Hz. Meryem'in mesajları

Safvet Senih

Safvet Senih

20 Eyl 2017 13:18
  • İtalya’dan bir arkadaşımız  bir e-mail göndererek şunları yazmış:

    “Size aklımda kaldığı kadarıyla geçtiğimiz Pazar günü görüştüğümüz grup tarafından bize anlatılanları iletiyorum.

    Ayrıca gruptan açıklamalı bir yazı gelince tercüme ettirip size göndereceğim inşaallah…

    Bizleri tanıyan İslam uzmanı bir profesörün teklifi üzerine Hz. Meryem’i seven bu grupla karşılaştık. Pazar günü bir restorant'ta yemekli bir buluşma oldu.

    Yemekten önce grup, Musevî birileri olmamasına rağmen onlara ait bir ilahi ile başladılar daha sonra İncil’den ayetler okudular ve en sonunda ben ve Profesör Fatiha Süresini okuduk, kendileri de Amin dediler. İtalyancasını da okuduk. Memnun oldular. 
    Bu grubun manevi lideri Giulio Bey küçüklükten beri Hz. Meryem’i gördüğünü söyledi ve küçükken bunu arkadaşlarına söylediği için arkadaşlarından dayak bile yediğini anlattı. Kendisi bir yıl önce Hz. Meryem’i görmüş ve kendisinin Riyad şehrine gitmesini ve oradaki bir camide Ortadoğu’nun ve dünyanın barış ve sulhu  için dua etmesini istemiş. Riyad'da otelde kalırken, (ki otel bir caminin karışışında imiş,)  bir gün minarenin yanında Hz. Meryem’i yakazaten görmüş. Hz. Meryem kendisine samimi Müslümanlardan ve samimi Yahudilerden birilerini bulup ve onlarla birlikte Orta Doğunun ve dünyanın barışı için dua etmelerini istemiş. Bunu kendisine bir görev bilip mesajını iletmek için bir arayış içinde olmuş ve bize bu şekilde ulaşmış oldu ve dedi ki "Bir araya gelelim, Tek Allah inancına uygun olarak  birlikte dualar yapalım". Bu mesajı bana en az üç  kez tekrarladı ve mesajın açık ve net olup olmadığını sordu. Izdıraplı bir şekilde "Bunu mutlaka yapmamız lazım" dedi. Ben de; beraber bulunduğumuz dernek üyeleriyle görüşüp kendilerine cevabımızı ileteceğimi belirttim.

    Daha sonra 35-40 kişinin katıldığı kendilerine ait olan bir yere giderek küçük bir oturum yapıldı. Profesör,  40 yıldır Müslüman dünyasıyla olan ilişkilerini ve diyaloglarını anlattı ama kendisinin idealindeki diyaloğu Anadolu’dan bir grup insanla yapacağı hiç aklından geçmediğine söyledi ve Gülen hareketiyle olan tecrübelerini, yaşadığı olayları anlattı. Ayrıca  2003 yılında AKSİYON Dergisindeki çıkan bir başyazıyı anlattı ve bu grubun çok ilgisini çekti. Grup da bizden o yazıyı istedi. Ayrıca biz de Gülen hareketini ve Hocaefendiyi ve yaşanan zulümleri anlattık ve soru cevaplarla bu küçük oturum bitmiş oldu.

    Gruptaki insanlar çok samimi çok sıcak davrandılar, bizimle karşılaştıkları için gözleri gülüyordu. 

    Ayrıca  bizden "Sizin içinizden Hz. Meryem’i gören var mı? Varsa bize bir yazıyla ayrıntılarını anlatır mısınız" isteğinde bulundular.
    Arkadaşlarımızın bu e-mailinden sonra tevafuken başka bir e-mail geldi. Orada da bizden bir hanımefendinin Hz. Meryem ile ilgili bir rüyası ve enteresan  bir hatırasın anlatılıyordu. Eşinin kendi  ağzından yazıp gönderdiği bu e-maili de sizlere takdim etmek istiyorum: 

    Eşime 2012‘de kanser teşhisi konmuştu kemoterapi aldığı sıralarda bir rüya görmüştü… Rüyasında bodrum kat bir yerde Hz. Meryem eşimi muayene ediyor ve “Biz sana Meryem‘i verdik bundan böyle manevi hayatına dikkat et" diyor ve eşim de hayretle, “Ama benim çocuğum olamaz ki ben bir sürü ilaç aldım" deyince Hz. Meryem anamız da gülümseyerek  “Olsun onun keyfi yerinde"  diyor… ve 3 yıl sonra henüz eşimin  tedavisi devam ederken tek yavrumuz, oğlumuz Ömer'e kanser teşhisi konuldu ve yoğun kemoterapi ve  ilik nakli radyoterapi ve derken kanser omuriliğe nüksetti ve boyundan aşağısı felç olarak 7 ay daha yaşadı.   Kaderde onu Dostu‘na (c.c.) uğurlamak varmış… Şifası Cennetteymiş meğer ciğerparemizin… Lakin Allahu Teala (c.c.) Hazretleri hiç imtihan eder de kullarını öyle boynu bükük yapayalnız bırakır mı?...  Asla… bütün iliklerimize kadar bir kez daha ne kadar lütufkar ne kadar kerim bir Rabbimiz olduğunu bize yaşattı… Ömer‘in vefatından 3 ay önce eşimde baş dönmeleri başladı kendisi normalde ilaçlarla kanser tekrar nüksetmesin diye menapoza sokulmuştu ve bu tedavi 5-10 yıl boyunca devam edecek bir tedaviydi. Eşim henüz 4. yılındaydı ama oğlumuz felç olduğu için o ara ilaçlarını aksatmış ve isteyerek kullanmamıştı...  Baş dönmelerinden dolayı bizim aklımıza hemen kötü senaryolar gelmişti ama Allah'ın bizim için hazırladığı plandan habersiz doktorun yolunu tutmuştuk… ve orada hamile olduğunu öğrendik ve eşim yoğun ilaç tedavisi gördüğünden vs.  bahsedince doktor  bize  ‘Olsun onun keyfi yerinde‘  dedi… Ve o zaman rüyayı hatırladık… Bu gelen Meryem olmalıydı…  Bir emaneti Sahibine teslim ederken başka bir emanetle sevindirilmiştik çok şükür… Rabbimin bu emanetine hakiki anne babalık yapmayı bizlere nasip etsin inşaallah  ve Hz.  Meryem ve Hz.  Fatıma annemiz gibi ahlakını güzel eylesin yavrumuzun… Amin..
    Safvet Senih
    20 Eyl 2017 13:18
    YAZARIN SON YAZILARI