''Türk Yerel Medyası Ab Yolunda'' Projesi

''Türk Yerel Medyası Ab Yolunda'' Projesi

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı tarafından yürütülen ve İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği'nce desteklenen ''Türk Yerel Medyası AB Yolunda'' projesinin Elazığ'daki 4. bölgesel bilgilendirme semineri kapsamında, ''Türk Yerel Medyasının AB Sürecinde Daha Etkin Rol alması'' konulu panel yapıldı. AB Bakanlığı Siyasi İşler Başkanı Ege Erkoçak, bir otelde düzenlenen panelde yaptığı sunumda, farkında olunsa da olunmasa da AB sürecinin birçok kentte özellikle hibeler, projeler aracılığıyla büyük katkılar sağladığını söyledi. Bu tür konularda sağlanan katkının yanlış değerlendirilmemesi, haberlerde yanlış bilgiler verilmemesi için kitapçıklar dağıttıklarını ve bakanlığın web sitesinde devamlı bilgilendirmeler yaptıklarını aktaran Erkoçak, şöyle dedi: ''Yerelde artık bilgi akışı çok önemli. Konya'da yerel bir tüccarımızın dünyanın herhangi bir yerinde ticaret yapması bizim yerel medya olarak da bu bilgileri yakından takip etmemizi gerektiriyor. Yerel medya organları özellikle demokratik çok sesliliğin gelişmesinde, kültürel ve yerel mirasın korunmasında, sivil toplum kuruluşlarının gelişmesi ve yerel sorunların çözümünde artık rol oynamaktadırlar. AB sürecinde yerel yönetim reformları yapıldı. Bu çerçevede yerel yönetimlere artık bir kaynağın yönetiminde çok daha fazla rol düşmekte. Dolayısıyla yerel medyanın bunu çok iyi takip etmesi ve bu konularda halkımızı bilinçlendirmesi büyük önem taşımakta.'' Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak da yerel medyada kalite problem olduğunu vurguladı. Üç bine yakın yerel medya kuruluşunun demokrasinin tabana yayılması açısından olumlu olduğunu ifade eden Toprak, şöyle konuştu: ''Burada kalite problemi olduğunu düşünüyorum. Yerel medyanın bugünkü yapısıyla, Basın İlan Kurumu desteğine mahkum edilmiş yapısıyla çok fazla bir şey yapma şansı olduğunu düşünmüyorum. Biz bunu aşmak zorundayız. Bunda medyaya da görev düşüyor. Bugün özellikle yazılı yerel basınla bizim kendimizi geliştirmemiz, daha fazla okur bulmamız, daha fazla tabana ulaşmamız çok mümkün değil. Burada 'imkanlarla bunu yapabiliyoruz' cevabı geliyor. O imkanlarla tabana ulaşamıyoruz. Böyle bir kısır döngüye giriyoruz. Çünkü Basın İlan Kurumunun imkanlarına sıkıştırılmış bir yerel medya. Bunun açılması için yerelde özellikle KOBİ olarak tanımlanan işletmelerin yerel medya ile etik değerlere dikkat ederek organik bağ kurulması, buluşması gibi bir hedef koyulmalı. Yerel medya doğru iletişimler kullanarak, reklam alarak bu işte kalite konusunda adım atabilir, açılım yapabilir diye düşünüyorum.'' -İNTERNET HABERCİLİĞİ- Toprak, yazılı basının giderlerinin yaklaşık yüzde 80'inin kağıt ve dağıtım masrafı olduğunu, ancak son dönemde internetin yaygınlaşmasıyla bu gider kalemlerinin kısılabildiğini vurguladı. Toprak, ''Bu giderler ortadan kalktığı zaman gazeteciler, habercilik öne çıkacak diye düşünüyorum önümüzdeki dönemde. Yerel medyada internet haberciliğinin daha köklü gelişmesi sağlanabilir. Belki AB imkanları bu yöne kaydırılabilir'' dedi. Diploması Muhabirleri Derneği Başkanı Zeynep Gürcanlı ise AB'nin tek bir kurumdan oluşmadığını, bütün olmadığını, konsey, komisyon, parlamento gibi farklı kurumları bulunduğunu, bunların Türkiye'ye yaklaşımlarının farklı olabildiğini, bu durumun da bilinmediği zaman yanlış yorumların ortaya çıkabildiğini belirterek, yerel medyanın da bu tür yanlışlıklar yapmaması için AB hakkında iyi bilgi sahibi