Bizim sadece üç düşmanımız var...

Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

28 May 2018 10:52
  • Biliyoruz ki, Birleşmiş Milletlerin 17 maddelik, “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” var. Bunlardan: 
    Birincisi: Yoksulluğa Son: Yani yoksulluğun her biçiminin ortadan kaldırılması. Günümüzde dünya genelinde 800 milyondan fazla insan günde 1,25 ABD dolarından daha az gelirle geçinmeye çalışıyor. 
    İkincisi: Açlığa Son: 2014 yılı itibariyle 795 milyon insanın yetersiz beslendiği tahmin ediliyor. Afrika’da her dört insandan biri aç… Mücadele gerekiyor.
    Üçüncüsü: Sağlıklı Bireyler: Her yıl 6 milyondan fazla çocuk, beş yaş günlerini göremeden ölüyor. Her gün yüzlerce kadın, hamilelik veya doğumla bağlantılı komplikasyonlar sebebiyle hayatını kaybediyor.
    Dördüncüsü: Nitelikli Eğitim: Dünyada cehâlet maalesef hâlâ yaygın vaziyette… Bundan kurtulma hedefi 2030 yılına kadar bütün kız ve erkek çocuklarının ücretsiz ilköğretim ve ortaöğretimini tamamlamasını sağlayacak şekildedir. Ayrıca, uygun maliyetli meslekî eğitimine eşit erişim sağlamak, toplumsal cinsiyet ve varlık eşitsizliklerini ortadan kaldırmak da hedefler arasındadır.
    Beşincisi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Cinsel şiddet ve istismar, ücretsiz bakım ve ev işlerinin eşitsiz bölüşümü ve kamu görevlerinde ayrımcılık hala en büyük engel teşkil etmektedir.
    Altıncısı: Temiz Su ve Sağlık Şartları: Su kıtlığı, dünya genelinde insanların % 40’tan fazlasını etkilemektedir. 2011 yılında 41 ülkede su sıkıntısı yaşanmıştır. Bunların on tanesinde ise temiz su kaynakları tükenmek üzeredir. 
    Yedincisi: Erişilebilir ve Temiz Enerji: 2030 yılına kadar erişilebilir enerjiye herkesin kavuşmasını sağlamak için güneş, rüzgar ve termal gibi temiz enerji kaynaklarına yatırım yapmak gerekiyor.
    Sekizincisi: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme: Küresel ekonomi düzelmeye devam ederken büyümenin daha yavaş olduğunu, eşitsizliklerin arttığını, iş imkânlarının ise, büyüyen iş gücü ile aynı oranda artmadığını görüyoruz.
    Dokuzuncusu: Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı: Sürdürülebilir endüstrilerin desteklenmesi ve bilimsel araştırma ve yeniliğe yatırım yapılması, sürdürülebilir kalkınmayı mümkün kılan önemli yollardır. 
    Onuncusu: Eşitsizliklerin Azaltılması: Gelir eşitsizliğinin artıyor olduğu, en zengin % 10’luk kitlenin, toplam küresel gelirin %40’ını elde ettiği ispatlanmıştır
    On Birincisi: Sürdürülebilir Şehir ve Yaşayış Alanları: Dünya nüfusunun yarıdan fazlası artık şehirlerde yaşıyor. 2050 yılına kadar bu rakamın 6,5 milyar, yani dünya nüfusunun üçte ikisi olacağı tahmin edilmektedir. Aşırı yoksulluk genellikle şehirlerde yoğunlaşmaktadır.
    On İkincisi: Sorumlu Üretim ve Tüketim: Dünya genelinde en büyük su tüketicisi tarımdır ve zirâî sulama, insanların kullandığı bütün taze suların yaklaşık %70’ini buluyor. Ortak doğal kaynaklarımızın verimli yönetimi ve zehirli atık ve kirleticileri bertaraf  etme biçimi de bu hedefe ulaşmada önemli hedeflerdendi…
    On Üçüncüsü: İklim Eylemi. Sera  gazı emisyonları artmaya devam ediyor ve şu anda, 1990 yılındaki seviyeye göre %50 artmış durumdadır. Küresel ısınma, insanların hayatın, ciddi ölçüde etkiliyor. Harekete geçmek gerekiyor. 
    On Dördüncüsü: Sudaki Hayat. Sanayi devriminin başlangıcından bu yana, okyanus asitlenmesinde %26 artış bulunmaktadır. Büyük bir kısmı karada yerleşik kaynaklardan gelen deniz kirliliği kaygı verici seviyeye ulaşmıştır; okyanusun her kilometre karesinde ortalama 13 bin parça plastik atık bulunmaktadır.
    On Beşincisi: Karasal Hayat: Besin kaynaklarının %80 bitkilerden sağlanmaktadır. Ama ekilebilir arazilerin kaybı tarihî oranların 30 ila 35 misline ulaşmıştır. Kuraklık ve çölleşme artmaktadır…
    On Altıncısı: Barış ve Adalet: Dünyanın bazı bölgelerinde bitmek bilmeyen çatışma ve şiddet sarmalı var. Çatışmaların olduğu veya hukukun üstünlüğünün olmadığı yerlerde cinsel şiddet, suç, istismar ve işkence de yaygındır… En çok risk altında olanlarında korunması için de önlem almak gerekir.
    On Yedincisi: Hedefler İçin Ortaklıklar: Hedefler, bütün hedefleri başarmak üzere ulusal planları desteklemek suretiyle Kuzey-Güney ve Güney-Güney işbirliğini artırma gayesini güdüyor. Uluslararası cesaretin geliştirilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin ticaretinin ihracatını artırmalarına destek verilmesi, âdil ve açık, herkesin faydasına olan, evrensel kurallara dayalı ve hakkaniyetli bir ticaret sistemini oluşturmanın  unsurlarıdır…
    Görüldüğü gibi problemler tesbit edilmiş ve bütün bunlara karşı Birleşmiş Milletlerin ilgili bölümleri de 17 maddelik Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle çare aramakta, imkânlar sunmaya gayret etmektedirler… 
    Şimdi biz Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin en az 110 sene önce onun ortaya koyduğu teşhise ve sunduğu reçeteye bakıyoruz, onun çok erken bu problemlerin farkına vardığını ve çareleri de sunduğunu görüyoruz… O, “Bizim düşmanlarımız, CEHÂLET, FAKİRLİK  ve İHTİLAF (Çatışmalar ve kavgalar)” diyor. Şimdi bu on yedi meselenin de bu üç büyük düşmanın türevlerinden ibaret olduğunu görüyoruz. Buna karşı en büyük silah olarak EĞİTİMİ ortaya atıyor. Yani kalb ve vicdanları besleyen dini ilimlerle kafa ve beyinleri besleyen fennî teknik bilimleri beraber okutmaya çare olarak gösteriyor. Sonra da sanat, ticaret ve meslekler üzerine say ve gayreti esas alıyor. Van’da Diyarbakır’da ve o bölgelerin ana merkezlerinde bu anlayışta okulların açılması için gayret sarfediyor. 

    28 May 2018 10:52
    YAZARIN SON YAZILARI