'Endişeler haklı çıkarsa -maazallah- hükümet...'

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, 250. maddedeki değişiklikle beraber hükümeti bekleyen yeni tehlikeye dikkat çekti. İşte köşe yazısının ilgili bölümü...

'Endişeler haklı çıkarsa -maazallah- hükümet...'

Susurluk mu, Habur mu? Susurluk kazası olduğunda pek çok insan umuda kapılmıştı. Öyle ya; "ülkücü lider" Abdullah Çatlı, "Alevi emniyet amiri" Hüseyin Kocadağ ve DYP milletvekili Sedat Bucak aynı Mercedes'in içinden çıkmıştı. Derin devletin sağlı sollu ilişkileri ortaya çıkacak, kılıktan kılığa girilerek yürütülen psikolojik harp taktikleri belki ilk kez gün yüzü görecekti. Öyle olmadı maalesef. Önce derin bir operasyon, Susurluk protestolarını dilediği bir mecraya sürükledi. Devlet içindeki çeteleri protesto şeklinde başlayan eylem, Refah Partisi'nin başında olduğu hükümeti devirme operasyonuna dönüştürüldü. Ardından Susurluk mahkemesi boşluğa düşürüldü. Nasıl mı? Susurluk zanlısı Ayhan Çarkın'ı dinleyelim: "Bizi dava sürecinde 3,5 sene yargılayan bir heyet vardı. Hâkim Sedat Karagül. O adamda ben adaleti gördüm. Sonra bu heyet görevden alındı. Son 15 gün Mesut Yılmaz hükümetinin atadığı bir başka heyet geldi. 4 yıl ceza aldık. Oysa neyle yargılanıyorduk." CMK 250. madde ile ilgili basına sızan taslak eğer doğruysa darbe davaları boşluğa düşecektir. Bunun lamı cimi yok. O yüzden çetelerle mücadele konusunda ısrarlı insanlar endişe yaşıyor. Üst düzey bürokratların nerdeyse tamamı hakkında "özel izin" yeni bir zırh haline gelebilir; bu bir! İkincisi; devam edilen darbe davaları yeni çıkacak bu yasayla akim bırakılabilir. Ergenekon'u destekleyen çevrelerin hiç görülmemiş bir şekilde iktidara ve Başbakan'a alkış tutması bu amaca yöneliktir. Demokrat çevrelerin endişeleri haklı çıkarsa -maazallah- hükümeti yeni bir Habur sendromu bekliyor demektir. Silivri'den Meclis'e kadar korna sesleri eşliğinde yapılacak bir yürüyüş, darbe ve cuntalarla yapılan mücadelenin sonu olur. Endişe budur! Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da bu endişeyi paylaştığını düşünüyorum. "O madde kalkmış bu madde gelmiş" hiçbir önemi yok. Aslolan, derin ve karanlık yapılara karşı verilen mücadeleden geriye dönüş var mı yok mu; 250. madde 'taslak' olmaktan çıkıp ete kemiğe bürününce bu gerçeği çok net görmüş olacağız. EKREM DUMANLI - ZAMAN
<< Önceki Haber 'Endişeler haklı çıkarsa -maazallah- hükümet...' Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER