The New Yorker dergisinden gündemi sarsacak bir haber

The New Yorker dergisi, yolsuzluk konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsetti.

The New Yorker dergisinden gündemi sarsacak bir haber

ABD’de yayınlanan ünlü The New Yorker dergisi, yolsuzluk konusunda başı derde giren 3 lider arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da zikretti. Dergide Patrick Radden Keefe imzasıyla yayınlanan makalede, kendilerinden öncekileri yolsuzlukla suçlayan bazı liderlerin iktidara geldikten sonra “yolsuzlukta daha da ileri gittiği” savunuldu.

ABD'nin entelektüel çevrelerince çok okunan dergisi The New Yorker’da yayınlanan 'Yolsuzluk ve Başkaldırı' başlıklı makalede isimleri yolsuzlukla anılan devrik Haiti diktatörü Jean-Claude Duvalier ve kaçak Peru lideri Alberto Fujimori ile birlikte Erdoğan da zikredildi.

Haftalık derginin son sayısındaki dosyasında yer alan makalede şu ifadeler kullanıldı: "Kendilerinden öncekileri rüşvetle ayıplayan siyasetçiler, iktidara geldiğinde onlardan daha ileri gidiyor. Haiti'de Duvalier'den, Peru’da Fujiomori, Türkiye’de Erdoğan'a kadar bu durum, siyasi değişim sahnesinde tahmin edilebilir bir dönüş."

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SİNGAPUR ÖRNEĞİ

Diğer yandan Singapur’da bağımsızlık ilan edildikten birkaç yıl sonra başbakanlık görevine gelen Lee Kuan Yew’in yolsuzluk ve rüşveti engelleme sözünü tuttuğu hatırlatılan makalede, "Göreve gelen Yew, Singapur’daki gerileme ve yolsuzluktan usandığını söyledi ve ülkeyi bu durumdan kurtaracağına söz verdi. Hükümet üyeleri, niyetlerini göstermek için saflık manasına gelen beyaz gömlek ve pantolon giyerek ofise geldi. Lee, etkili bir konuşma yaparak yolsuzluklarla mücadele mevzuatını yasalaştırdı ve rüşvete karşı mücadele eden büroyu güçlendirdi. Rüşvet almamaları için memur maaşlarını yükseltti. Rüşvet alındığı tespit edilen kişilerin hapis cezasına çarptırılacağını söyledi." ifadesi yer aldı.

1986 yılında Singapur Ulusal Kalkınma Bakanı Teh Cheang Wan'ın, iki gayrimenkul zengininden komisyon aldığı gerekçesiyle uyku hapı içerek hayatına son verdiğini de belirten yazar, Wan’ın intihar etmeden önce Başbakan Lee’ye hitaben "Bu benim hatam için ödemem gereken en büyük cezadır." mesajının yazılı olduğu bir mektup bıraktığına işaret etti.

1990’da istifa ederek görevinden ayrılan Başbakan Lee’den sonra, daha önce yolsuzluklarla anılan Singapur’un büyük mesafe aldığına dikkat çeken Keefe, "Uluslararası Şeffaflık ve Yolsuzluk Endeksi’nin son verilerine göre Singapur, dünyadaki en şeffaf 7. ülke olarak yerini aldı. Hatta Avusturalya, ABD gibi ülkelerin önünde yer alıyor." denildi.

DUVALİER VE FUJİMORİ...

Makalede ismi zikredilen Haiti eski Devlet Başkanı Jean-Claude Duvalier, 15 yıllık iktidarı sonrası 1986'da darbeyle görevden uzaklaştırılmıştı. Duvalier döneminde yolsuzlukların yanı sıra binlerce Haitili katledilmiş, işkence gördüğü, yüzbinlercesi de yurtdışına kaçmıştı.

10 yılda ülkesini istikrara kavuşturan otoriter Peru Devlet Başkanı Alberto Fujimori ise 2000 yılında yolsuzluk ve insan hakları ihlali suçlamalarıyla Japonya'ya kaçtığında Peruluların üçte ikisi tarafından destekleniyordu. Şili'de tutuklanıp Peru'ya iade edilen Fujimori, 2009'da ülkesindeki solculara karşı gerçekleştirdiği katliamlar, devlet hazinesinden gizli servis şefine 15 milyon dolar para verme ve onmilyonlarca dolarlık yolsuzluk yapma suçlarından 38,5 yıl hapse mahkum oldu.

CHA
<< Önceki Haber The New Yorker dergisinden gündemi sarsacak bir haber Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER