Saray'ın en gözde bürokratlarından birinin kellesi neden gitti...

Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın gözde bürokratlarından Mehmet Bostan azledilmesinin arkasında neler yatıyor?

SHABER3.COM

Ekonomist Semih Ardıç TR724.com'daki yazısında Saray'daki Varlık Fonu kavgasını yazdı. 

Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) Kurulduğu ilk günden itibaren ‘Paralel Hazine’ ya da ‘Yokluk Fonu’ diyorum. (http://www.tr724.com/hazineden-mal-kacirmak-analiz-semih-ardic/) Sadece göz boyamak ve elde avuçta kalan son kamu varlıklarını Sayıştay teftişinden muaf tutmak maksadıyla atılan bu adımın memleket menfaatine olmayacağını belirtmiştim. Nitekim ilk düğme hatalı iliklenmişti ve bu içi boş hamle ile Türkiye’nin yüksek tutarda döviz kazanması mümkün değildi.

Paralel Hazine’de bir sene bile dolmadan Başkan Mehmet Bostan azledildi. Bostan’ın bu kadar kısa müddette gönderileceğine kimse ihtimal vermiyordu. Zira Bostan, Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın gözde bürokratlarından biriydi.

ERDOĞAN, BOSTAN’DAN UMDUĞUNU BULAMADI

Güneş Sigorta genel müdür muavinliğinden Vakıf Emeklilik’in başına geçtiğinde yıldızı parlamaya başlamıştı. Abone sayısı 33 milyonu bulan cep telefonu işletmecisi Turkcell’in Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından idare edilmeye başlandığı 2013’te yönetim kuruluna hükûmet komiseri olarak atanan beş isimden biri olmuştu.

Vakıf Emeklilik ve Turkcell bir müddet bir arada gitti. 27 Şubat 2016’da da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na terfi etti. 7 Şubat 2017’de bizzat Erdoğan’ın talimatı ile tesis edilen TVF’ye tayin edildi. Oysa Türkiye’nin böyle bir fonu kuracak ne döviz fazlası ne de yüksek kredi notu vardı.

ALMAN DOSTLARI TELEFONLARA ÇIKMIYORDU

Erdoğan, Bostan’ın bütün bu eksilere rağmen hariçten dolar bulacağından emindi. Bostan kariyerinin başlarında Alman Dresdner Bank AG Türkiye’de tam da bu işlere imza atmıştı. O gün hür teşebbüse temin ettiği kaynakları şimdi Saray için bulacaktı. Amma velakin olmadı. Ne Türkiye o günlerdeki gibi muteberdi ne de Erdoğan. Aynı husus Bostan için de cariydi. Bu yüzden iş bitirici, paraya yön veren Alman ve Amerikalı dostları artık Bostan’ın telefonlarına cevap vermiyordu.

DÖVİZ AÇIĞI VARSA FON NE İŞE YARAR?

Erdoğan, başkanlık seçimine kadar ihtiyaç duyacağı paranın bir kısmını Paralel Hazine’yi kefil göstererek temin edecekti. Faizler yüzde 20’ye tırmanınca akıllarına geldi bu model. Demokrasi ve hukuk ihlalleri arttığı için Avrupa bankaları eskisi kadar borç vermeyince mecburen dümeni Körfez’e kırdılar.

Paralel Hazine çatısı altında ‘İslamî Finans’ diye tarif edilen faizsiz fonlar kurulacak, bu fonların ihraç ettiği menkul kıymetler, kira sertifikaları Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Körfez’in petrol zengini devletleri tarafından havada kapışılacaktı.

KATAR’A ABLUKA VE GELMEYEN PARALAR

Saray’daki hesap buydu. Oysa fonun böyle bir kapasitesi hiç yoktu, olmayacaktı da. Haziran’da S. Arabistan öncülüğünde Katar’a malî tecrit kararı alınması ise fonun kapasitesi olsa bile bunu da manasız hale getirmişti.

Dünyada döviz fazlası olan devletler varlık fonu tesis ediyor. Bütçeniz fazla verecek, döviz açığınız olmayacak ki eldeki fazlalığı fon vasıtasıyla efektif hale getirebilesiniz. Türkiye’nin bütçe açığı bu sene 30 milyar lirayı geçecek. Cari açık da 40 milyar dolara yaklaşacak. Cari açık veren, bütçe açığını bir türlü kapatamayan, üstelik 420 milyar dolar borcu olan bir ekonomide fon kursanız da o fona kimse itibar etmez.

LÜKS MAKAM ARABALARI, BOL SIFIRLI MAAŞLAR

Fon borç bulamasa da en azından devraldığı kamu iktisadî teşekküllerinin nakit fazlasını Saray’ın emrine amade kılacaktı. Saray’ın arzusu bu minvaldeydi. Bunun için fona Bostan gibi Erdoğan’a yakın isimlerden Yiğit Bulut, Himmet Karadağ, Kerem Alkin ve Oral Erdoğan tayin edildi. Hepsi layüsel ilan edildi. Bol sıfırlı maaşları bile devlet sırrı sayıldı. Her bir üyeye lüks araba tahsis edildi.

Kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen Saray aylardır icraat göremeyince Bostan’ı feda etti. Erdoğan’ın şu sözleri olup bitenler hakkında hayli fikir veriyor: “Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan bir süreç olmadı. Varlık Fonu’nun bağlı olduğu Sayın Başbakan’dır. Cumhurbaşkanı olarak benimle herhangi bir bağlantısı yoktur ama biz bunları istişaresini yaparak bu konuda kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, böyle yürümeyeceğine karar verdik. Sayın Başbakan da bu konuda adımını attı, ‘hayırlı olsun’ diyeceğiz. Varlık Fonu’nu bizim yeniden bir reorganize etmemiz şart.”

KÜÇÜK HESAPLAR BUNLAR

Yazılıp çizildiği gibi Başbakan Binali Yıldırım’ın damat Berat Albayrak’a gol attığı falan da yok. Yine küçük hesaplarla hareket edildi. Başbakan Binali Yıldırım’ın Saray’dan habersiz paralel Hazine’nin başındaki ismi tek başına gönderdiği kulağa hiç inandırıcı gelmiyor. Yıldırım, Erdoğan’a rağmen değil böyle bir değişiklik yapmak 500 metrekare arsa bile satamaz.



HUKUK ENDEKSİ’NDE 99. SIRADAYIZ

Demokrasi liginde Türkiye’nin imajı yerle bir olmuş… Kredi notu çöpe atılmış… Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 113 devlet arasında 99. sıraya gerilemiş… Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerinin 15 Ekim 2017’de başlayacak Liderler Zirvesi’nde en iyi ihtimalle askıya alınma ihtimali doğmuş… Eski AKP’li bakan Zafer Çağlayan ve eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan hakkında ABD’de yakalama kararı çıkarılmış…

Bütün bunlar bir yana Erdoğan’ın ‘tek adam’ rejimi bir yana. O yolda memleketin istikbalinin kararmasını göze alan bir kadro var artık Ankara’da. Erdoğan 17/25 Aralık 2013’te ortaya saçılan suçları örtbas etmek için ömrünün son demine kadar pedal çevirmeye mecbur. Aksi takdirde devrilir, yere kapaklanır. Pedal çevirirken mabeynindekileri mutlu etmeli.

Bostan’ı tam da bunun için kurtlar sofrasında feda etti. Zira iki hafta evvel Yokluk Fonu’nu kendisine bağlayan Başbakan Binali Yıldırım’ı ve onun adamlarını susturmuş oldu.

GEMİ BATARKEN MİRAS İÇİN KAVGA EDİYORLAR

Evde kalan son gümüşleri paylaşma kavgasında şimdilik Çankaya Köşkü kazançlı çıktı. Kayseri’de iki çocuk babası 45 yaşındaki Haydar Çopur’un 2 bin lira borcunu ödeyemediği için üzerine benzin dökerek kendini ateşe verdiği Türkiye’de yaşananlar akıl sınırlarını zorluyor. Yokluk fonunda miras kavgası var.

Diğer tarafta bin odalı Saray dar geldiği için 300 odalı yeni saray inşa ediliyor. Milletin emaneti KİT’ler iktidarın ulûfe dağıtma vasıtasına dönüştürülüyor. Paralel Hazine ile devlette bütçe birliği ortadan kaldırıldı ve devlet içerisinde bir devlet daha tesis edildi.

İKTİDAR İÇİN YÜZLEŞME VAKTİ

Hâdiselerin hülasası şu ki: Türkiye artık idare edilemiyor. Freni patlamış kamyon yokuş aşağı gidiyor. Hemen herkes halının altına süpürülen ve Yokluk Fonu gibi halktan saklanan meselelerle er ya da geç yüzleşecek. O yüzleşme anı çok ibretlik olacak.

Ekonomiyi suni kredilerle ayakta tutmaya çalışan iktidar, ismini ‘varlık’ koymakla bir fonun varlıklı hale gelmediğini gördü. Telaşla girilen bu yolda başka hatalarda ısrar ediliyor. Sayıştay tamamen devre dışı bırakıldığı için Paralel Hazine’de milletin parasının ne kadar çarçur edildiğini öğrenemeyeceğiz.

VARLIK FONU’NA DEVREDİLEN KURUMLARDAKİ HİSSE DAĞILIMI:

–BOTAŞ: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 4 milyar 150 milyon lira.

–TPAO: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 3 milyar lira.

–Ziraat Bankası: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 5 milyar lira.

–PTT: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 981,5 milyon lira.

–Borsa İstanbul (BIST): Hazine payı yüzde 73,6. Ödenmiş sermaye: 423,2 milyon lira.

–Türksat: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 1 milyar 470 milyon lira.

–Eti Maden: Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 600 milyon lira.

–Çay İşletmeleri (ÇAYKUR): Hazine payı yüzde 100. Ödenmiş sermaye: 1 milyar 490 milyon lira.

–Türk Telekom: Hazine yüzde 6,7. Ödenmiş sermaye: 3 milyar 500 milyon lira.

–Türk Hava Yolları: Hazine payı 49,12. Ödenmiş sermaye: 1 milyar 380 milyon lira.

–Halkbank: Hazine payı yüzde 51,11. Ödenmiş sermeye: 1 milyar 250 milyon lira.

–Milli Piyango ve yarışları: Hazine payı yüzde 100.
<< Önceki Haber Saray'ın en gözde bürokratlarından birinin kellesi neden... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER