 yıl beraber oldum. 2002'den önce kendisiyle görüştüm. Yeni bir siyaset tarzı benimsediğimizi söyledim, elini öptüm ve veda ettim. Şahsına sevgimiz, saygımız her zaman devam eder. Siyasette yolumuzun ayrılması, saygımızın, sevgimizin bittiği anlamına gelmez. Ne zaman bizi uyarmak isterse, kulağımızı çekmek isterse, hatta yanağımıza tokat vurmak isterse, biz buna hazırız... Ben, hocayı tanırım ama bu kadarını tahmin etmemiştim. AK Parti için hakaretler, tehditler ve cehennemler konuşacağını tahmin etmezdim. Ekranlarını Hocaya açanların maksadını da biliyorum... Ey laikçiler, cumhuriyet mitingi yapanlar, her gün slogan atanlar, bağırıp, çağıranlar neredesiniz? RP kapatılırken bizim başörtüsüyle ilgili konuşmalarımız suç kabul edilmişti. Barolar, Emekli Subaylar Dernekleri neredesiniz? Erbakan'ın konuşmasını görmüyor musunuz? Biz, sivil bir iş yapıyoruz. Siyaset yapıyoruz. Oy vermenin cennetle, cehennemle ilgisi olduğunu, hangi laik hukuk söylüyor? Biz söyleseydik, yapacaklarınızı biliyoruz. Ama 'Yapma Erbakan Hoca' demiyorsunuz. Onların tutarsızlıklarını, çirkin suratlarına vurmak istiyorum. Demeleri gerekirdi ki 'Kuran ve ayetlerden bahsetmek Anayasaya aykırı'. Ama neden suç duyurusunda bulunmadılar? Sayın Baykal, 'AK Parti'ye oy vermeyin, günah...' diyor. Ben hukukçuyum. Hoca'nın konuşması ile Baykal'ın konuşması arasında fark yok. Bu söylemler laikliğe aykırıdır. Erbakan, bu konuşmaları, AK Parti'yi örselemek için yapıyor.'' Arınç, Saadet Parti tabanının, söylemlerinden dolayı Erbakan'a tepki gösterdiğini de öne sürerek, bu konuşmaların, AK Parti'nin oylarını artıracağını söyledi. Arınç, ''Hocam, kendi dünyasında yaşar, kendi doğrularına inanır'' dedi. -''MHP VE AK PARTİ, ORTAK DEĞERLERE SAHİP''- Arınç, MHP tabanıyla mı yoksa yöneticileriyle mi AK Parti'nin sorun yaşadığının sorulması üzerine, 12 Eylül 1980 döneminde, avukat bulamayan ülkücülerin, para almadan avukatlığını yaptığını açıkladı. Arınç, inancı gereği de 163. maddeden yargılananların ücretsiz avukatlığını yaptığını söyledi. MHP ile aralarında bir sıkıntı yaşanmaması gerektiğini ifade eden Arınç, iki partinin de ortak değerlere sahip olduğunu söyledi. AK Parti'nin, MHP gibi pozitif milliyetçiliği savunduğunu kaydeden Arınç, liderler arasında tartışmanın, gerginliği büyüttüğü ve bunun tabana da yansıdığı uyarısında bulundu. -''BUÇUK, MHP OLACAKTIR''- Seçimlere ilişkin tahmininİN sorulması üzerine de Arınç, AK Parti'nin yeniden tek başına iktidar olacağını söyledi. Partisinin oyunun yüzde 40'dan az olmayacağını iddia eden Arınç, bu seçimlerde 15 milyona yakın oy alacaklarını savundu. AK Parti'nin yüzde 40 oy almasının bir hayal olmadığın ifade eden Arınç, ''Bugün ve yarın seçmeni etkileyecek bir gelişme olmazsa, ki şu saate kadar olmadı, inşallah olmaz. Kenan Evren, ''Sunalp'e oy verin, ANAP'a oy vermeyin'' demişti. Seçimi ANAP kazanmıştı. İnşallah, buna benzer biri çıkmaz. AK Parti'ye kötülük etmek isteyenler, oyumuzu artıyor. Bunu yapanlar, Türk Milletini tanımıyor'' diye konuştu. Arınç, Meclisin 2.5 partili olacağını da kaydederek, ''Buçuk, MHP olacaktır'' dedi. Arınç, DP'nin barajı geçme ihtimali bulunmadığını iddia ederek, ''Meclise iki parti girerse; AK Parti 380, bağımsızlar ve MHP girerse de en az 310-320 milletvekili çıkarır'' diye konuştu. -DTP'Lİ BAĞIMSIZLAR- TBMM Başkanı Arınç, DTP'li bağımsız adayların ''Meclisi germeyeceklerini, geçmişten ders aldıklarını söylediklerini'' hatırlatarak, ''Ben bunu olumlu buluyorum. Ben, nereden gelirse gelsin, halkın seçtiği milletvekiline saygı duyarım'' dedi. Halkın seçtiği herkese saygı duyacağını kaydeden Arınç, yeni dönemde Meclise girenlerin, 1991'de yapılanları yapmayacaklarına inandığını söyledi. Arınç, Anayasa ve Türkiye'nin bütünlüğü çerçevesinde, Meclise gelecek bağımsız adayların hor görülmemesi ve incitilmesi gerektiğini söyledi. DTP'den gelecek bağımsız milletvekilleri ile MHP milletvekilleri arasında gerginlik yaşanabileceğini ifade eden Arınç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, ülkücüleri sokağa salmayıp kontrol ettiğini, aynı disiplin ve kararlığı Mecliste de göstereceğine inandığını söyledi. -''ANAVATAN'LI DOSTLARIMIZDAN, AK PARTİ'YE OY VERMELERİNİ RİCA EDİYORUM''- ANAVATAN ve DP tabanından da oy isteyen Arınç, CHP-DSP birleşmesinden rahatsız olan DSP tabanında, kendilerine bir yönelme olacağını savundu. Arınç, ANAVATAN'ın seçime girememesini büyük bir facia olarak nitelendirerek, partililerin, bunun sorumlusunu bildiğini ve gereğini yapacaklarına inandığını kaydetti. Arınç, ''ANAVATAN'lı dostlarımızdan, AK Parti'ye oy vermelerini rica ediyorum'' dedi. Kimsenin kimseyi ezmediği bir Türkiye isteğini anlatan Arınç, ''Müdahaleler olunca üzülüyorum. Bunların sona ereceğini düşünüyorum'' diye konuştu. Arınç, oyunu Manisa'da kullanacağını ve 23 Temmuzdan sonra Ankara'ya döneceğini bildirdi. AA
<< Önceki Haber Meclis başkanlığında ısrarcı değilim Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER