İsveç'te Türk Büyükelçiliğinden casusluk faaliyetleri: Gazetecilere yakın takip

İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan Türk Büyükelçiliği’nin, ülkedeki sürgün Türk gazetecileri gözetlediği, faaliyetlerini gizlice takip ettiği ve elde ettiği bilgileri Türkiye’ye rapor olarak gönderdiği ortaya çıktı. Elçilik tarafından gerçekleştirilen istihbarat faaliyetlerinin, AKP yönetiminin İsveç’in NATO üyeliğine onay verme sürecini uzattığı son 20 aylık dönem içinde gerçekleştiği belirlendi.

SHABER3.COM

İsveç’teki Türk Büyükelçiliği’nin bir yabancı misyon yerine bir istihbarat kurumu gibi çalışarak ülkede bulunan sürgün Türk gazetecileri izlediği ortaya çıktı.

Sürgün gazeteciler tarafından kurulan Nordic Monitor’ün ulaştığı bir yazışma, Stockholm’deki büyükelçilik üzerinden faaliyet gösteren Türk istihbarat servislerinin İsveç’teki gazetecileri gözetlediğini, faaliyetlerini izlediğini ve Ankara’daki merkeze bilgi aktardığını ortaya koydu.

18 Ocak 2024 tarihli yazışma, Türk hükumet ajanları tarafından İsveç topraklarında yürütülen agresif istihbarat toplama operasyonlarını ortaya koyuyor. Bu artan faaliyetin, İsveç’in NATO’ya katılma başvurusunun Ankara tarafından yaklaşık iki yıldır engellenmesiyle aynı zamana denk geldiği görülüyor.

Yazışma, İsveç’te siyasi sığınma koruması altında ikamet eden Türkiye kökenli gazetecilerin izlenmesine odaklanan ve birden fazla kurum tarafından yürütülen ortak bir istihbarat çalışmasının ana hatlarını çiziyor. Listelenen hedefler arasında Nordic Monitor editörleri Abdullah Bozkurt ve Levent Kenez’in yanı sıra AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın baskıcı hükumetinin gözetimi altında olan ve dünya çapında gazetecileri en kötü şekilde hapsedenler arasında yer almakla ün kazanan birçok kişi bulunuyor.

Nordic Monitor’e göre bu yazışmada, muhtemelen Türkiye-İsveç ikili ilişkilerine olası yansımaları konusundaki endişeler nedeniyle istihbaratın kaynağını açıkça belirtilmekten kaçınılıyor. Ancak belgenin formatı, üslubu ve içeriği, dünya çapındaki Türk büyükelçilikleri ve konsolosluklarını açıkça töhmet altında bırakan benzer sızıntı materyalleri ile birleştiğinde, İsveç’teki dinlemenin Stockholm’deki Türk Büyükelçiliği’nde görevli istihbarat memurları tarafından yapıldığını gösteriyor.

Bir Türk polis müdürü tarafından imzalanan bir belge İsveç’teki gazeteciler hakkında toplanan istihbaratı ortaya koyuyor.



VİYANA SÖZLEŞMESİ İHLAL EDİLİYOR
İstihbarat toplama faaliyeti, daha önce Dışişleri Bakanlığı’nın gizli istihbarat birimi olan Güvenlik ve Araştırma Müdürlüğü’nde (Türkiye’de Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü olarak biliniyor) çalışma deneyimi olan Türk Büyükelçi Yönet Can Tezel tarafından denetlenmiş gibi görünüyor. Türk hükumetinin beş ana istihbarat servisinden biri olan bu birimin, özellikle yabancı ülkelerde diplomatik ve konsolosluk faaliyetlerine ilişkin Viyana Sözleşmelerini ihlal ederek bilgi topladığı anlaşılıyor.

Tezel, 2005-2014 yılları arasında istihbarat biriminde önce danışman olarak görev yapmış ve daha sonra bölüm müdür yardımcılığına yükselmişti. Bu görevinin ardından büyükelçi olarak atanmıştı. İstihbarat çevrelerinde deneyimli bir isim olarak tanınan Tezel’in kariyeri, bu alandaki kapsamlı deneyim ve uzmanlığını ortaya koyuyor.

Gazeteciler hakkında toplanan istihbaratın, Stockholm’deki büyükelçilikten bu birime iletildiği ve daha sonra Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) dahil olmak üzere diğer devlet kurumlarıyla paylaşıldığı görülüyor.

Yazışmanın ekinde yer alan 18 Ocak tarihli bir belge, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gazeteciler hakkında ek araştırmalar yaptığını ve her biri için ayrı raporlar hazırladığını ortaya koyuyor. Bu raporlar daha sonra, gazetecilerin zaten asılsız suçlamalarla karşı karşıya olduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile paylaşılmış.

E-58604142-63044-2024011816171834368 numaralı belge, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün iç haberleşme için kullandığı elektronik mesajlaşma sistemi EBYS üzerinden iletilmiş. Belgenin altında Ankara’da emniyet müdürü olarak görev yapan Engin Aydın’ın imzası bulunuyor.



NORDIC MONITOR’ÜN HEDEF ALINMASI İLK DEĞİL
Erdoğan hükümeti, eleştirel ve bağımsız gazetecileri cezalandırmak için adalet sistemini sıklıkla kullanıyor. Bu, terörizm gibi daha ağır cezalar gerektiren ciddi suçlamaların yöneltilmesini de içeriyor. Bu durum, gazetecileri susturmayı ve hem Türkiye’de hem de yurtdışında basın ve ifade özgürlüğünü bastırmayı amaçlayan kasıtlı bir sindirme kampanyası gibi görülüyor.

Türk hükümeti daha önce de Nordic Monitor haber sitesini ve editörlerini hedef almıştı. Bu hedefler arasında sitenin Türkiye’den erişiminin engellenmesi, Bozkurt ve Kenez hakkında asılsız ceza davaları açılması ve haklarında yakalama kararı çıkarılması yer alıyor.

Bozkurt ve Kenez tarafından 2019 yılında kurulan araştırmacı haber sitesi Nordic Monitor, Ankara’nın kapatılmasını talep etmesinden bu yana Türk ve İsveç heyetleri arasındaki görüşmelerde de gündeme geldi. Nordic Monitor ile ilgili gizli görüşme, İsveç’in 25 Ekim 2023 tarihli NATO’ya katılım protokolünü incelemekle görevli TBMM Dışişleri Komisyonu’ndaki görüşmeler sırasında Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar tarafından açıklandı.

“Nordic Monitor meselesi ciddi bir meseledir. … Doğal olarak bunun kapatılması İsveç ile yürüttüğümüz müzakerelerin bir parçasıdır ve parçası olmaya da devam edecektir” diyen Akçapar, 16 Kasım 2023 tarihinde milletvekillerine İsveç heyetiyle Ankara’nın taleplerini karşılamak üzere devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi.

İSVEÇ BASIN DERNEKLERİNDEN TEPKİ
Bu açıklama, İsveç’te basın özgürlüğünü geliştirmeyi ve gazetecilerin haklarını korumayı amaçlayan bir meslek örgütü olan İsveç Gazeteciler Birliği’nin (Journalistförbundet) 23 Kasım 2023 tarihinde bir açıklama yayınlamasına yol açtı. Sendikanın başkanı Ulrika Hyllert, “İsveç’te medyanın faaliyetlerini durdurmasını talep etmek tamamen kabul edilemez. Türk hükümetinin gazetecilere ve medyaya yönelik saldırıları ifade özgürlüğümüze yönelik bir tehdit oluşturmaktadır.”

Ertesi gün Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Türk hükümetini Nordic Monitor’ü kapatma talebini geri çekmeye çağırdı. EFJ, “Türk hükümetinin, ülkenin NATO delegasyonlarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetini zaman zaman eleştiren makaleler yayınlayan web sitesinin kapatılmasını talep ederek İsveçli mevkidaşına baskı uyguladığına inanıyoruz” dedi. EFJ Başkanı Maja Sever, “Türk makamları burada, sadece işlerini yapan gazetecileri sansürlemek için çirkin bir siyasi şantaj yapmaktan suçludur. EFJ bu mafya benzeri uygulamaları şiddetle kınamaktadır” dedi.

Avrupa Konseyi’nin gazeteci meslek örgütleriyle ortaklaşa yürüttüğü bir mekanizma olan Gazeteciliğin Korunması ve Gazetecilerin Güvenliği Platformu tarafından da 6 Aralık 2023 tarihinde bir uyarı yayımlandı. EFJ tarafından yapılan uyarıda, Türk makamlarının talebinin geri çekilmesi istendi.

NATO ÜYELİĞİ SÜRECİNDE İSTİHBARATA FAALİYETLERİ DEVAM ETTİ
ABD’nin baskısı altında Türk Parlamentosu İsveç’in NATO üyelik protokolünü 23 Ocak’ta onayladı. Ancak, Türkiye’nin itirazlarını aşmak 20 ay süren uzun bir süreç oldu. Bu uzun dönem NATO müttefiklerinin ve askeri ittifakın genel sekreteri Jens Stoltenberg’in yoğun lobi faaliyetlerini içeriyordu.

İsveç’in NATO teklifine ilişkin uzun ve çekişmeli müzakereler sırasında Türkiye bunu bir koz olarak kullandı ve İsveç’i fiilen rehin tuttu. Bu dönemde Türk istihbarat servisleri kendilerini cesaretlenmiş hissederek İsveç topraklarındaki casusluk faaliyetlerini yoğunlaştırmış görünüyorlar. Müzakereler devam ettiği sürece cezasız kalabilecekleri varsayımıyla hareket ettikleri anlaşılıyor. Ele geçirilen bildiri ve ekindeki belge, Türk makamlarının bu cüretkar girişimini açıkça gösteriyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın istihbarat bölümü şu anda, Türk büyükelçileri ve diplomatlarının fişlenmesinde önemli bir rol oynayan ve nihayetinde 2016 yılında Türk diplomatların üçte birinin dışişleri teşkilatından çıkarılmasına yol açan, uzun süredir MİT’te çalışan Fatma Ceren Yazgan tarafından yönetiliyor. MİT’in eski başkanı Hakan Fidan, 2023 yazında Dışişleri Bakanlığı görevini üstlendikten sonra Yazgan’ı bu birimin başına atadı. Fidan ayrıca MİT’ten bir dizi üst düzey istihbarat görevlisini de getirerek Dışişleri Bakanlığı’nda kritik pozisyonlara yerleştirdi.
<< Önceki Haber İsveç'te Türk Büyükelçiliğinden casusluk faaliyetleri:... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER