Yemlihalar Çarşıya Yöneldi

Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

03 Ağu 2020 11:31
  • Hadis olarak rivayet edilmektedir ki: “Arşın altında Allah’ın nice hazineleri  vardır ki, onların anahtarları şairlerin dilleridir.” Edebiyat üstadlarımızdan, ilham ve sünuhata  mazharı olduğuna inandığım Sezai Karakoç Beyin “Gül Muştusu”  kitabından müjdelerle dolu  bazı mısraları aktarmak istiyorum:

    Göğsünü aç GÜL habercisi  bu doğuluya
    Gözle görünmez doğulu sabah rüzgarında 
    * * *
    Kabirleri yara yara 
    Ulaş toprağın ötesindeki
    GÜL  lâmbasına
    Dedenin yaktığı lâmbalar ki,
    Biriktirilmiş at terlerinden fitilleri
    Hey bağrı at sağrısına yapışık doğan
    At dediğin de ne?
    Baharda bulut içinde lâcivert bir gölge mi?
    * * *
    Bahar gelmiş gülü zorlamada 
    Bulutun içinde gülün özü döğülmede 
    Sonra bir yağmurla 
    Ufak bir esintiyle 
    Dökülecek bahçelerin üstüne 
    * * *
    Kerpiçte bir değişme var
    Ölü tozunda bir doğrulma
    Tüyleniyor mezar taşları
    Sızıyor saçaklardan kiremit kanı
    Oluklardan akıyor
    Dökülmüş çiçek tozlarıyla bulanmış su
    Arılar arılar içeceğiniz su, bu su
    * * *
    Yaratılışa dönmüşümdür baharla
    İlk yaratılışa
    Gül saçarım düşmanıma bile 
    * * *
    Kuzuların doğması nasıl beklenirse o ülkede
    Güllerin açması da öyle beklenir gün doğmadan önce 
    Bahar yağmurları böyle güllere gebe 
    İner gök yüzünden bahçelere
    * * *
    Baharın salavatı güller
    Yeryüzüne gelerek sabahları
    Yataklara dökülerek
    AŞK  ezanını okurlar gençlere
    * * *
    Zengindir gülleriyle bu ülke herşeyden önce 
    Kırk yıl öteye gitseler de 
    Bu yerliler
    Gül açar gül kapanır boyuna gönüllerinde 
    Yaşlısıyla genciyle GÜL  Taşırlar dünyanın bütün ülkelerine
    * * *
    Gül gelecek
    Kıymaet demek gülün geri gelişi demek
    GÜL, peygamber muştusu, peygamber sesi
    Doğunun açılan alın yazısı
    Yırtılan kalbimin çile çiçeği
    * * *
    Sen engel olmazsan kış atlısı
    Bahar gelince gülün açılışına 
    Karanlık kılıçların kırılır bir aydınlıkta
    * * *
    Ölülerin üstüne dikilen güller
    Onları diriltmeye yeter 
    Yeter ki, insanın canını yeşertecek
    Yaradılış baharının soluğu üfürülsün yüceden 
    * * *
    İşte uyandık kınama bizi güneş adamı
    Uyandık Ashab-ı Kehf gibi
    Güllerin açılma vakti
    Ağacağız kente şimdi
    * * *
    Üstad Sezai Beyin dediği gibi
    Yemlihalar çoktan pazara indi
    Dirilişin canlı delilleri
    Bizzat kendileri
    Ellerinde tutarak
    Kur’an gibi bir mucizeyi
    Ve onun çağımıza bakan tefsirlerini… 

    Abdullah Aymaz 
    03 Ağu 2020 11:31
    YAZARIN SON YAZILARI