[Ethem Çelebi] Nureddin Coşan’a ve İskenderpaşa’ya adalet soruları

Nureddin Coşan’a ve İskenderpaşa’ya adalet soruları

SHABER3.COM

ETHEM ÇELEBİ 

Hizmet Hareketi'nin ilklerini, Hocaefendi’nin en yakın arkadaşlarını, Önden Giden Atlıları bir bir Rahmet-i Rahman’a uğurladığımız hüzün günlerini yaşıyoruz. Nusret Muğla ağabeyimizin ardından Yusuf Bekmezci ağabeyimiz de Medrese-i Yusufiye’de ruhunun ufkuna yürüdü. Hayatlarının her anı hizmetti, öyle ümit ediyoruz ki son demleri de hep hizmet olmuştur.

Üstad Hazretleri'nin, “Hafız Ali benim bedelime berzah âlemine seyahat eyledi” dediği gibi, Nusret ve Yusuf ağabeylerimiz de Hizmet’in mazlumlarının felaha ulaşması için bedel ödeyenlerden oldular Allahualem. Rabbim merhum ağabeylerimizi şehadet mertebesinde kabul eylesin. Amin. Cennetinde Kainatın İftihar Tablosu Resul-i Ekrem Efendimiz’e (SAV) komşu eylesin. Amin. Yusuf ve Nusret ağabeylerimizin de maruz kaldığı zulümlere ve bu zulümlerin İskenderpaşa Cemaati'yle bağlantısını ele almak istiyorum bu yazımda.

İlahiyatçı-yazar Hamdullah Öztürk, Youtube kanalında son derece önemli bir video yayınladı. “İskenderpaşa-MHP-AK Parti üçgeninde neler oluyor?” Başlıklı videosunda, Hizmet Hareketi gönüllülerine yargı eliyle yapılan zulümlere dair, İskenderpaşa Cemaati'ne ve cemaatin başındaki isim olan Nureddin Coşan’a çok önemli sorular yöneltti. Bilindiği üzere şu an yargıda en güçlü grup İskenderpaşa cemaatine mensup olan hakim ve savcıların oluşturduğu Hakyolcular ekibi. Hakyol Vakfı, İskenderpaşa Cemaati'nin kurduğu vakıflardan biri.



Zulmeden hakimlerinize nasıl destek olabiliyorsunuz? 


Yargıdaki Hakyol grubu, diğer İslamcı gruplar, Perinçek’in ekibi ve MHP’li hakim ve savcılarla müttefik durumda. Türkiye’yi son 7 yıldır zulümlerin, haksızlıkların, hukuksuzlukların bataklığına sağlayan ittifakın içinde Hakyol Grubu başı çekiyor. Hamile kadınlar tutuklanıyor, kucağında bebekli anneler tutuklanıyor, ileri derece kanser hastası olan mazlumlar tutuklanıyor, işkencelerden geçiriliyor, çok ağır zulümlere maruz bırakılıyor. 80 yaşını devirmiş ağır hasta durumdaki insanlar, koma halindeyken dahi tahliye edilmiyor. Savcılar, ailelerinin yakınlarını hapishanede görmelerine izin vermiyor. Görmek, kavuşmak, kucaklaşmak ahirete kalıyor.

Tüm bu zulümler, Nakşibendi tasavvufuna bağlı olduğunu iddia eden, alınları secdeye gelen hakim ve savcıların kararlarıyla yapılıyor. O hakimler ve savcıların birçoğu, kadife ve muhlis sesiyle bildiğimiz merhum Mahmut Esad Coşan Hocaefendi'nin sohbetlerinde yetişmiş insanlar. Nasıl oluyor da rahmet Peygamberi Efendimiz’e (SAV) ümmet olduğunu iddia eden insanlar bu zulümlere imza atabiliyor? Türkiye’de 7 yıldır her gün yeni bir Kerbela sahnesi yaşattıklarının farkında değiller mi? Faili oldukları zulümlerin hesabını dünyada ve ahirette vereceklerini düşünmüyorlar mı? İhtimal ki düşünmüyorlar, zira kinleri gözlerini ve kalplerini karartmış durumda.

Hamdullah Öztürk de videosunda yukarıda ifade etmeye çalıştığım hususlar üzerinden İskenderpaşa Cemaati'nin kanaat önderi durumunda olan Nureddin Coşan’a sesleniyor. Öztürk, Coşan’ın 2011, 2015, 2018 ve 2019 seçimleri öncesinde yaptığı hangi partiyi destekleyeceklerine dair açıklamalarına temas ediyor. 2011 seçimlerinde MHP’yi, sonraki seçimlerde ise AKP’yi ve Erdoğan’ı destekleyeceklerini duyurmuş Coşan.

Çoşan, babası vefat edip onun yerine geçince ilk icraatlarından biri, “Sağduyu” adıyla siyasi parti dahi kurmak olmuş. Partisi için 3 temel kavram belirlemiş ve deklare etmiş; birincisi hikmet, ikincisi adalet ve üçüncüsü yüksek ahlak. Nurettin Coşan’ın Hizmet Hareketi'ne her nedense evveliyattan beri hasmane ve hased dolu bir tutum takındığı, seçim destek açıklamalarından da anlaşılıyor. Lakin insan ne kadar nefret hissederse etsin, yüz binlerce, milyonlarca masum insana reva görülen bu zulümlere, haramiliğe ve soykırıma nasıl destek olabilir?

Öztürk de Nurettin Coşan’a kendisine temel prensip olarak belirlediği hikmet, adalet ve yüksek ahlakı belirlemişken, nasıl oluyor da bu zulümlere destek olabildiğini soruyor. Son derece haklı olarak ve üslubuna da hassasiyetle dikkat ederek soruyor. Hizmet-i İmaniye ve Kur'aniye’de diğer İslami hizmetler ve hadimlerini tahkir etmek ve hatta tenkit etmek yoktur. Efendimiz’in (SAV) ahlakı, Üstad’ımızdan tevarüs eden ve Hocamızın da devam ettirdiği ulvi hakikat böyle duruşu muhafaza etmeyi gerektirir.

Ancak bu demek değildir ki, hiçbir şey konuşulmasın, söylenmesin Üslubumuza dikkat etmemiz kaydıyla maruz kaldığımız zulümlerin hesabını, bu zulümlerin faillerinden ve destekçilerinden sormak bizim en tabii hakkımız. Nureddin Coşan, bu sorulara bugün cevap verme gereği duymayabilir, bilemiyorum. Ancak er ya da geç, “Nasıl yapabildiniz?” sorusuyla bizzat muhatap olacak. Hesabın ahirete kalmaması için veya ötelere en azıyla gitmek için, mazlumlara zulmetmekten ve zulme destek olmaktan vazgeçmeli Nureddin Coşan. Zira “temel prensibim” dediği hikmet, adalet ve yüksek ahlak, sağduyulu davranmayı, yani zalimin değil, mazlumun yanında yer almayı gerektirir.

<< Önceki Haber [Ethem Çelebi] Nureddin Coşan’a ve İskenderpaşa’ya... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER