Muhabbetin Dozunu Ayarlama

Safvet Senih

Safvet Senih

20 Kas 2019 12:36
  • M. Fethullah Gülen Hocaefendi Muhabbetin dozunun ayarlanması hususunda şöyle diyor:
    “Cenab-ı Hak bir çocuk ihsan edince, -Kur’an’ın bir âyetinde ifade edildiğini gibi- bütün kalbimizle ve sınırsız bir muhabbetle ona yönelerek –hâşâ ve kellâ-  Allah’ı (c.c.) sevme ölçüsünce bir alâka İFRATINA  girmemeliyiz.
    “ALLAH  (c.c.) nazarında bu bir nevi ŞİRK sayılabilir. Evet doğrudan doğruya evlat sevgisine inhimak edip ALLAH’ı (c.c.) unutmanın büyük bir yanlış olduğu şüphesizdir. Ayrıca, bir yönüyle çocuğa karşı sizi böyle hesapsız hareketlere sevk edecek bir sevgi de zararlıdır. İşte Allah (c.c.) nezdinde yasak olan sevgi bu olsa gerek. Allah’a (c.c.) karşı göstereceğiniz muhabbeti, herhangi bir faniye yönelttiğinizde o sevgi bazen GAYRETULLAH’a dokunabilir.
    “Evet şu hususlardan ötürü sevgide itidal çok önemlidir: 1. Gönüllerin Sultanı, ALLAH’tır  (c.c.). Gönülde O’nun muhabbetinin yerini hiçbir muhabbet almamalıdır. 2. Katiyen bilmeliyiz ki, bu yavru, ALLAH’ın (c.c.) bize emanetidir. Bizim o yavruya duyduğumuz sevgi ve alâka, o EM NETİN bakım ve görümü için verilmiş bir avans be bir TEŞVİK  PRİMİ’dir. Evet, sizin o yavruya karşı sevginiz, sadece Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın (c.c.) bir hediyesidir ve ALLAH’ın (c.c.) size tevdi ettiği o emanete kusursuz  bakmanız için verilmiştir.” 
    Hareket ve tavırlarımızda DOZ meselesi çok mühimdir.  Zehiri bile İLAÇ yapan DOZ’unun ayarlanmasıdır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, insanın kalbinin aslında Allah’ın muhabbetinin yerleşmesi için bir TAHT olduğunu söylüyor. O tahta Muhabettullahtan başka hiçbir şeyin oturtulmaması gerekmektedir. Ama, acelecilik, hırs, aşk-ı mecazi ve siyaset gibi şeylerin yırtıcı ve delici oldukları için kalbi delip parçalayarak girip o tahta oturduklarını bu yüzden Cenab-ı Hakkın darılıp aksiyle tokat vurduğunu ifade ediyor.
    Bir misal olarak bir valide, Allah’ın lütfu olarak güzel ve gürbüz evlad dünyaya getirir… Her nazarı onun üzerindedir. Validenin de bütün sevgisi ona odaklanmıştır. Dayısı bu valideye “Bu çocuğa nazar değdireceksin, nereye gitmişsem senin oğlundan bahsediyorlar!..”  der. Gerçekten birkaç gün sonra on aylık iken bu güzel çocuk bir anda vefat eder. Bunun üzerine dünyası yıkılan vâlide, “Dünya madem büsbütün fâni imiş. Öyleyse ben fâni olmayan Bâkiye dönüyorum” diyerek tamamen Cenab-ı Hakka yönelir…
    Meşhur Merv  Sultan  İbrahim Edhem, İlahi bir ikaz ile saltanatı terk edip Allah’a teveccüh eder. Dolaşa dolaşa Kâbe’ye ulaşır. Seneler sonra oğluna kavuşur. Ona hasret ve muhabbetle kucaklayıp sarılınca, bir ses duyar “Yâ İbrahim Edhem bir kalbde iki muhabbet olmaz!” Nidası üzerine İlahî muhabbeti tercih etmesi neticesi oğlu kucağında can verir ve yere serilir!..
    Cenab-ı Hakkın VEDÛD  ismi cansız, câmid varlıklara tecelli edince (ister atom zerrelerine, ister kürrelere, seyyarelere olsun), câzibe yani çekim kanunu olarak tezahür eder. En küçükten en büyüğe herşeyi birbirine bağlar. Eğer VEDÛD  ismi insan gibi şuurlu varlıklara tecelli ederse  derecesine göre muhabbet ve aşk olarak kendisini gösterir. 
    Cenab-ı Hak, insanın kalbini, Kendisinin sevgi ve aşkı için bir TAHT yapmıştır. O tahta başkalarının oturmasına razı olmaz. Ancak, yaratılanı, Yaradan’dan dolayı sevenler müstesnadır.
    Fakat acelecilik, hırs, aşk-ı mecâzî ve siyaset, parçalayıcı bir özelliğe sahip oldukları için kalbi delip, o tahta otururlar. Bundan dolayı Cenab-ı Hak, darılır ve aksiyle tokat vurur. Dikkatli olmalıyız.
    Üstad Hazretleri Yirmi Dördüncü Söz’ün Beşinci Dalı’nın Birinci Meyvesinde şöyle diyor: “Ey nefis-perest nefsim!.  Ve ey dünya-perest arkadaşım!  MUHABBET, şu kainatın varlık sebebidir. Hem şu kainatın râbıtasıdır. Hem şu kainatın nurudur. Hem hayatıdır. İnsan, kainatın en câmî (her türlü özelliği içinde barındıran) bir meyvesi olduğu için, kainatı istilâ edecek bir Muhabbet o meyvenin çekirdeği olan KALBİNE  yerleştirilmiştir. İşte, şöyle nihayetsiz bir muhabbetle lâyık olacak, nihayetsiz bir KEM L  SAHİBİ olabilir.”
    Muhabbetin DOZ’u iyi ayarlanmalıdır: “Öyle insanlar vardır ki, Allah’tan başkasını Allah’a denk tutar, tıpkı Allah’ı severcesine onları  severler. Müminlerin Allah’a olan sevgileri ise, herşeyden daha kuvvetli ve daha ileridir.”  (Bakara Suresi, 2/265)
    “Kadınlar, oğullar, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüş, güzel cins atlar (binekler), davarlar ve ekinler gibi nefsin hoşuna giden şeyler insanlar için süslenmiştir; onlara câzip gelmektedir. Bunlar dünya hayatının geçici bir nimetinden ibarettir. Asıl varılacak güzel yer ise, Allah’ın katındadır.” ( l-i İmrân Suresi, 3/14)
    Onun için muhabbetin dozunu iyi ayarlamak gerekmektedir. 

    20 Kas 2019 12:36
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR