Sırrı Süreyya Önder: Kobani iddianamesi, AKP’yi yargılamak için ön iddianamedir

Yeşil Sol Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, kendisinin de yargılandığı Kobani davası iddianamesinin AKP içindeki “iktidar kavgalarının” yansıması olduğunu savundu.

SHABER3.COM

Önder, “Kobani iddianamesi, AKP’yi ileride yargılamak isteyenler bakımından bir ön iddianame niteliğindedir. Eğer buna mahkeme uyarsa, dönemin muhatabımız olan tüm bakanlar, Bekir Bozdağ, Sadullah Ergin, Efkan Ala, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ilgili bürokratlar, esas fail olarak yargılanacak” görüşünü dile getirdi.

Sırrı Süreyya Önder, Yeşil Sol Parti Hukuk Komisyonu’ndan avukatlarla birlikte, Kobani davası süreci ve geldiği noktaya ilişkin TBMM’de gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi, soruları yanıtladı.

Kobane Davası’nın son duruşmasında savunma yapmadığına işaret eden Önder, Meclis Başkanvekili ve milletvekili olmasına karşın, kendisine yönelik adli tedbir uygulandığını söyledi.

Önder, “‘Artık bunlar bir şey yapmışlar ki yargılanıyorlar’ bahsi bile geride kaldı. Yargı iktidarın hükmetme aracı haline geldi. Bu yargıçları evlatları bile mahcubiyetle, anıyorlar, yadsıyorlar" diye konuştu.

‘Mahkeme uyarsa, bakanlar, Erdoğan, esas fail olarak yargılanacak’

Kobani iddianamesinin, “AKP içi iktidar kavgalarının” yansıması olduğuna işaret eden Önder şu görüşleri dile getirdi:

“Kobane iddianamesi, ileride AKP'yi yargılamak isteyenler bakımından bir ön iddianamedir. AKP içi iktidar kavgalarında çözüm sürecine muhalif olan kesim, bu iddianameyle onları yargılatmanın ya da tasfiye etmenin ilk adımını atıyorlar.

“İddianameyi okuyun, çözüm süreci faaliyetleri kriminalize ediliyor, suç olarak değerlendiriliyor. Eğer buna mahkeme uyarsa, döneminde muhatabımız olan tüm bakanlar; Bekir Bozdağ, Sadullah Ergin, Efkan Ala, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ilgili bürokratlar, esas fail olarak yargılanacak.

“Çözüm süreci için getirilen çerçeve yasa var. Bu süreçte yer alan şahıslara yargı bağışıklığı sağlamak amacıyla hazırlandı. Yönetmeliği çıkarılmayarak, kadük edildi o yasa. Kendi elleriyle o yasayı imha ettiler. Bizi siyaseten imha etmek isteyen anlayışta, bu denklemi çözecek zeka yok. Tümü ahmak, tümü alık, tümü kategorik karşıtlık üzerinden, Kürt düşmanlığı üzerinden kendi iplerini yağlamakla meşguller.”

Mahkemede bu görüşü sıkça dile getirince, mahkeme heyetinin kendilerine, “Size bundan değil de, belki üyelik ya da yöneticilikten ceza veririz, her ihtimale karşı savunmasını yapanlar, bu konuda da savunmasını yapsınlar” dediğini anlatan Önder, “Bunca senelik kıdemli sanığım ama ben ‘her ihtimale karşı savunma’ diye bir şeyi ömrümde görmediğimi söyledim” dedi.

‘6-8 Ekim’i Efkan Ala’nın odasında geçirdik’

Önder, 6-8 Ekim Kobani eylemleri dönemindeki gerginliği önlemek için gösterdikleri çabaya, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın tanık olduğuna dikkat çekti:

“O iki günü orada onu odasında geçirdik. Gelmekte olanı görüyorduk ve engellemek için iki gün mesai yürüttük. Rahmetli değil, hala hayatta. Çıksın öyle olmadı desin! Efkan Ala, Mahkemeye çıkaramıyorsanız dışarıdan demeç versinler. Sırrı yalan söylüyor demeseler de olur. Eğer onun anlattığı gibi olmadı desinler çıkıp kamuoyundan özür dileyeceğim, savunma yapmayacağım.

“Orada iktidar içi bir savaş var. Bu konuda kamuoyu yeterli duyarlılığı göstermiyor. Bu çember herkesi içine alacak bir karakter taşıyor.”

Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonlarına ilişkin soru üzerine de Önder, Türkiye’nin uzun zamandır bölgesel bir güç olmaya çalıştığına işaret etti.

Ülkede ne zaman seçime gidilse “beka” söyleminin dolaşıma sokulduğunu kaydeden Önder, “Biliyoruz ki test edilemeyen güç, güç değildir. İktidarın iddiası bölgede kabul görmeyince, bu söz karşılık bulmayınca askeri müdahale bulma çabasıdır” görüşünü savundu.

‘Partisinin Sezgin Tanrıkulu’nun arkasında durmaktan ödü kopuyor’

İktidarın, güç savaşlarını Kürtlerin iradesi, demokratik hakları üzerinden yaptığını savunan Önder, muhalefetin de iktidarın bu alandaki “hegemonyasına ayak uydurduğunu” savundu.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik sözleri nedeniyle hakkında fezleke düzenlenmesini buna örnek gösteren Önder, “Kendi partisinin bile Tanrıkulu’nun arkasında durmaktan ödü kopuyor” görüşünü dile getirdi.

‘Yeni anayasa tartışmalarına kapalı değiliz’
İktidar partisinin “yeni anayasa” çağrılarına ilişkin partisinin tutumunun sorulması üzerine de Önder, bu konuya kapalı olmadıklarını söyledi:

“Bu ülkede bir yeni anayasaya ihtiyaç varsa, Kürt meselesi bu ihtiyacın en önemli başlıklarındandır. Fakat Kürt melesine dair anadilde eğitim, ulusal demokrat kimliğinin geliştirilmesi gibi bunlardan herhangi bir konuda teklifte bulunursan, 16 yıllık bir fezleke sizi bekliyor olacak.

“Yeni bir anayasa tartışmasına kapalı değiliz. Bunun için konuşmak, önerileri söylemek lazım. Sadece siyasi parti temsilcileri ile görüşerek olmaz. Değişik zemin ve platformlarda tartışılmalıdır. Öncelikle memlekette yurttaşın ne istediğimi söylenildiği, ceza tehdidinin ortadan kaldırıldığı bir düzem hazırlayın.”
<< Önceki Haber Sırrı Süreyya Önder: Kobani iddianamesi, AKP’yi yargılamak... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER