Mehmet Görmez: Allah kalplerimizdeki kasaveti, katılığı, şiddeti alıp götürsün


Antalya'da cuma namazı kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, okuduğu hutbede "Yüce Rabbimiz kalplerimiz arasında merhamet şebekeleri kurmayı bizlere nasip etsin. Yüce Hakk, yüreğimizdeki kasaveti, katılığı, şiddeti alıp götürsün. Birbirimize karşı ve bütün insanlığa karşı merhametli olmayı bizlere nasip eylesin." ifadelerini kullandı.

8. Diyanet İşleri Reisi İbrahim Bedrettin Elmalı memleketi Antalya'da düzenlenen sempozyumla anılıyor. Sempuzyomuda Elmalı'nın; hayatı, ilmi kişiliği, Diyanet İşleri Reisliği, iki dönem milletvekili olarak katıldığı siyasetteki çalışmaları ele alınıyor. Sempozyumda ayrıca İbrahim Bedrettin Elmalı'yla birlikte çalışma imkanı bulanlar hatıralarını anlatıyor. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Antalya Müftülüğü tarafından Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen sempozyuma Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program Hacı Mehmet Gebizli Diyanet Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Kemal Önder'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti.

Sempozyumun açılışında konuşan Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın (DİB) ciltler dolusu yazılması gereken, 'ibretlerle dolu' bir tarihi olduğunu söyledi. Bu tarihin özellikle din-devlet-millet ilişkisi açısından önemli olduğunu ifade eden Görmez, "Bu tarih eğer ibret alınsaydı tekerrür etmezdi. Aslında tarihin tekerrür etmemesi bakımında bu tarihin bütün yönleriyle ortaya çıkması gerekiyor." dedi. Sempozyumun bu açıdan önemli olduğunu dile getiren Görmez, 3 Mart 1924'te kurulan DİB'in 8. reisi olan İbrahim Bedrettin Elmalı'nın 1966'da 10 ay devam eden görev süresinin bu açıdan önemli olduğunu vurguladı.

O SUÇU BEN DE İŞLİYORUM

Geçmişten bugüne Diyanet'le ilgili tartışmalar olduğunu belirten Görmez, "Bu kurum sıradan bir devlet, kamu kurumu olarak mı vazifesinine devam edecek? Yoksa bir kamu kurumu olmakla birlikte dine hizmet eden bir millet kurumu mu olacak?" hatırlatmasında bulundu. İbrahim Bedrettin Elmalı'nın ortaya koyduğu tavır ile ikinci tarafta yer alarak DİB'in millet kurumu olmasından yana saf tuttuğunu kaydeden Mehmet Görmez, 8. Diyanet Reisi'nin savunduğu bir diğer konunun da DİB'in özerkliği olduğunu dile getirdi. Görmez, "Hocanın ikinci suçunu ben de şu sıra çokça işliyorum. İkinci büyük suçu DİB teşkilatının muhtariyetini savnumuş olmasıdır." diye konuştu. İbrahim Bedrettin Elmalı'nın DİB'in özerkliğini savunduğuna işaret eden Görmez, şu ifadeleri kullandı: "İbrahim Bedrettin Elmalı, 'Diyanet teşkilatı muhtariyet mücadelesini er geç kazanacaktır' açıklaması yapmışkır. Tepkiler topladı, eleştirildi. Hocanın ikinci büyük suçu bu olmuştur. Bu suçu ben de işlemeye devam ediyorum, hocanın sünnettine uyarak. Acizane kararım da odur ki; DİB ilmi bakımdan, dini ve milli bakımdan anayasal bir kamu kurumu olma sıfatını taşımakla birlikte dini, ilmi ve idari bakımdan özerk bir kuruluş olarak hayıtını devam ettirmesi gerekiyor. Bugünkü BİD artık sadece Türkiye'ye hizmet etmiyor. Bütün dünyadaki müslüman kardeşlerine hizmet eden bir kurum haline gelmiştir. Bütün bu güncel fonksiyonlar dikkate alınarak yapılacak anayasa tartışmalarında bu konunun bütün boyutlarıyla hukukçular tarafından, ilim adamları tarafından etraflıca ele alınması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum."

KIBRIS'TA EZAN İLE İLGİLİ KARAR

Konuşmaların ardından sempozyumun birinci bölümünü dinleyen Mehmet Görmez çıkışta gazetecilerin sorularını cevapladı. Görmez, Kıbrıs'ta mahkemenin ezanla verdiği kararla ilgili şunları kaydetti: "Her müslüman ülkede ezan bağımsızlığın, istiklalin ayrılmaz, önemli simgesidir. Doğrusu Kıbrıs'lı kardeşlerimiz bana da tepkilerini ilettiler. Eğer bu mahkeme kararı ezanın kendisine yönelik ise zaten hukuki her hangi bir değeri olmaz. Eğer teknik bir şey ise sadece megafonun çıkardığı ses ile ilgiliyse bu da aynı şekilde, topluma daha güzel şekilde ulaştırılmak için önemler alınır. Biz Kıbrıs'taki hem müşavirimizle hem oradaki yetkilelerle diyalog halindeyiz. Onun için bunun üzerinden ayrıca bir ezan tartışması başlatmanın doğru olmadığını düşünüyorum."

SORULARI YANITSIZ BIRAKTI

DİB Başkanı Mehmet Görmez, AK Parti'ye oy vermeyenlerin Müslüman olmadığı yönündeki ithamlarla ve Millet gazetesine atanan genel yayın yönetmenin tuvalet ve namaz molasını 10 dakikayla sınırlandırması sorularına ise cevap vermedi. Mehmet Görmez daha sonra AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ve beraberindekilerle birlikte, kampüs içine yaptırılan camiyi gezdi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

HUTBE OKUDU, CUMA VE CANEZE NAMAZI KILDIRDI

Mehmet Görmez, daha sonra Muratpaşa Cami'ne geçti. Görmez burada hutbe okuyup, cuma namazı kıldırdı. Okuğu hutbede, bugün insanlığın en büyük sorununun 'vicdanını ve merhameteni kaybetmesi' olduğunu ifade eden Görmez, hutbede şunları söyledi: "Bütün insanlığın merhameti arayıp bulacağı yer Müslüman'ın kalbidir. Müslümanlar da merhameti kaybederlerse insanlık merhameti bulamaz. Çünkü merhametin kaynağı Rabbimiz'dir. Çünkü merhametin kaynağı kitabımızdır. Çünkü merhametin kaynağı Muhammed Mustafa'dır. Yüce Rabbimiz kalplerimizin arasında merhamet şebekeleri kurmayı bizlere nasip etsin. Yüce Hakk, yüreğimizdeki kasaveti, katılığı, şiddeti alıp götürsün. Birbirimize karşı ve bütün insanlığa karşı merhametli olmayı bizlere nasip eylesin."

Mehmet Görmez cuma sonrası yurt dışından emekli olmuş ve uzun yıllardır Antalya'da yaşamış Mehmet Şerif Yüksel'in (79) cenaze namazını kıldırdı, cenaze sahipleri ve vatandaşlarla bir süre sohbet etti. CİHAN
<< Önceki Haber Mehmet Görmez: Allah kalplerimizdeki kasaveti, katılığı,... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER