Behçet Oktay iddianamesi kabul edildi

Behçet Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan Halil Kesici hakkında 'adam öldürmek' suçlamasıyla hazırlanan iddianameyi kabul etti.

Behçet Oktay iddianamesi kabul edildi

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan Halil Kesici hakkında ''adam öldürmek'' suçlamasıyla hazırlanan iddianameyi kabul etti. Davanın ilk celsesi 18 Temmuz 2012'de görülecek. Cumhuriyet Savcısı Mustafa Düzgün'ün hazırladığı iddianamede, Oktay'ın 25 Şubat 2009 saat 02.00 sıralarında, ''önceki yıllarda arkadaşlık yaptığı Nergis Kesici'nin'' ailesinin kaldığı Keklikpınarı Mahallesi'ndeki bina önüne otomobiliyle alkollü olarak geldiği bildirildi. Oktay'ın, bir süre sonra aracının yanında, beylik silahıyla başına bir el ateş edilmesi sonucunda yaralandığı ve tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği belirtilen iddianamede, bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı anımsatıldı. Soruşturma sonucunda, ''başka birinin kastının ya da kusurunun varlığının saptanamadığı, Oktay'ın kendi kusurlu eylemi sonucunda yaşamına son verdiği'' gerekçesiyle, olayın intihar olarak değerlendirildiği ve takipsizlik kararı verildiği anlatılan iddianamede, Oktay'ın babası Mehmet Oktay'ın avukatıyla yaptığı itiraz üzerine, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26 Ocak 2011'de takipsizlik kararını kaldırdığı kaydedildi. İddianamede, mahkemenin, bu kararında, ''soruşturma sırasında tanık olarak dinlenen Halil Kesici'nin çelişkili ifadeleri, Behçet Oktay'a ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu, Prof. Dr. Özdemir Kolusayın'ın 'Oktay'ın baş, göğüs, el ve ayaklarında travmatik belirtilerin bulunması, olay anında ölenin yanında bulunan kişinin elinde barut izi kalması, ölüm anında kandaki alkol miktarının kişinin direncini yok edecek derecede yüksek olması nedeniyle ölümün intihar kabul edilmesinin pek mümkün olmadığı'na dair bilimsel mütalaası ile diğer delillerin mahkemede değerlendirilmesinin uygun olacağı görüşünü bildirdiği ifade edildi. Takipsizlik kararının kaldırılması üzerine ''kasten adam öldürmek'' suçundan yeniden soruşturmaya başlandığı, şüpheli ve tanık beyanlarının alındığı ve teknik takip yapıldığı bildirilerek, ''Soruşturma sonucunda, müştekilerin iddiaların aksine, şüpheliden başka şahısların atılı suçu işlediklerine veya iştirak ettiklerine dair delil ve emareye rastlanmamıştır'' ifadesi kullanıldı. İddianamede, şunlar kaydedildi: ''Şüpheli ve annesi Neriman Fıçıcı, olay günü geç saatlerde, aşırı alkollü vaziyette Behçet Oktay'ın evlerine geldiğini, oturmasını söyledikleri halde vedalaşıp evden ayrıldığını, aracının kara saplanması nedeniyle, şüphelinin kendisine yardım ettiği sırada intihar ettiğini söylemiştir. Olayın önünde meydana geldiği binanın yöneticisi olan tanık Ali Rıza Özçelik, şüpheli ve maktulü, kara saplanmış otoyu kurtarmaya çalışırken, maktulü direksiyonda, şüpheliyi de otoyu iterken gördüğünü, kendisinin de tekerin altına bir şey sermesini teklif ettiğini, pencereden çekildikten 3-5 dakika sonra silah sesi duyduğunu, korktuğu için hemen bakamadığını, biraz sonra balkona çıkıp baktığında iki şahsın da yerde oturur vaziyette olduğunu gördüğünü, sonradan Behçet Oktay olduğunu öğrendiği kişinin başını, şüphelinin göğsüne yasladığını, şüphelinin telefon etmekte olduğunu, kendisinin de aşağıya indiğini, yaralının nefes almakta olduğunu, kısa süre sonra ambulansın geldiğini ifade etmiştir.'' -El svapları- Adli Tıp ve Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı ekspertiz raporlarına göre, ateşli silah yarasının bitişik atış sonucu meydana geldiği, Oktay'ın sağ el üstünde ve montun sağ kol ağzında atış artıklarının bulunduğu, el içi svaplarında atış artıklarına rastlanmadığı, sanık Kesici'nin ise sadece el içi svaplarında atış artıkları tespit edildiğine işaret edildi. İddianamede, şu bilgilere yer verildi: ''Yaralamaya neden olan ve BKE8751 seri nolu Smith Wesson marka tabanca ile ateşlendiği sabit olan 357 kalibre fişeğin kovanı elde edilmiş, mermi çekirdeği ise bulunamamıştır. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu 16 Haziran 2010 tarihli raporunda, maktulün cesedinde, otopsi raporunda belirtilen ekimoz ve kırıkların tümünün, sağlık ekiplerince yapılan yeniden canlandırma işlemleri sırasında oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğuna dair karar vermiştir. Ankara Adli Tıp Kimya Dairesi raporunda da maktulün kanında 192mg/dl etil alkol, yine kanında ve idrarında 104ng/ml kokain ve metabolitlerine rastlandığı belirtilmiştir.'' -''Çelişkili ifadeler''- İddianamede, ''sanık Halil Kesici'nin soruşturma aşamasında çelişkili beyanlarda bulunarak suçlamaları kabul etmediği'' belirtildi. Kesici'nin, 25 Şubat 2009'da kollukta alınan ifadesinde, ''Oktay'ın, 'Çok sıkıntıdayım, lanet olsun yaşamak istemiyorum' diye bağırdığı ve tabancayı kafasına götürerek bir el ateş ettiği'', bir gün sonraki savcılık ifadesinde ise ''bir el silah sesi duyduğunu, ateş etme anını görmediğini'' söylediği aktarılan iddianamede, sanığın, kolluk ifadesinde, ''kar temizlemek için küreği apartman girişinden aldığını'' ifade ettiği halde, savcılık ifadesinde ''küreği evinden alıp getirdiğini'' söylediğine işaret edildi. Olay anında Oktay'ın yanında Kesici'den başka kimse bulunmadığı belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi: ''Şüphelinin elinin iç yüzünde atış artıkları tespit edilmiştir. Yine yukarıda belirtildiği üzere olayda maktulün üzerindeki zati silahın kullanılmış olması ve ateşli silah yarasının bitişik ve tek atış sonucu meydana gelmiş olmasına göre atılı suçu şüpheliden başkasının işlemesi mümkün değildir. Ankara Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile kaldırılmış bulunduğundan, delillerin değerlendirilmesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere, şüphelinin yargılanmasının yapılarak atılı suçu işlediği sabit olduğu takdirde cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep edilir.''
<< Önceki Haber Behçet Oktay iddianamesi kabul edildi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER