Sefer bizden zafer Allah'tan

Safvet Senih

Safvet Senih

26 Eki 2022 09:03
  • Bizim en mühim işimiz Hizmet, müsbet hareket ve muhabbet fedaileri olarak bütün insanlığı kucaklamak. 1998’de New York’ta 300 bin kilisenin bağlı olduğu Amerikan Kiliseler Birliği’nin Başkanı aynı zamanda bir İslam uzmanı olan bir profesörle görüşmüştük. Hizmeti anlatınca çok ilgi duydu. Bütün dünyadaki okullardan bahsedince, “Peki öğrencilere neler anlatıyorsunuz?” diye sordu.  Bütün semavî dinlerdeki müşterek olan insanî evrensel değerler üzerinde durduğumuzu söyledik. Sonra dedi ki: “Hizmetinizin İlahî bir ilham üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum. Ben de her ne kadar sizin gibi olmasa da Hz. Muhammed’in bir peygamber olduğuna ve Kur’an’ın semavî vahiy olduğuna inanıyorum. Sizleri dua listeme yazacağım. Beni referans olarak gösterebilirsiniz” dedi.

    * * *

    Liverpol’da 1880’li yıllarda Müslüman olup Abdullah ismini alan İngiliz avukat William Quvilliam orada Sultan II. Abdülhamid’in desteği ile bir mescit açmıştı. Fakat hizmet alanının dışına çıkıp İngiliz siyasetini bilhassa bazı bölgeleri işgallerini protesto etmeye kalkışınca, halkın kışkırtılması ile taşlandılar ve  mescidi terketmek zorunda kaldı. Cemaati de maalesef dağıldı. Seneler sonra Bangladeşli, Pakistanlı ve Hindistanlı Müslümanlar, bir arşiv haline getirilen mescidi bir vakıf kurarak belediyeden geri alıp tekrar mabede çevirdiler.

    * * *

    Batı ülkelerindeki Müslümanlar, en başta bulundukları ülkelerin nizamına uygun hareket etmeleri, kanunlarına saygılı olmaları gerekir. Asimile olmadan entegre olup kendi renkleriyle o toplumun mozaiği içinde çiçek açmaları gerekir. Gerçekten biz bir zemzem olabilsek ve İslamî güzellikleri özümseyip içselleştirebilsek, topluma pek çok şeyler verebiliriz… Ana meselemiz Hizmet’in özüne aykırı her şeyden uzak durmalıyız. İçimizde uhuvvet, tesanüt ve ittihadı ihlas esasları ile çok iyi korumalıyız.

    * * *

    Şili diktatörü Pinochet tebdil-i kıyafetle bir sinemaya gitmiş. Filmin bir sahnesinde Pinochet görününce bütün seyirciler ayağa kalkıp alkışlamaya  başlamış. Kendisi yerinde oturuyormuş. Yanındaki seyirci “Arkadaşım salon sivil polis dolu… Bunun için kendini astırmaya değmez… Hemen ayağa kalk ve alkışla.” demiş.

    * * *

    2002’de Hocaefendi, “Tohumun sırrını, toprak çözer” demişti. Ümit ediyoruz ki, dünyanın bilhassa bereketli toprakları, o sırları Allah’ın izin ve inayetiyle çözecek. Böylece insanlığın başına gelebilecek fitne ve fesatlara karşı, Hz. Zülkarneyn Aleyhisselamın demir pikleri önce körükletip kızarttıktan sonra üzerlerine bakır dökerek tunç devrini başlattığı, belâ ve felâketlerin önünü aldığı gibi, bu Hizmet erleri de inşaallah, semavî güzelliklerle,  fen ve teknolojinin bilgilerini yoğurarak tunçtan daha güçlü gergiler ve setler kurmak suretiyle, inkâra, fitne ve sefada, tefrika ve çatışmalara engeller hazırlayacaktır. Hızırî adımlarla bütün cihana ulaşarak sulh-u umûmî ve huzur-u daimî temin edilecektir… Kıyamete ayarlı bu Hizmette böyle bir potansiyelin olduğunu pek çok mühim şahsiyet ifade etmektedir. Yeter ki, biz asıl Hizmet alanına çekilelim ve Rehberlerimizin bize gösterdikleri yolda, ihlas ve samimiyetle koşturalım.


    O zaman göreceğiz ki, Hizmetin bütün insanlık lehine gayretleri inşaallah, çok enteresan şekilde bir ihtişamla insanlığı istenilen güzel ufuklara taşıyacaktır. Muhasebemizi ve durum muhakememizi yapıp tabir câiz ise, fabrika ayarlarına dönüp mânevî mücahedemiz için kendi sınırlarımız içinde aşk ve şevk ile gayretlerimizi hiç durmadan katlayıp duralım. 


    Biz ne kadarız ki, cirmimiz ne, gücümüz ne diye hiç düşünmeyelim. Biz sadece hâlis niyetle harekete geçelim. Zaten zafer elde edecek biz değiliz ki…  Bizden, sefer; zafer ise Cenab-ı Hakk’ın dilemesine bağlı… Hedef bile değil.


    Ekvator’da yaklaşık 30 tonluk begonya ağaçlarının tohumu 0,7 mg kadar küçüktür. İşte o küçücük şeylerden dağ gibi ağaçları Yaratan Cenab-ı Hak olduğuna göre, kendimizi asla bir şey yerine koymadan her şeyi O’na (c.c.) vererek işimize bakalım yeter. Esbap dairesinde üstümüze düşeni yerine getirmekle her şeyi Cenab-ı Hakk’tan bekleyelim. Tevhid hakikatinin hükmünü fiilen gösterip dilimizle de ilân edelim. Zaten O’ndan geldik ve yine tekrar O’na gideceğiz elhamdülillah… 

    26 Eki 2022 09:03
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR