İstanbul'a kızmayın!

Kadir Gürcan

Kadir Gürcan

31 Oca 2022 10:20
  • Mevcut iktidarın hırsları yüzünden yaşanmaz bir şehir haline gelen, Türkiye'nin tek metropolü İstanbul ağır bir kışla imtihan veriyor. Antalya sıcağında denize girenleri müjdeleyen meteoroloji uzmanları, sert kışlara hazırlıklı olması gereken İstanbul için erken uyarı ve tedbirleri neden öngörmez ki? Boğaz'ın buz tuttuğu yıllara ait siyah-beyaz kareler de mi bir şey söylemiyor? Hava ve iklim değişikliklerini kontrol etmek elinizde değil. Geçmiş tecrübe ve teknolojik verilere uyma konusundaki gevşeklik, laubalilik ve boşvermişlik hükümetlerin affedilmez vebali. Belediyelerin değil! Metropoller, lokal belediyelerin altından kalkamayacağı şehirler olması hasebiyle alışılmış normlara uymuyorlar. Biz bunu söylemeden, Ulaştırma Bakanı zaten itiraf etti. Ana arterler ve ulaşım ağları devlet bakım ve kontrolü altında. İBB Başkanı'nı taşlayan medya esnafının kepazeliğine aldırmayın.


    Amerika'da Haziran ayları başlarına denk gelen ve kasırga ya da tropik siklon sezonu (Hurricane Season) ülkenin mevsimlik, alışılmış ve katlanılabilir rutinleri arasında. Ülke insanları bununla yaşamaya alışmış. Okyanus'tan hızını alıp karaya vuran kasırgalar gerçekten ürkütücü. Hemen hemen her ABD Başkanı'nın nasibine bir tabii afet düşüyor. Ağustos 2005'te Başkan Bush için New Orleans'ı harabeye çeviren Katrina, Obama döneminde New Jersey kıyılarını yıkıp geçen Sandy hâlâ zihinlerde canlı. Şu an satırlarını okuduğunuz yazarınız, Sandy'i bizzat yaşamış biri olduğu için tabii afetin ne demek olduğunu iyi biliyor. Katrina'nın ABD'ye maliyeti, 2005 senesi itibarıyla 125 milyar dolar. Bu tür rakamların altında Park ve Bahçe İşleri ile geçinen belediyeler nasıl kalksın.


    Obama'nın örnek davranışı

    2012 yılının Ekim ayında meydana gelen Sandy Kasırgası'nda, Cumhuriyetçi Vali Chris'i ilk ziyaret eden, Demokrat Başkan Obama olmuştu. Obama'nın öyle bir felaket karşısında partizanlığı bırakıp, Cumhuriyetçi Vali Chris'in boynuna sarılıp, yanında yer alması tam bir devlet adamlığı ve ruhlara dokunan devlet şefkati idi. Siyasi gözlemciler, aynı yılın Kasım ayında yapılan ABD seçimlerinde bu centilmenliğin Obama'ya yaradığını söylüyorlar ama, Siyahi Başkan o zaman buna tenezzül etmeyecek kadar popüler ve itibarlıydı. Hâlâ da öyle. Trump'ın nasibine bir felaket düşmedi mi? ABD tarihine “Trump Felaketi” olarak yazılacak olan Başkan Trump'ın iktidar günleri hemen hemen her gün yeni bir felakete sahne oldu. Saymaya bu satırlar yetmez.


    İstanbul yağmur yağınca sel, kar biraz fazla yağınca hayatın felci ve bu ikisi beklenen ölçüde yağmayınca da susuzluk ve kuraklığın pençesinde bir şehir. Bir yakınıma “İstanbul'a rekor kar yağmış!” deyince, “İyi olmuş. Hiç olmazsa bu yıl susuzluk çekmezler!” deyiverdi. Hayret! Bütün havuz medyasının hep bir ağızdan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı çarmıha germek için birbirleri ile yarıştığı cıvık ortama, sağduyulu bir vatandaş ayak basmaya tenezzül etmedi. Meselenin belediye değil, şehri arpalığa çeviren iktidar ve Saray'a ait bir sorun olduğunu anlayan halk irfanı işte böyle bir şey!


    İktidar ve Saray'ın son yerel seçimlerde İstanbul'da aldığı iki ağır yenilginin tedavi şansı olmayan ağır bir kangrene dönüştüğü malum. 2023 seçimleri Saray'ın elinde kalsa bile, bu yenilgi unutulmayacak. “Kurt kışı atlatırmış ama, yediği soğuğu unutmazmış!” sözü, Saray koridorlarının duvarlarında hâlâ yankılanıyor olmalı. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen, 2023 seçimlerinde Saray'ın en büyük endişesi, İstanbul'da aldığı yenilginin tekrarlanması. Buna meydan vermemek için Belediye Başkanı ile birlikte İstanbul'u da yerle bir etmeyi kafaya koymuş görünüyorlar. Son iki senedir, İstanbul haberlerinde Sarıyer Simitçisi, İBB Başkanı'ndan daha fazla haber yapıldı. Hele o Saray Yalakası ilçe belediye başkanı yok mu? İktidar partisi taraftarları arasında kamuoyu araştırması yapılsa, İBB Başkanı'nın bu omurgasız olduğu sonucu bile çıkabilir. Zavallı bir sonraki yerel seçimlerde İBB adayı olmak için bütün rezilliği yapmaya and içmiş. Kendisi bilir ama, seçimlerden önce sevimsizliğini gidermesi lazım. Saray Medyası, piyasada cumhurbaşkanı adayı olarak dolaşan muhalefet liderlerinin potansiyel adaylığından daha çok, İBB Başkanı'nın icraatlarından niyet okumaları yapıyorlar. Ümraniye Yokuşunda bir kanalizasyon borusu patlasa ya da Eyüp Sultan Mezarlığı'nda bir kabir çökse “Nerede bu belediye başkanı!” diye avaz avaz çığlık atıp, “Yok canım. Bundan Cumhurbaşkanı mı olur?” ya da “İmamoğlu neden Cumhurbaşkanı olamaz!” basitliğine yatıyorlar. İktidar beslemeleri İstanbul'un dondurucu soğuğunda şehrin çilesine ortak olmak gibi bir erdem göstereceklerine, Saray'dan atılan kokuşmuş iddialara üşüştüler. Hani o kitaplarda okuduğu açgözlü "Harp Zenginleri" var ya, işte bunlar onlar! İçişleri Bakanı nı zikretmeye gerek var mı? Son bir hafta da Saray Avlusuna atılan bakanlar arasına o da dahil olur mu, dersiniz? İBB Başkanı olduğu sürece onun görevi garanti. Çünkü onunla uğraşmaktan başka ciddi bir işi yok.


    İstanbul hepimiz için çok önemli. Bazen doğduğumuz şehirler kadar ya da daha fazla özlediğimiz ortak değerimiz. Kışın gri ve çileli günlerinde örselenen duygularımız, bahar ve yaz aylarının esintilerinde kırgın muhabbetlerimizi tekrar diriltir. Diğer bütün zorba ve despot iktidarlar devrilip gittiği gibi, bunlar da gider ama İstanbul yine kendi gibi kalır. Hiç endişelenmeyin!
    31 Oca 2022 10:20
    YAZARIN SON YAZILARI