Gül: Türk tarihinde soykırım kavramı yok

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türk tarihinde ve kültüründe soykırım kavramı'' olmadığını belirterek, ''Kişiliğimiz böyle değildir ve biz böyle bir şey yapmadık'' dedi.


Gül, 5 Kasım Pazartesi günü, İsrail'de yayınlanan ''Maariv'' gazetesinin yazarı Ben Caspit'e verdiği mülakatta, Türkiye ve Ortadoğu'daki gelişmeler ile bazı konulara ilişkin soruları Türkçe olarak yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin mülakat gazetenin dünkü sayısında yer aldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yöneltilen sorular ve verilen yanıtlar şöyle: Soru: Esad ile birçok kez biraraya geldiniz. Son olarak da kendisini bu Köşkte ağırladınız. Mart ayında Olmert, Esad'ın İsrail ile barış konusundaki niyetlerinin ciddi olup olmadığını öğrenmenizi rica etti. Esad'ın gerçekten barış istediği kanısına mı vardınız, yoksa sadece konumunu güçlendirmeyi mi amaçlıyor? Gül: ''Esad'ın barış konusunda samimi olduğunu düşünüyorum.'' Soru: İsrail'in Suriye'ye düzenlediği operasyonu ve Türkiye'nin hava sahasına girilmesini nasıl karşıladınız? Olmert'in özrünü kabul ettiniz mi? Bu sizi tatmin etti mi? Gül: ''Özür biraz gecikti ama sonunda gelmesi iyi oldu. Dost bir ülkeye ait uçakların hava sahamıza girmesi açıklama gerektiren bir durum. Hava sahamıza izinsiz ve habersiz girilmesinin büyük bir hata olduğunu düşünüyorum. Bu basit bir konu değildir ama bizim açımızdan özür kabul edildi ve konu kapandı.'' Soru: Orada ne olup bittiğini biliyor musunuz? İsrail, Suriye'de nereyi hedef aldı? Gül: ''Biz kendi hava sahamızın ihlali ile ilgilendik, Suriye'ninki ile değil.'' ERMENİ ÇEVRELERİNİN İDDİALARI Soru: İsrail'in ABD Kongresi'nin gündemindeki Ermeni karar tasarısıyla ilgili desteğinden memnun musunuz? Gül: ''Peres ve Olmert'in bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz. ABD'deki bazı Yahudi kuruluşlarının ve Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Tom Tom Lantos'un davranışlarından hayal kırıklığı duyduk. Bunu kendilerinden beklemiyorduk. Sorunun gündemden düşeceğini ümit ediyoruz.'' Soru: Ermeni halkının savaş sırasında sürgüne gönderildiği ve bu sırada bir milyondan fazla insanın öldüğüne dair kanıtlar var. Bu soykırım değil de nedir? Acaba kabullenip özür dileseniz daha mı iyi olur? Gül: ''Bu doğru değil. Türk tarihinde ve kültüründe soykırım kavramı yoktur. Kişiliğimiz böyle değildir ve biz böyle bir şey yapmadık. Sizin bunu herkesten iyi bilmeniz gerekir. İspanya'dan kovulmalarından sonra Yahudiler dünyanın her bir tarafına dağılmışlardı. Avrupa'ya kaçanların akıbeti malum. Nazi soykırımında yok oldular. Osmanlı İmparatorluğu'na sığınanlara ise hiçbir zarar gelmedi. Barış, refah ve güven içinde yaşadılar. Bunu herkes biliyor. Sadece Yahudilere değil, azınlıkların tümüne aynı şekilde davrandık. Osmanlı İmparatorluğu'nda herkese adil ve hoşgörülü davranıldı. Bu tarihsel bir gerçektir. Kudüs'ü yönettiğimiz dönemde şehirde üç din arasında sükunet ve uyum vardı. Türk halkının başka halkları yok etmek gibi bir sicili yoktur. Bahis konusu olan savaş, zor bir savaştı. Bazı olaylar yaşandı ve çeşitli önlemler almak gerekti. Ama soykırım olmadı.'' ''KUZEY IRAK'A OPERASYON NE KADAR YAKIN?'' Soru: PKK terör kamplarına karşı ön]em almak için Kuzey Irak'a gireceğinizi söylüyorsunuz. Bu operasyon ne kadar yakın? Gül: ''Türkiye başka bir ülkenin topraklarını ele geçirme niyetinde değil. Irak'ın bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyuyoruz. Uzun zamandır terörle mücadele veriyoruz. PKK terörü bizim topraklarımızda, ülke sınırları içinde başlamıştı ve ne yazık ki Irak'taki merkezi yönetimin zayıf konumundan dolayı teröristler orada odaklandı ve şimdi bize oradan zarar veriyorlar. Bu nedenle mücadeleyi sadece Türkiye sınırları içinde değil, teröristlerin geldikleri yerlerde yürütmek zorundayız.'' Soru: İsrail'in Kürt bölücülere yardım sağladığı yolunda iddialar ortaya atıldı. Buna inanıyor musunuz? Gül: ''Türkiye'de bu konuda birçok basın haberi çıktı. İsrail hükümeti iddiaları kesinlikle yalanladı.'' Soru: İsrail hükümetine inanıyor musunuz? Gül: ''Evet. Biz, terörle mücadele üzerinde odaklanıyoruz. Teröre karşı, bulunduğu üslerde önlem almak zorunda kalabiliriz. Irak terörden büyük zarar görüyor ama henüz teröre karşı gerçek bir mücadele verme imkanına sahip değil. Görevimiz bize zarar veren terörle mücadele etmektir ve bunu gerektiği sürece devam ettireceğiz.'' ''İSRAİL'E YÖNELİK ŞİDDET VE SALDIRILARI TASVİP ETMİYORUZ'' Soru: Bu bize yabancı gelmiyor. Biz de, Gazze Şeridi ve Lübnan'da aynı durumdayız. Bizde de sınırlarımız içinde başlayıp, dışarıya yayılan tarafımızdan hiçbir provokasyon olmamasına karşın uluslararası sınırımızdan bizi aralıksız vuran terör sözkonusu. İsrail'in Gazze Şeridi ve güney Lübnan'daki teröre karşı önlem hakkını tanısanız... Gül: ''Bunlar farklı şeyler, biz başka bir halka ait yerleri işgal etmiyoruz. Sınırlarımız uluslararası toplum tarafından tanınıyor. Başka ülkelerin topraklarını kullanan içteki terörle mücadele ediyoruz ama beni yanlış anlamayın. İsrail'e yönelik şiddet ve saldırıları ki buna Kassam saldırıları da dahildir, tasvip etmiyoruz. Buna karşı olduğumuzu her fırsatta açıkça dile getiriyoruz.'' Soru: Lübnan ile aramızdaki sınır uluslararası toplum tarafından tanınmaktadır. Gazze Şeridi'nde de durum böyledir. Neden siz Kuzey Irak'a girebilirken, biz Gazze Şeridi ya da Lübnan'a giremeyelim? Gül: Tekrar söylüyorum; size yönelik, sivillere yönelik eylemler, roket saldırıları, bunların hiçbiri doğru değil. İntihar eylemlerini de sert biçimde kınadık. Soru: Öyleyse saldırganların peşine düşüp, bulundukları topraklara girme hakkımız var mı, yok mu? Gül: Herkesin terörle mücadele etmeye hakkı var. Yine de uluslararası hukuka uygun bir şekilde davranmak gerekir. Örneğin, bizi ele alın. Türkiye, Kuzey Irak'ın tamamını yok edecek, taş üstünde taş bırakmayacak güce sahip. Bu, gücümüzü kullanacağımız anlamına mı gelir? Tabii ki hayır. Uluslararası hukuk çerçevesinde sadece teröre karşı önlem alınmalıdır. Elbette bu hakka sahipsiniz. Soru: Annapolis toplantısına katılacak mısınız? Gül: Resmi olarak bir davet gelmedi ama gelirse elbette katılırız. Gelmemizin doğru ve yararlı olacağına inanıyoruz. Tarafların tümü üzerinde etki sahibi olduğumuz bir bölgesel konumda bulunuyoruz ve bundan istifade etmek lazım. ''BİZ BÖLGEYE NÜKLEER SİLAH SOKULMASINA KARŞIYIZ'' Soru: İran'a baskı yapmak için nüfuzunuzu kallansanız. Ahmedinejad'ın elinde nükleer silah olması size uygun geliyor mu? Gül: Biz bölgeye nükleer silah sokulmasına karşıyız. Tüm bu gelişmeleri yakından ve endişeyle izliyoruz. Nükleer silah istikrara katkı yapmayacak ve kimsenin güvenliğini temin etmeyecektir. Bu konu hakkında İranlılarla temas halindeyiz. Kendileriyle açıkça konuşuyor ve görüşlerimizi söylüyoruz. Diğer taraftan sorunun diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Soru: Ama İranlılar diplomatik bir dille konuşmuyor. İsrail'in yok edilmesinden, haritadan silinmesinden bahsediyor. Türkiye hakkında böyle konuşulup, nükleer silah elde etmeye çalışılsaydı ne hissederdiniz? Gül: Beni yanlış anlamayın. Bu gibi beyanlara kesinlikle karşıyız. İran'ın öncelikle içteki çıkarları hedef alan gereksiz bir üslup kullandığı görüşündeyim. Yanlış bir yaklaşımın sözkonusu olduğunu her fırsatta söylüyorum. Olmert'in yerinde olsaydım tabii ki ben de endişe duyardım. Türkiye hakkında böyle sözler duymaktan memnun olmazdım. İSRAİL İLE OLAN İLİŞKİLER Soru: İsrail ile olan ilişkilerden memnun musunuz? İslami parti iktidara geldiğinde iki ülke arasındaki özel dostluğun sona ereceği söylenmişti. Gül: ''AK Parti İslami bir parti değildir, adalet ve eşitlik partisidir. Ben bu partinin kurucuları arasında yer aldım. Bu parti beş yıldır iktidarda bulunuyor ve bu süre içinde iki ülke arasındaki ilişkiler daha da güçlendi. İlişkileri her alanda geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bakan olarak İsrail'i birçok kez ziyaret ettim. Başbakan Erdoğan'da İsrailli liderlerle sık sık görüşüyor. Şimdi Şimon Peres göreve başlamam dolayısıyla beni kutlamak için buraya geliyor ve bu ziyaretten, Ankara Forumu'nu toplamak ve FY Başkanı Abbas ve Peres ile birlikte görüşmek amacıyla istifade edeceğiz. İki lider de TBMM'ye hitap edecekler. Soru: Olmert'e inanıyor musunuz, barış konusunda samimi olduğunu düşünüyor musunuz? Gül: ''İsrail iç siyasetine girmek istemiyorum. Şimdi barış için önemli bir fırsat mevcut. Bunu anlayıp, gayret göstermek gerekli. Bizim tek isteğimiz bu. Liderlerin hepsi bunu anlıyor ve katılmak istiyor. İyiniyet şart.'' Soru: Hepsinin iyi niyetli olduğuna emin misiniz? Örneğin, Amerikalılar, sizin ileriye götürmek istediğiniz İsrail-Suriye müzakerelerine yıllardır engel oluyor. Gül: ''Başka ülkelere not vermek niyetinde değilim. Ortadoğu'daki gerçekler ortada. Durumun Amerikalıları endişelendirdiğinden eminim. Rice'nin bölgeye hemen her hafta geldiğini ve ne kadar çaba harcadığını görüyorsunuz. Konuya öncelik verdikleri açıkça belli.'' Ben Caspit, yazısında, Türkiye'de seçimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu göreve seçilmeden siyaset dünyasında yer aldığını belirterek, AK Parti'nin iktidardaki uygulamalarına da değindi. AK Parti'nin iktidara geliş sürecindeki yorumlara da değinen Caspit, ''Batı'nın bir kalesinin daha düştüğünden, demokrasinin sona erdiğinden bahsedildi. Bu tahminlerin hepsi boş çıktı. Fiiliyatta tam tersi oldu'' değerlendirmesinde bulundu. Caspit, ''Sürprizler siyasi alanda da devam etti İsrail ile ilişkiler zarar görmedi, aksine gelişti'' yorumunu yaptı.
<< Önceki Haber Gül: Türk tarihinde soykırım kavramı yok Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER