EVRENSEL MERAK VE HİZMET HAREKETİ

Bahattin Karataş

Bahattin Karataş

04 Eyl 2017 13:30
  •       Hayat tecrübelerimizde bazen mektep medreselerden, bazen yaşadığımız acı tatlı olaylardan, ibretlik kıssalardan, bazen de bela ve musibetlerden bile dersler alır, tecrübeler ediniriz. 
          Hayatımızda her bilgi ve tecrübenin acı tatlı mutlaka hatıraları olmuştur.. Bunlardan hoşumuza gideni gitmeyeni, keşke olsaydı veya keşke olmasaydı dediklerimiz vardır..
          Hizmetimiz, bu günlere üniversiteler, dersaneler, okullar, yurtlar, evler, okuma salonları, gazete mecmua lar, radyolar, televizyonlar gibi çeşitli kurumların yanında, sosyal ve kültürel açılımlar, diyaloglarla geldi. Bu konuda çeşitli ciddi gayretler, himmetler ve fedakarlıklar yapıldı, kısa bir sürede Türkiyede ve 170 dünya ülkesinde kurum lar, okullar açıldı. Acı tatlı fakat çok bereketli bir mevsimyaşandı..
          Hizmet bir çok konuda ve alanda Türkiye ve müslümanların ufkunu ve önünü açtı..hatta Abant toplantıları ülkenin bazı sosyal ve idari konularına rehberlikler yaptı.Çağa uygun ve uyumlu fedakarlıklarla müslümanların da dünyaya vereceği bir çok şeyi ve katkıları olduğunu gösterdi..
          Topyekun bir seferberliğe girildi. Öğretmeni, esnafı, memuru ve bürokratı topyekun seferberdi, yeri geldi bu iş için anadolu anası mantı açtı, kermeslere örgüler ördü. bir burs temini için kadını mutfağından kıstı, memuru dolmuşa binmedi yürüdü..biriktirdi, bir bursta ben vere yim..Dinine ve milletine faydalı bir nesil yetişsin diye esnaf servetler verdi, dev kurumlar yaptı ve hibe etti..
          Bu işin rehnüması bu hasbi koç yiğitlere" adanmış lar" adını koydu. Yerdekiler ve göktekilerin belki gıpta ettiği milyonların imanlarının kurtuluşuna vesile olacak hizmetler oldu, tarihe geçen altın tablolar yaşandı..Özyurtlar, Tabancalar, Hacı Kemal’ler, H. Arifler tarih yaptılar ve gelecek kuşaklara örnek oldular..
          Hz.Hacer anamız, Allahın Resulü irşad ve tebliğe giderken "bizi kime bırakıyorsun ya İbrahim" demişti..Allaha diyordu Allah Resulü..     
          Hz.İsmail ise bıçak boğazında babasına”Babacığım Allah sana neyi emretti ise onu yap!. ben sabrederim” diyordu..bir dava adına teslimiyetini gösteriyordu..
          Herkes Resulullaha as. hediyeler getiriyordu. Ümmü Süleym annemizin ise verecek bir şeyi yoktu. On yaşındaki ciğeri Enes'i vardı sadece..Allah resulüne ya Resulullah bunu sana ve hizmetine bağışladım diyordu, o da davasına evladını koyuyordu.
         Nöbet anadolu insanına gelmişti, iş çetindi zordu.kandan irinden deryalar vardı..Başta Efendimiz as. ve sahabisi ra. tüm Enbiya as. Müceddid İmamlar, müctehidler bu asrın fitnesinden Allaha sığınmışlardı..ama karşılığında Resulullaha kardeşlik vardı..alınlardan öpülmeklik vardı..söz verilmişti, dönmek yoktu..incinmek yoktu..
         Tutulan yol doğruydu, yapılan iş güzeldi. Ama küfür, ahlaksızlık imansızlık belası her her tarafı sarmış ve yayılmıştı. Ayrıca Nebiler Nebisinin aziz emaneti vardı. Onun adı dünyaya duyurulacaktı. Öyle ise daha büyük hamleler gerekiyordu. Yapılanlar yetmedi..kandan irinden deryalar aşılacak demişti bu işin ser rehberi! Bu dava zor bu dava hor bu dava öksüzdü..bu işin çileli, ızdıraplı günleri ve kışı arka daydı..
         Evet asırla beraber şartlar da değişti..kaderin fetvası da eski hal muhal ya yeni hal ya da izmihlal diyordu.. 
         İnsanlık Kuranla buluşmayı, Hz. Muhammed'le tanışmayı bekli yordu. Milyarca insan vardı ki daha Rabbimi duymadı. Efendimi bilmiyorlar diyordu ser kârımız..Yıllar önceydi bir yerde standları gezer ken Hz.Musa ve Hz.İsayı tanıtan kimseleri ve kitapları görünce, Efendimi anlatan kimsesi yoktu, bayrağı dalgalanmıyordu. Burda da tanıtan kimsen yok ya Resulullah demişti, dertli insan..
         Kim bu yığınlara Allah ve Resulünü tanıtacak ve duyuracaktı? Afrikaya kim, Asya ve Avrupaya kim, Amerika ve Rusyaya kim Allahı duyuracaktı? Kimsenin günde minde Hz. Muhammedin as. buralarla tanıştırılması, duyurulması yoktu..Hiçbir cemiyet ve cemaatin böyle bir derdi ve davası da yoktu...
         Üstad "Osmanlı bir Avrupaya, Avrupa da bir Osmanlıya hamiledir diyordu. Osmanlı Avrupayı doğurdu ama Avrupa Osmanlıya nasıl hamile kalacaktı? Hamlı için birileri telkih için hicret etmeliydi. 
        Yine Avrupanın Kuranı araştıran meşhur hatipleri ve Amerikanın hak dini araştıran cemiyetlerine hakiki İslamı ve İslamdaki hakikatı efaliyle kim gösterecek ve kavuştu racaktı?
         Allah, zalim, fasık, facir, fettan biriyle de dine hizmet ettirir mi? ettirir. Ama herkesin ameli niyetine göre değerlenir, muamele görür.
         Zalim bir Tiran geldi..mevcut kurumlara el koydu, kapattı. Adanmış ruhlara zulmetti bir kısmını Yusufiyele re mahkum etti..tarihin hiçbir döneminde görülmedik türlü türlü işkencelere tabi tuttu, hap setti..bir kısmını cebren yurdundan yuvasından etti, gurbetlere ve hicretlere maruz bıraktı..Kadere göre ise bahar ve yaz yerini kışın soğuk ayazlarına bırakıyordu..Ama her kıştan sonra bir baharın ve  her geceden sonra da bir neharin unutulma ması da gerekiyordu..
         Her kış önceki baharın sonudur ama gelen baharın da başlangıcıdır.
         Yapılan zulum, işgal ve hak hukuk ihlalleri kurumların bu güne kadar dünyaya duyuramadığını duyurdu..ortada büyük bir zulum vardı ama hizmetin duyulması ve tanınmasına büyük katkısı oldu..Dünya çapında hizmete merak uyandırdı..hem büyüğümüzün, hem de hizmetin araştırılmasına ve tanınmasına sebep oldu..dünyacaünlü yazılı ve görsel medya kuruluşları büyüğümüzün açıklamalarını ve hizmeti birinci ağızdan dünyaya duyurdular..
         Kader ya bankaları kapattırdı. bütün sermaye dünyasının dikkatini çekti..
         Okul, dersane, yurt yuvaları gasb etti, kapattı. eğitim dünyasının merakını tetikledi, ilgisini çekti ve zulmünü duyurdu. 
         Üniversiteleri kapattı, akademisyenler ve bilim dünya sı yapılanları duydu gördü..Türkiyede neler oluyor denildi
         Medya kuruluşlarını kapattı, gazetecileri tutukladı. Dünyanın özgür basın yayın ve medya kuruluşlarının tepkisini çekti..    
         Yardım kuruluşlarını kapattı. Dünyada ne kadar gönüllü kurum ve kuruluş varsa hepsinin ilgisini uyardı hem hukuksuzluğundan dolayı nefretini sağladı..
          Hasılı bu zulum cevri cefa ve baskı ile kurumlarla elli senede kavuşulmayan yerlere, kesimlere ve kimselere hizmet çok kısa bir sürede kavuştu..yer yer yüz, ikiyüz okul açılsaydı belki bu kadar çabuk, kolay ve hem de mazlum mağdur olarak sesimiz hizmetimiz duyulmazdı buna da kışta zor ve menfi şartlarda hizmet denir..
         Kuran "Çok şey var size göre hoş değil ama onda sizin için hayırlar vardır.. çok şey de vardır hoşunuza gider halbuki onda size kötü lükler vardır."2/216
         Bu sayede insanlığın Evrensel Merakı uyandı..Hizmet, dünyanın görsel ve yazılı medyasında gündem oldu, umarım çok kısa bir sürede herkes araştırıp okuyacak ve namı celili duyacak İnşallah "Merak ilmin hocasıdır" derler ya!.
          Bilemediğimiz belki binlerce hikmetlerini daha sonra hep beraber ibretle seyredeceğiz. Tenkit edenler bu hikmeti anlamasa da İslama fevc fevc dehaletleri görünce acı çeken mazlum, mahkum bacılarımız, kardeşlerimiz ve bir o kadar mağdur ve muhacirinimiz çektiklerine şükredecek belki bir kat daha artsaydı da  bir kişi bile imandan mahrum kalmasaydı diyecekler..
          Herşey zıddıyla bilinir. Bugün de gerçek zıddı olan yalanla ışık karanlıkla, güzellik çirkinlikle biliniyor. Acele etmemeli, sabredip dişimizi sıkmalı hikmetini bilemediği miz hadiselerin neticesini bekle meli, kaderi tenkit ve halimizden şikayet etmemeliyiz. 
         Senaryo devam ediyor, filim henüz bitmedi..oyundaki bazı olumsuz sahneler bazılarımızın ümitsizlik ve karamsarlığına sebep olmasın. Filim icabı bazen kötü rol oyuncusu galip gelebilir. Dava Allahın davası, kimsenin değil..
         Akıllıların aklıyla bugünlere gelinmedi ki akıl vermeleriyle devam etsin..tenkitten çok hikmet aransa daha isabetli olur..akıl araçtır sebeptir, ama herşey değildir..temel de değildir. 
         Mevsim şartlarına göre yapılacakların da farklılığı kimseyi ümitsizlik tereddüte sevk etmesin..Bu işin Banisi hayattadır şükür..elli küsur senedir nasıl başladı ve bu güne nasıl gelindiyse itimadımız olsun Allahın izniyle aynen devam edecektir..bu gün akıl vermeye kalkanlar elli sene önce yoktular..ama hizmet vardı..yarın da onlar yok olacak ama hizmet yine var olacaktır..
         Başını kaldır, kendini sana tanıttırmak isteyen faal ve Kudretli bir Zatın harika işlerine bak!..Sen başıboş olmadığın gibi bu hadiseler de başıboş olamazlar. "Mülk/3 te " Gözünü gezdir, bak bakalım bir bozukluk görebilir misin? buyurulur. Herşeyi Allah yapıyorsa ne gam?
         Milyarca dolar reklam ve masraf yapılsaydı, yüzbinlerce kadro istihdam edilseydi bu derecede hizmet yapılabilir miydi? bilmiyorum Vakıa bunun himmeti parapul değildi, bina arsa değildi. Henüz yeni doğan bebeğin acı, çile ve ızdırabıydı.."Çok uyursam annemi rüyam da görebilir miyim anneanne "deyip uyuyan masum yavrunun rüyasıydı..90lık ihtiyarların hapsi vardı. Başında polis, elleri karyolasına kelepçeli lohusa kadının işkencesi vardı. Dün profesör, dekan, rektör ve holding sahibi olup bu gün lokantalarda bulaşık yıkaması vardı.. çarşı pazarda işportacılık vardı. menfi şartlarda hizmetin himmeti ve gayreti işte buydu artık..
         Yani güzün yapılacaklar ayrı, kış ve baharın ayrı, yaz da bir ayrı. Kışın çiftçi niye oturuyor? denmez..güzün ektiklerinin baharda yeşermesini bekleyene aktif sabrediyor denilir. Kışı görüp herşey bitti gitti, kurudu veya gece olunca eyvah herşey kayboldu denmez kışı bahara, geceyi gündüze değiştiren Allahtır..herşey Onun hıfzındadır..
         Ama bu sayede milyarlar hizmeti duydu, araştırdı gördü, bildi ve sevdi...
         Hem hukuksuzluk karşısında hizmetin haklılığını öğrendi,
         Hem yalan ve iftiralar karşısında hizmet insanının samimiyet ve sadakatını öğrendi, 
          Hırsızlık ve yolsuzluk karşısında adanmışların yardan serden geçişini başkası yaşasın diye yaşama aşkını, fedakarlık ve adanmışlığını öğrendi,          
          Hem anarşi terörle itham edenler karşısında sulh ve barışı tem sil etmekle anarşist ve teröristin kendisi olduğu bilindi..
          Hem üçyüz senedir müslümanlar ekonomi, eğitim, sulh ve em niyet, teknik teknoloji, fen bilimleri dalında dünya medeniyetine hiç bir katkıda bulunmadı.. buna karşılık hizmet bu dallarda katkılarıyla dünyanın dikkatini çekti..insanlık çocuklarına verilen hizmeti gördü.
          Hem kıtalararası ticaret bağlarını kurarak, dünyada açılan okulların mezunlarıyla lojistik alt yapı desteğini tüm idareci ve siyasiler gördüler ve devletler bundan yararlandılar..
          Dünyaya farklı din dil renk ırk ve desenlerine rağmen birbirlerini kendi konumunda kabul edip beraber birarada yaşayabileceklerini, dil ve kültür olimpiyatların da 50/60 m karelik bir sahnede kucaklaş mayı, sarmaş dolaş olmayı ve ayrılırken de ağlamayı öğretti..
          Dünya insanlığı hizmeti sevdi bağrına bastı, sahip çıktı..dünyaya göre bir köy muhtarlığı kadar cirmi ve cismi olanlar varsın görmesin sevmesin!.
     
    TAKDİRİ HÜDA KUVVE-İ B ZÛ İLE DÖNMEZ
    BİR ŞEM’A Kİ MEVL  YAKA ÖFLEMEKLE SÖNMEZ
                                                                            Z.Paşa
    Bahattin Karataş


    04 Eyl 2017 13:30
    YAZARIN SON YAZILARI