olması gerektiğini söyledi. AB hakkında en büyük haber kaynaklarının AB Komisyonu Türkiye İlerleme Raporu olduğunu ifade eden Gürcanlı, şunları söyledi: ''Burada her konu var. Biz çok yararlanıyoruz ama bizim göremediğimiz küçük nüanslar da var. Bu tip raporları yerel medyanın da çok ciddi incelemesi lazım. Bakanlığın web sitesinde var bu raporlar. Bizim göremediğimiz her nüansı sizler aracılığıyla önce kendi bölgenize, ardından tüm Türkiye'ye iletmeniz gerekiyor. Biz çok atladığımız nüansı yerel medyada gördük. Bunun dışında projeler bakamıyoruz. Yerel medyanın özellikle AB projelerini tamamen takip edip, bunlar hakkında kendi okuyucularını, bölgelerini bilgilendirmenin yerel medyanın görevi olduğunu düşünüyorum. Hakikaten çok büyük hibeler, projeler var ve büyük paralar aktarılıyor Türkiye'ye, ancak bunların pek çoğunun doğru proje yapılmaması gibi nedenlerle kullanamadığı olabiliyor. Ayrıca. çok önemli öğrenci bursları var. Bunların hepsini tanıtmanın, öğrencileri bilgilendirmenin yerel medyanın görevi olduğunu düşünüyorum.'' -NİTELİKLİ ELEMAN SORUNU- Ankara Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Selim Dilek de yerel medyanın niteliği, istihdamı ve örgütlülüğünün çok önem taşıdığını söyledi. Yerel medyada nitelikli eleman istihdamının gerekli olduğunu ifade eden Dilek, şöyle konuştu: ''Yerel medyanın eğitim sorunu, çalışan insan sayısının azlığı, kendini sürdürmek için bir yandan çaba gösterirken diğer yandan da maalesef yetişmiş eleman ihtiyacını gözardı ettiği görülüyor. AB, yerel medya çalışanları açısından önemli bir çıkış yolu. Hem programları, fonları, projeleri ile çok büyük bir birlik. Bunun içinde olmak, içinden bakmak çok önem taşıyor. Bu fonların bu yönde kullanılması büyük katkı sağlayacak. Yerel medyanın örgütlü olması büyük önem taşıyor. Bu örgütlülüğün cemiyetler, dernekler aracılığıyla ciddi anlamda sağlanması ve etkin olarak kullanılması gerekiyor. Çünkü yerel medya ulusal medyada birtakım unsurlar gibi perde arkası gündemi yok. Büyük sermayesi yok. Örgütlülükle yerel medyanın kendini koruması hem de eleman yetiştirmesi açısından AB önemli.'' Dilek, yerel medyanın ifade özgürlüğüne inanması ve bu çerçevede gazetecilik yapmasının sağlıklı demokrasi açısından büyük önem taşıdığını, bu konunun da Türkiye'ye AB bağlamında katkı sağlayacağını bildirdi. Avrupa Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Doç Dr. Doğan Kılıç ise haberleri sadece AB sürecinde değil hangi süreçte olursa olsun ''biz'' veya ''onlar'' gibi iki karşı tarafın maçı veya savaşı gibi anlatmamalarını istedi. Kılıç, şunları kaydetti: ''Bir konuyu haberleştirirken iki tarafın görüşünü de aslına uygun olarak aktarın. Ondan sonra ne yorum yaparsanız yapın. Bir tarafı melek, diğer tarafı şeytan gibi gösteren anlayıştan uzak olun. Bir olay olmadan önce, adım atılamadan, önceden haberler yapın. Çünkü öyle yapıldığında daha bilgilendirici haberler yapacaksınızdır. Sonuca ve sonucun etkisine bakmadan haberler yapacaksınızdır. Altında kuşku olan eleştirel akıl en hakiki yol göstericiniz olsun. Sizden biri söylediğinde 'Yok canım söyleyemez' derken, karşı taraftan biri söylediğinde hiç sorgulamadan 'Vallahi söylemiştir' diye kabul etmeyin. Karşı tarafın tek bir bütün olmadığını farklı sesler ve yaklaşımlar da olduğunu görün ve gösterin. Haberlerinizi çözümsüzlüğü körükleyen değil çözümü düşündürten bir dil ve anlayışla yapın.'' (FNS-İSA-MUR)09.09.2011 09:19:46
<< Önceki Haber ''Türk Yerel Medyası Ab Yolunda'' Projesi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER