Adalet Bakanı Sadullah Ergin Muğlada (1)

Adalet Bakanı Sadullah Ergin Muğlada (1) -Ergin: "Bir ülkeyi sevmek, o ülkeyi güçlendirmekle olur. Söz gider eylem kalır. Dilde kemik yok. Dil konuşur ama dilin konuştuklarını eyleme dökmezseniz lafta kalır" -"Bu toplumdan CHP,


MUĞLA (A.A) - Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "Bir ülkeyi sevmek, o ülkeyi güçlendirmekle olur. Söz gider eylem kalır. Dilde kemik yok. Dil konuşur ama dilin konuştuklarını eyleme dökmezseniz lafta kalır" dedi.
     Bakan Ergin, Fethiyede Muğla Valisi Fatih Şahin, AK Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa ve beraberindekilerle Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalıkı ziyaret ederek, kent hakkında brifing aldı.
     Daha sonra Fethiye Belediyesi Kültür Merkezinde vatandaşlara hitap eden Ergin, Türk milletinin çok köklü bir geçmişten, büyük bir medeniyetten süzülüp gelen bir millet olduğunu belirterek, ecdatlarının 3 kıtada 600 sene adaletle hükmettiğini, bu coğrafyalarda kardeşlik, huzur, dayanışmanın en güzel örneklerini ortaya koyduklarını söyledi.
     Türk milletinin dünyanın neresinde olursa olsun, bir afet olduğunda yardım elini uzatmak için koştuğunu vurgulayan Ergin, "Bu ülkenin öyle geniş hinterlandı var ki ayağa kalkmasın, yolunu gözleyen coğrafyalar ile kucaklaşmasın diye Türkiye illetlerle, hastalıklarla meşgul edildi. Başımızı kaldırıp hinterlandımızda olan milletlerle toplumlarla sağlıklı bir bağ kuramamamız için böyle bir meşguliyetle uğraştık" diye konuştu.
     Gelecek nesillere daha yaşanabilir, zengin, özgür, güçlü adalet sistemiyle bezenmiş bir Türkiyenin bırakılması için atılması gereken adımlar, yapılması gereken işler bulunduğunu dile getiren Ergin, "Bir ülkeyi sevmek, o ülkeyi güçlendirmekle olur. Söz gider eylem kalır. Dilde kemik yok. Dil konuşur ama dilin konuştuklarını eyleme dökmezseniz lafta kalır. Vatanı ve milletini sevmek, vatanperverlik ve milliyetçilik dediğimiz şey bayrağımızı daha yukarıya taşıyabilmektir. Cebinizdeki pasaportun itibarını güçlü kılabilmektir. Ülkemizin marka değerini artırmak, dünyanın ülkemize saygısını güçlendirmektir. Milliyetçilik ve vatanperverlik budur" diye konuştu.
    
     -"Hiç kimse kendisine farklı muamele yapıldığını hissetmemeli"-
    
     Ergin, Türkiyenin son 10 yılda çok önemli mesafeler kat ettiğini, iktidarı, muhalefeti, farklı din, düşünce ve bakış açıları ile Türkiyeyi oluşturduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:
     "Biz birlikte Türkiyeyiz derken, burada sadece AK Partilileri kast etmiyoruz. Türkiyeyi Türkiye yapan değerleri ayrıştırırsak, geriye kalan şey Türkiyeden farklı bir şey olur. Bu toplumdan CHP, MHP, BDPliyi, Kürtü, Arapı, Aleviyi ayırırsanız geriye kalan şey Türkiye olmaz, farklı bir şey olur. Bütün bunların bir arada olduğu yapıya Anadolu, Türkiye diyoruz. Biz birlikte Türkiyeyiz derken, iktidarıyla muhalefetiyle seveniyle sevmeyeniyle laikçiyle anti laikçiyle kim varsa şiddeti aradan kaldırmak suretiyle birbirimizi, medeni bir zeminde konuşarak anlamaya çalışarak, makulü bulmaya gayret ederek bu ülkeyi geleceğe taşırız diye düşünüyorum. Türkiye tasavvurumuz budur. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, 76 milyonu vatandaşlık ve kardeşlik çatışı altında kucaklayan, devletin sıcaklığını ona hissettiren her bireyin kendini bu devletin çatısı altında birinci sınıf vatandaş hissedebileceği bir iklimi oluşturmayı amaçlıyoruz. Hiç kimse kendisine farklı muamele yapıldığını hissetmemeli."
     Bakan Ergin, Türkiyede geçmişten bu yana insanların değişik sıkıntılar yaşadığını, Anadolu insanının uzunca bir süre potansiyel tehdit olarak algılandığını söyledi.
    
     -"Çocuklara daha yaşanılabilir bir ülke bırakmanın adımları atılacak"-
    
     "Kimilerine bu dincidir, Nurcudur, İslamcıdır, Alevidir, Kürttür, fazla milliyetçidir. Bütün bunları potansiyel tehlike alanları olarak yaftalayan bir mekanizma her birimize ayrı ayrı bir yaptırım uyguladı" diyen Ergin, şöyle konuştu:
     "Oysa farklılıklarımızla medeni bir zeminde bunları ifade edebilip paylaşabildiğimiz, özgürlükler ülkesi Türkiye tasavvurunu gerçekleştirdiğimizde her birey olması gereken temel haklara sahip olur. İnsanlar kendi düşüncelerinden dolayı ötelenmediğini hissettiği anda, işte o zaman bu kardeşlik duygusu pekişir ve geleceğe güvenle bakma ortamı oluşur. Türkiye bunu yapabilmek için demokrasisini güçlendirmek zorundaydı. Tek yapılacak şey ülkemizdeki demokrasinin standartlarını yükseltmek ve geleceğe dönük demokrasimizi tahkim etmekti. 2002 yılından beri bu noktada önemli adımlar atıldı. Siyasi istikrar sağlandı, hamd olsun. Böylelikle 2002 yılındaki toplumdan Türkiye hızla uzaklaştı, büyümeye ve gelişmeye başladı."
     Misyonlarının sadece bu sınırların içerisine sığmayacağını, kendilerinden beklenti içerisinde olan çok geniş bir coğrafya bulunduğuna dikkati çeken Ergin, bu coğrafyada kardeşliği pekiştirerek, iç sorunları gidererek, yürüyüşlerini takviye ederek güçlü Türkiyenin, milletin daha müreffeh yaşamasının, çocuklara daha yaşanılabilir bir ülke bırakmanın adımlarını atacaklarını kaydetti.
     Ülkenin büyümesi ve gelişmesi için 11 yıldır canla başla uğraşan, Türkiyede ilkleri başaran bir siyasi hareketin ülkenin aleyhine en küçük adımı atmayacağını herkesin bilmesini isteyen Ergin, AK Partinin 2002 yılından beri milletin gözünün içine bakarak siyaset yaptığını, milletin razı olmayacağı hiçbir adım atmadığını, bundan sonra da atmayacağını vurguladı.
    
     -"Bu coğrafyada kazanan yok. 76 milyon üzgün"-
    
     "Kırmızı çizgilerimiz var. Milletin birliği, beraberliği, bayrağımızın gönderde şanla, şerefle dalgalanması, vatanımızın selametle geleceğe gitmesi, gençlerin ve çocukların istikbali için sizin razı olmayacağınız hiçbir seçeneğe razı olmayız" diyen Ergin, artık bu coğrafyada gözyaşının, kanın fazlasıyla aktığını, buna son vermenin zamanının geldiğini söyledi.
     Bakan Ergin, konuşmasına şöyle devam etti:
     "Son 30 yıllık süreçte kim kazandı, kim kaybetti. Bu terörü yapanlar ne kazandı. 76 milyon, hepimiz üzüldük. Kürt de Türk de Arap da Çerkez de üzüldü. Hepsinin gözlerinden yaş, yüreklerinden kan aktı. Sıkıntılar Türkiyenin dört bir köşesini yaktı. Bu coğrafyada kazanan yok. 76 milyon üzgün. Yakın coğrafyamıza ulaşmayalım diye Türkiyeyi kendi problemleri ile meşgul etmek isteyen bir takım unsurlar, ülkeler var. Türkiyenin sıkıntıda olmasından keyif alanlar bu süre içerisinde sevindi. Artık 76 milyon gülsün, sevinsin istiyoruz. Bizim sevincimizden sıkıntı duyanlar düşünsün istiyoruz. Artık külahları değişelim. Artık bu millet bütün unsurları ile gülsün. Yapmaya çalıştığımız bu. Bu ülkeye, bu coğrafyaya emniyet, huzur ve kardeşlik duyguları hakim olsun istiyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey bu ülkenin geleceğe daha güçlü yürümesi."
     (Sürecek)
    
     Muhabir: Durmuş Genç
     Yayıncı: Hızır Hacısalihoğlu
<< Önceki Haber Adalet Bakanı Sadullah Ergin Muğlada (1) Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER