Arjantin'e neden gitmiştiniz?

Kadir Gürcan

Kadir Gürcan

03 Ara 2018 02:49
  • Kaç zamandır, yüzü bir türlü gülmeyen Sayın Başkan'ın (Ben ısrarla “Sayın Başkan” diyorum ama, herkes “Cumhurbaşkanı” demeye devam ediyor. Madem Hazret, Cumhurbaşkanı olarak kalacaktı, ne diye bu kadar kıyamet kopardınız!) Katar Emiri'nin teşrifi ile çehresi biraz düzeldi. Emir artık neredeyse aileden biri gibi. Saray Eşrafı ne zaman dara düşse, ayağına üşenmiyor atlayıp geliyor. Böyle dost kolay bulunmaz, kıymetini bilin. Damat ve Oğlan'ın akıl ve kapasitesinin yetmediği işlerde, kapısı çalınan iç güvey, herhalde Katar Emiri.

    Emir'in bu ziyaretinin tek kale maç kalitesinde, ufak bir restleşme yanı da vardı. Suudi Gazeteci'nin ölümünü bölgede avantaja çevirmeye çalışan Türkiye'nin uzatmaları artık puan getirmiyor. Hadiseye balıklama dalan Türk Yetkililerin, dünyada kamuoyu oluşturma gayretleri istenen neticeyi vermedi. “Herkese ses kaydı gönderdik. Daha ne yapalım!” gayretkeş efelenmeleri prim yapmayınca, nasıl da alındılar! Dünya işleri böyle. Rüzgarı tersine çevirmek için daha güçlü akımlar oluşturmak gerekiyor. Kızmak, darılmak, naza çekmek ya da elindeki bitpazarı mamülleri, değerinden fazlaya okutmak makbul bir pazarlama taktiği değil. 

    Katar Heyeti'nin Türkiye'yi ziyareti günlerinde, Suud ile Mısır'da bir araya geldi ve Katar'a karşı uygulanan ambargoyu devam kararı aldıklarını ilan ettiler. Meğer Emir, boşuna gelmemiş.Türkiye'ye ekonomik anlaşmalar yapmak üzere geldiği söylenen ve Emir'e eşlik eden heyetin, Türkiye'den de bir o kadar beklentileri olmalı. Hemen heyecanlanmayın 500 milyonluk hediye(!) uçağı geri isteyecek halleri yok tabii. Belki taksitlerini almaya gelmişlerdir. Bugünlerde öyle pahalı oyuncakları, baba oğluna, dede torununa veremiyor. Ticaret ve ekonomi ile yakından ilgilenenler, ülkeyi temsilen yapılan heyet gezilerinin piknik gezilerinden farklı olduğunu söylüyorlar. Haydi hayırlısı!

    ABD ve Avrupa seyahatleri, devlet erkanı için, hep umut kırıcı, ağır yükümlülükler gerektiren, eksiklerimizi yüzümüze vuran, demokratik talep ve uygulamalarda işlenen cürmleri temcid pilavı rutininde sofradan eksik etmeyen, Soğuk-Batı Misafirperverliğinde cereyan ediyor. Sayın Başkan'ın Avrupalı hükümet yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde, kendi konuşması dışındaki programları uyuyarak geçirmesi bundan olsa gerek. Katar Emiri'ni görmekten kaynaklanan sevinç, Avrupa Seyahatlerinde biriken ve sıkışan duygu boşalması olarak da okunabilir. 

    Kaç zamandır, “Vizesiz Avrupa cepte!” diye propaganda yapıyorlardı. Daha dün, bir türlü tamamlanamayan 72 maddelik talepler tekrar dile getirildi. Mevcut hükümet ile siyasi birliktelikleri aşikar, Avrupalı-Türk kurumların akibetleri ise hala meçhul. AB üyeliğinin arpa boyu kadar yol almadığı artık sır değil. 

    G20 görüşmeleri arefesinde, Kaşıkçı Cinayeti ile alakalı nihai kararların birbiri ardına gelmesi de rastlantı değil. Hem Pompei hem de Trump'ın, cinayetin Suudlu Prensi işaret etmediğini açık açık söylemeleri, Arjantin'de yapılacak zirveye, konu ile alakalı “Dosya Getirmeyin!” uyarısıydı. Mesele şu haliyle, ABD açısından kapanmış durumda. Amerika kamuoyu açısından da. Benzin, son dört senenin en ucuz fiyatlarında işlem görüyor. ABD hadi neyse de, Putin'in G20 görüşmelerinde Suud Prensi Salman ile “high five!”, “Ahbab Çak!” samimiyeti, Türkiye'ye Arjantin golü idi.

    Arjantin'e gitme hazırlıkları yapan Sayın Başkan'ın Katar Emiri ziyaretinde biriktirdiği moral, bir anda tükenmiş. Rusya'nın Ukrayna ile çıkardığı yeni huzursuzluk bu yılki G20'nin ana gündemi olacak. Başkan'ın asık surat ile “O meseleyi mutlaka konuşacağız!” gizemi ile yaptığı basın açıklamasında, kast ettiği şey, Dolar'a karşı buzlukta tuttukları “Yerli para ile ticaret!” teklifi imiş! Zat-ı Şahaneleri, sürpriz yapacakmış, baksanıza. O kadar sert bir görüntü verince, biz de ciddi bir şey diyecek zannetmiştik.  Dolar'ın her gün değer kaybettiği yolundaki haberler konusunda ikna olmayan sadece biz değiliz demek ki!

    “Trump ile görüşecek!” sevinci ile yere göğe sığmayan havuz medyası, Trump'ın anlık değişen hey hey'lerini hiçe saydıkları için ilk gün boşluğa düştüler. ABD Başkanı'nın, 2016 seçimlerine fesat karıştırma iddialarıyla başı iyice dertte. Ne Kaşıkçı Cinayeti ne de “Yerli Para ile ticaret!” saçmalıklarını dinleyecek hali var. Neyse ki, bir sonraki gün, bir görüşme daha gerçekleştirerek havuz medyasının gönüllerine su serpti. Görüşme sonunda yapılan açıklamaların ne kadar sağlıklı ve doğru olduğunu anlamak için beklememiz gerekiyor. Malum, bizim Türk Yetkililer ne dese, bir kaç gün sonra Beyaz Saray'dan yalanlama geliyor.

    Sayın Başkan'ın Arjantin'den yine bir karış surat ile döneceği kesin. Eğer Katar Emiri ülkesine dönmediyse, biraz daha bekletsinler, onu görünce içi açılıyor garibin. Daha önce bir kaç kez demiştik ama dikkate alan olmadı. Katar Emiri'ne Saray'dan bir oda verin, adamın ömrü Türkiye-Katar arasında gidip gelmekle geçmesin. 

    G20 için öngördüğünüz görüşmeler, esastan ilgi görmedi. Kaşıkçı'nın kaç dakikada infaz edildiği de kimsenin umurunda değil. İyi de, siz Arjantin'e sadece rutin ve geleneksel aile fotoğrafına girmek için mi gittiniz? Değdi mi bari! 

    Kadir Gürcan

    03 Ara 2018 02:49
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR