Mustafa Koç Gezi Parkı ile sessizliğini bozdu!

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Gezi Parkı olaylarında Koç Grubu’na yöneltilen eleştirilere ilişkin ilk kez konuştu.

Mustafa Koç Gezi Parkı ile sessizliğini bozdu!

  • İstikrar için kutuplaşmadan endişeliyim. Bertaraf edilmeli
  • Hıçkırık mı öksürük mü tuttu diyeyim artık. Yolda bir taşa mı takıldık.  Enseyi karartmamak lazım.
  • Divan Otelimiz, gayet insani bir yaklaşım sergiledi. Korkunç bir bilgi kirliliği, bir dezenformasyon 
  • Yok olmadı. Zaten kendisi çok yoğundu o dönemde. (Erdoğan'la görüşme talebi)
  • Bundan vazife çıkartan insanlar (molotof atanlar için) tabii ki olmuştur. 
  • Milgem’in iptalinin Gezi’yle ilgisi yok 
  • Suç duyurusunda bulunmak herkesin anayasal hakkı.(28 Şubat soruşturaması)

Koç Grubu olarak hiç istemeden kendilerini olayların ortasında bulduklarını söyleyen Koç, “Gayet insani bir yaklaşım sergilerken hadise başka mecralar tarafından çok çarpıtıldı. Korkunç bir bilgi kirliliği, bir dezenformasyonla sanki teröristlere yataklık ediyormuşuz gibi bir hava estirildi. Biz de bundan müthiş bir üzüntü duyduk” dedi. Türkiye’ de istikrarın çok önemli olduğunu ve bunu savunduklarını söyleyen Koç, “İstikrar için kutuplaşmadan endişeliyim. Bertaraf edilmeli” dedi. 

Yolda bir taşa takıldık 
Geçen yıl Mustafa V. Koç’un gazetecilerle sohbet sırasında kur konusundaki bir iddiayı kaybetmesinden çıkan ve geleneksel hale gelen öğle yemeği, bu kez Nakkaştepe’deki holding merkezinde yapıldı.  Radikal'in haberine göre, CEO Turgay Durak ve Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl’ın da katıldığı yemekte gündemdeki ekonomik ve siyasi konular konuşuldu. Koç, aslında mayıs başında yapılacak olan yemeğin iptal nedenlerini anlattı. Mayısın ortasına kadar baktığınızda Türkiye’de her şey hakikaten gıpta edilecek durumdaydı. Mayıs başı Londra’ya gittiğimizde ne kadar kapı çaldıysak herkes Türkiye’den övgüyle bahsediyordu. İtibarımız yükselen bir trend halindeydi. Hâlâ da öyle. Sonra FED’in açıklamaları geldi. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin neredeyse hepsi kırılganlık gösterdiler. Ama rakamlara baktığımız zaman bizim kırılganlık oranımız diğerlerine nazaran çok daha fazla. Hıçkırık mı öksürük mü tuttu diyeyim artık. Yolda bir taşa mı takıldık, öyle değerlendirmek gerekiyor. Hem siyasi hem özel sektör hem de devlet olarak ona göre yönetmemiz gerektiğini düşünüyorum. Enseyi karartmamak lazım.” 

Korkunç bir bilgi kirliliği 
Bu sıkıntı sürerken mayıs sonunda ise hiç beklenmedik şekilde Gezi olaylarının patlak verdiğini hatırlatan Koç’un, bu konudaki ilk yorumları şöyle oldu: 
“Maalesef Koç Holding olarak hiç istemediğimiz bir şekilde kendimizi olayların ortasında bulduk. Divan Otelimiz, gayet insani bir yaklaşım sergilerken hadise başka mecralar tarafından çok çarpıtıldı. Korkunç bir bilgi kirliliği, bir dezenformasyon ve teröristlere yardım ediyormuşuz gibi bir hava estirildi. Biz de bundan fevkalade üzüntü duyduk.” 

Koç ve Durak’la sohbet sorularla sürdü: 

Gezi sürecinde Başbakan ile görüşme imkânınız oldu mu? Randevu bekliyormuşsunuz gibi iddialar ortaya atıldı? 
Yok olmadı. Zaten kendisi çok yoğundu o dönemde. Kuzey Afrika’ya gitti. Çok sayıda iddia ortaya atıldı. 

Olaylar çok insaniydi ama açıklama çok sonra geldi. Neden sizin ağzınızdan olmadı? 
Olaylar çok tazeydi ve bence bizim o aralar sessizliğimizi korumamız çok yerinde oldu. Sosyal medyanın hem çok iyi tarafları var ama diğer taraftan hadise başka yerlere saptırılabiliyor. Ben kendi ağzımdan fabrikaları kapatacağımızı iddia eden bir haber okudum. Büyük oyunlar oynandığı, bizim de sanki bu oyunların bir parçası olduğumuz vb. iddialar ortaya atılıyor. İç huzurun, ekonomik ve sosyal istikrarın ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu, her fırsatta vurguluyoruz. Hal böyleyken Türkiye’de istikrarı bozacak herhangi bir hareketin içinde topluluğumuzun yakıştırılmasına müsaade etmeyiz. 

Ekimde sokak gösterileri bekleniyor. Sizin olaylara bakış açınız nedir? 
İleri demokrasilerdeki gösteri hakkı nasıl mevcutsa Türkiyede dünyanın parçası olacaksa ki ona oynadığımızı biliyorum. Doğal olması lazım. Şiddet kullanılmadığı müddetçe. 

Sizce Taksim’de yaşanan olaylar 300 aracın yakılması şiddet içermeyen olaylar mıydı? 
Siz oraya gelen insanları gördünüz mü? Sizin benim gibi insanlar. Ellerinde molotofkokteyli olanlardan bahsetmiyorum. Ama hepsinin aynı kefeye konmasını ben kabul etmiyorum. Kusura bakmayın. 70 yaşındaki teyze de gördüm ben, 18 yaşında çocuk da. Bunlar mı ülkeye zarar verecek. Bundan vazife çıkartan insanlar tabii ki olmuştur. Biz şeylerde aynı yere varamayacağız. 

Ardından Tüpraş’ta denetimler yapıldı. Bir gelişme var mı? 
Turgay Durak: Vergi incelemesini yürütecek ekip daha yeni belirlendi. Bu sebeple vergi denetimi daha tam başlamış değil. EPDK her zaman marker incelemesi yapıyor. 

İstikrar çok önemli dediniz, istikrarın sağlanması için ne yapılmalı? 
İç çekişmeleri bırakıp herkesin işine bakması lazım. Sonunda ne paylaşılamıyor anlayabilmiş değilim. Beni en çok kutuplaşma endişelendiriyor. Bertaraf edilmesi lazım. 

28 Şubat süreci soruşturma konusu yapıldı. Sizin hakkınızda da suç duyurusu var. Ne düşünüyorsunuz? 
Koç: Suç duyurusunda bulunmak herkesin anayasal hakkı.

Milgem’in iptalinin Gezi’yle ilgisi yok 
Grup hedefimiz yüzde 4,5 büyümeydi. Hedefimizi tutturacağız. Biz yüzde 4,5 büyürsek ülke de yüzde 3,8–3,9 büyür diye düşünüyorum. Bu konjonktürde gayet iyi. Tabii ülkemize daha fazlası gerekiyor mu kesinlikle gerekiyor. Diğer taraftan cari açık sorunu karşımıza çıkıyor. Enteresan bir denge... Karayolundan sonra RMK’nın da Milgem ihalesinin iptal durumu oldu. Sanıyorum bir tersane sürece dahil olmak istediğini belirterek itiraz etmiş. Ona istinaden böyle bir konu oluştu. Gezi süreci ile ilgisi yok. Her değişiklik ya da iptal durumunda ortaya çıkan spekülasyonlara elbette üzülüyoruz. Ama kaçınılmaz bir şey. Çalkantılı dönem yatırımlarınızda herhangi bir  sapmaya sebep olmuyor.  Bu yıl sonuna kadar Kalamış Marina da özelleşecek. Orada kozlarımızı paylaşacağız. Bu kadar senedir oradayız. Manevi olarak çok önemli bir yer bizim için. 

Barış süreci konusunda Cizre’de TÜSİAD’ın toplantısına katılmıştınız. Bölgeye yatırım konusunda ne düşünüyorsunuz? 
Mustafa V. Koç: Halk tarafında orada çok büyük bir ümit var. Kesinlikle bir şey yapmak lazım. Biz Divan’la ilgili Cizre’de bir planlama yapıyoruz. O dönem Başkana da söylemiştim birkaç grup bir araya gelerek hareket de edebiliriz. 

Barış sürecini nasıl  değerlendiriyorsunuz? 
Mustafa V. Koç: Kesinlikle bir yerden başlamak gerekliydi. Biz barış sürecini ve barış için atılacak her türlü yapıcı adımı desteklediğimizi daha önce de beyan ettik. Ancak tabii süreci kamuoyu ve halka çok iyi anlatmak gerekiyor. 
<< Önceki Haber Mustafa Koç Gezi Parkı ile sessizliğini bozdu! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER