Ver ihaleyi, al arabayı

Sayıştay, bazı bürokratların ihale şartnamelerine konulan ek maddelerle makam aracı sahibi olduklarını tespit etti. İhale verilen şirketlere araç aldırılmasının suistimale açık ve kanunlara aykırı olduğunu kaydetti.

Ver ihaleyi, al arabayı

Makam araçları uzun süredir Türkiye’nin gündeminde. Devlete ve devletin hissesi bulunan şirketlere araç alımı Taşıt Kanunu’na göre yapılıyor. 

Yasada özel araç tahsis edilecek makamlar oldukça sınırlı. Ancak sermayesinde kamu payı bulunan şirket ve iştiraklerinde görev yapan bürokratlar, ilginç bir yöntemle makam aracı sahibi oluyor. 

İhale şartnamesine konulan ‘özel durumlar’ veya ‘diğer hususlar’ başlığı altındaki ek madde ile ‘idare tarafından kullanılmak üzere sıfır kilometre araç alınması’ isteniyor. 

Bu yöntem Sayıştay denetimine takıldı. TOKİ’ye 165, TCDD’ye de 363 araç alındığını tespit eden Sayıştay, denetim olmadığı için bu araçların devlet hizmetinde mi yoksa özel amaçla mı kullanıldığının bilinemediğini raporladı. Suistimale açık bu yöntemle alınan araçların faturasının da dolaylı olarak ilgili kuruma çıkarıldığı vurgulandı.

Yıllık 150 milyar liraya ulaşan kamu ihale pastasından işadamları kadar bürokratlar da nemalanıyor. 

Orta seviyede yönetici olarak görev yapan pek çok bürokrat, ihalelere konulan özel maddeler ile böyle bir hak tanınmamasına rağmen ‘makam aracı’na sahip oluyor. 

Resmi verilere göre Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) düzenlediği yapım ihalelerini kazanan firmalar, İdare’ye 117’si ithal, 165 adet sıfır araç teslim etti. 

Bunların 63’ü lüks sınıfına giren 2000 cc motora sahip. Demiryolu yapım ihalelerini kazanan firmalar da Devlet Demiryolları’na (TCDD) 1.917’i arazi aracı, 172’si binek otomobil olmak üzere 363 araç aldı. 

Söz konusu iki kamu şirketinin hesaplarını inceleyen Sayıştay, ihaleyi kazanan firmalara araç aldırılmasına itiraz etti. 

‘Yapı İşleri Genel Şartnamesi’nde ihaleyi kazananların idarelere araç alacağına dair bir maddenin bulunmadığını belirten Sayıştay, firmalara araç aldırılmasının doğru olmadığını, devletin ihtiyaç duyduğu araçların hizmet alımı ihalesi düzenlenerek ayrıca alınması gerektiğini kaydetti. 

Ayrıca ‘şantiyelerde kullanılmak’ amacıyla temin edilen araçların başlangıçta üst düzey personele, daha sonra da giderek yaygınlaştırılmak suretiyle daha alt seviyedeki personele tahsis edildiğinin dikkat çektiğini vurguladı. 

237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olmayan bu araçların kullanımına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmaması sebebiyle araçların kullanımlarının tamamen tahsis edildiği birim amirlerinin inisiyatiflerine bırakıldığına dikkat çekti. Bu uygulamanın istismara açık olduğunu belirtti.

‘MALİYETE YANSITIRLAR’

TOKİ’nin düzenlediği yapım ihale sözleşmelerinin ekinde yer alan Özel İdari ve Teknik Şartnameler kısmına, “Yüklenici idarenin kullanımı için 1 adet sıfır kilometre binek otomobili yakıt ve kasko, sigorta vergi ve tüm masrafları kendisine ait olmak üzere tahsis edecektir.” maddesi yer alıyor. 

Sayıştay, ihaleyi alan firmaların TOKİ’ye teslim ettiği araçların hem satın alma maliyetini hem de yakıt ve diğer tüm masraflarını teklif fiyatlarına yansıtacağını, dolayısıyla bu maliyetlerin yine TOKİ’nin kasasından çıkacağını vurguladı. 

TCDD’de de Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nde bedelsiz olarak ve sözleşme süresince bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, araç tahsis edilmesine yönelik bir husus yer almadığı halde imzalanan sözleşmeler kapsamında 172’si binek olmak üzere 363 araç ihaleyi kazanan firmalar tarafından TCDD’ye tahsis edildi. 

Geçici olarak verilen araçların genel müdürlük ve bölge müdürlüklerinin çeşitli birimlerde görevli mühendislere tahsisleri yapıldı. Sayıştay, bu uygulamanın iyi kontrol edilemediği takdirde istismara açık bir nitelik arz ettiğini kaydetti. TCDD’nin ihtiyaç duyduğu araçları ilgili kanun ve mevzuat çerçevesinde hizmet alımı yoluyla temin etmesi gerektiğini belirtti.

<< Önceki Haber Ver ihaleyi, al arabayı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER