Mustafa Yeşil: Siyasi dilin kutuplaştırıcı üslubu endişe vericidir

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil açıklama yaptı.

Mustafa Yeşil: Siyasi dilin kutuplaştırıcı üslubu endişe vericidir

Mustafa Yeşil'in açıklamalarından satır başları;
17 Aralık'ta meydana gelen yolsuzluk operasyonunun camia ile ilişkilendirilmesi asla kabul edilmez. Kutuplaştırıcı ve incitici söylemeler çok rahatsız edici. Hizmet ile bir takım iddialarla ilgili 8 yıl boyunca yargılama süreci yapılmıştır. 'Paralel yapı', 'örgüt' gibi gündeme getirilen iddialar 8 yıllık yargılama sürece sonrasında çürütülmüştür. Erdoğan'sız bir Ak Parti iddiaları bir hakikate ve delile dayanmamaktadır. Örgüt ve Haşhaşi benzetilmesi ile Hizmetin telif edilmesi söz konusu olamaz. Hizmet, bu ülkenin bilgi ve birikimini dünya ile entegre etme çalışmalarında bulunmuştur. Bu hareket tamamen gönüllülerin fiili, fikri ve finansal desteği ile yürümektedir. Siyasi dilin öteleyici ve kutuplaştırıcı bir üslupla devam etmesi endişe vericidir. Bu ülkede hukukun üstünlüğü noktasında birleşmek zorundayız. YANLIŞ TARİHİ REFERANS VERMEK TEHLİKELİ VE ENDİŞE VERİCİ
Milyonlarca gönüldaşı olan bir hareketi çete ve örgütle itham etmek, bütün çalışmaları görmezden gelmek fevkalade üzücü ve endişeye sevk edicidir. Ancak elde bir delil bir isnat edilecek belge olmadan bir kitleyi itham etmek milyonlarca sevgilisi olan bir hareketi çeteyle örgütle itham etmek ve yine yapılan bütün çalışmaları görmezden gelerek yanlış tarihi referans vermek tehlikeli ve endişe vericidir. Devlet içinde ur diye telakki edilen ne tür yapı varsa bunun üzerine hukuk ile gidilmelidir. 17 Aralık Yolsuzluk operasyonu ile birlikte yolsuzluklar üzerine gidilmedikçe konuşulanlar gündem saptırması olarak algılanacaktır. Yolsuzluk yapanlar olacaktır, hukuk onların üstüne gidecektir. SES KAYDINA YÖNELİK AÇIKLAMA  Dinlemelerle ilgili olarak uluslararası alanda devletin güvenlik güçleri tarafından yapılmamışsa bunlar ancak devlet aracılığı ile bulunabilir. Bank Asya gündeme getirildi. Karışıklığın içinde bir bankanın iradi ve kasıtlı olarak batırılmak istenmesine karşılık, Sayın Gülen'e itibar edilerek fikirlerinin ve düşüncelerinin alınması kadar doğal ne olabilir? Hocaefendi'nin zaman zaman dostlarının telefonu vasıtası ile duygu ve düşüncelerinin aldığı zamanlar olmuştur. Sayın Gülen ile konuşmak suçmuş, çeşitli konuları paylaşmak büyük bir cürümmüş, örgüt işiymiş havasında yansıtma anlayış ve zihniyet açısından nerelere kadar savrulduğumuzu ortaya koyuyor. BİR İFTİRA HABER DAHA Ben bu savrulmaya bir örnekte vermek istiyorum. AB büyükelçileri ile yapılan toplantının birisine konuşmacı olarak davet edildim. Toplantılar AB dönem başkanı tarafından organize ediliyor. Davet edilen konuşmacının 40 dakika konuşma ve yarım saatlik soru cevaplama süresi var. Hizmetin temel ilkeleri ile ilgili 25 dk. sunumdan sonra yarım saat soru cevapla iştirak ettim. Bu programı web sitemizde haber olarak yayınladık. Bazı gazeteler aldı haber yaptı. Ancak bu organizasyon 21-22 Aralık gibiydi. Maalesef temsilcilerimizin nezdinde adeta operasyonun dış ayağı olarak nitelendirilmiş ve casus sıfatıyla iştirak etmem gündeme getirilmişti. Açık bir toplantıydı. Sorular açık ve ortadaydı. Davet eden AB dönem başkanıydı, büyükelçileriydi. Davet edilen Türkiye'de sadece genel danışmanlık statüsünde olan vakfın başkanıydı. O toplantıya Türkiye'den de katılım vardı. CAMİANIN İÇİNDE ÇETE VE PARALEL YAPI VAR DEMEK TAMAMEN İFTİRADIR
Geçmiş dönemde irtica söylentileri ile toplumuzda meydana getirilen huzursuzluk bugün camia ile yapılmak isteniyor. Yıpratma işlemi milyonlarca seveni dışında ülke açısından da ciddi bir yıpratma çalışmasıdır. Camianın içinde örgüt, çete, paralel yapı olduğu tamamen iftira töhmet olduğunu söyleyebiliriz. Bunu söyleyenler en az hukuki olarak bilgi belge ortaya koymaları gerekmez miydi? Dosya dosya yargıya intikal eden konularla ilgili kaygılarınızı ifade ederken yargıya uğramamış konuları nasıl seslendirebiliyorsunuz. Bunlar ciddi sorumluluk oluşturan ülkenin geleceğini riske eden yaklaşım ve değerlendirmelerdir.  HİZMET 10 ADIM ATMAYA HAZIRDIR Hukukun üstünlüğü noktasında kararlı yürüyüş tek kurtuluş noktamızdır. Milletin sorumluluğunu üstlenen insanların bunu yapacağı kanaatindeyiz. Kim bu noktada bir adım atarsa hizmet 10 adım atmaya hazırdır. Elverir ki kırılan ilişkilerin tamiri, yeniden ülkenin kayıplarını telafi söz konusu olsun.
SORU VE CEVAPLAR
Soru 1
-17 Aralık'tan bugüne kadar yaşadığımız süreçte hizmetin bir rolü olmadığını iftira olduğunu söylediniz. Dışarıdan baktığınızda yaşadığımız bir baş döndüren olaylar silsilesi var. Sizce ne oluyor? Bu ülke AK Parti iktidarında Ergenekon ve Balyoz süreci yaşandı. O süreçte böyle bir kriz yaşandı. Yine sanıklar camianın ismini andı.17 Aralık yolsuzluk operasyonu yapılıp yargıya intikal etseydi, zanlılar normal prosedür içinde yargılanmaya devam etseydi, eksiğiyle kusuruyla yargı işleyebilseydi bunu yaşamazdık. Hukuk kendi kriterleri içinde işlerken bir müdahale konusu olmadan emniyet yargı vazifesini yapabilseydi hukuk askıya alınmasaydı bugün bu denli kaygılı hissetmeyecektik. VERMEK ÜZERİNE İŞLEYEN BİR ÇETE GÖRDÜNÜZ MÜ? Hizmet bütün gücünü hukuktan şeffaflıktan almaktadır. Siz gönüllü bir kuruluşsunuz. Kimseye bir şey vaat etmiyorsunuz. İnsanlık için hizmet ediyor onlardan bir şey istemiyorsunuz. Almak üzerine değil vermek üzerine işler. Vermek üzerine işleyen bir çete gördünüz mü hiç. Depremzedelerin yardımına koşan, dünyanın birçok ülkesinde okul açan, eğitim kurumları açan bir çete gördünüz mü? Buna çete denemiyorsa neye çete denir bunun açıklanması lazım. Kastettiğimiz şunlardır, şu insanlardır demezseniz doğru olmaz. Milyonları töhmet altında bırakırsınız.
Soru 2
-Ses kayıtları düştü sizin ifade ettiğiniz gibi olumsuzluk teşkil edecek bir şey yoktur. Bunu ya güvenlik güçleri yada illegal bir yapı dinledi. Devamlı hizmet hareketi itham altında bırakıldı. Dünkü ses kaydıyla ortaya çıktı ki bunu hizmete de yaptılar. Bu suç değil mi? HİZMETE KARŞI PSİKOLOJİK BİR HAREKAT OLUŞTURULMAKTADIR Malum hizmetin değişik zaman ve zeminlerde maruz kaldığı iftiralar oldu. Yargıya intikal edenler beraat etti. Özellikle siyaset alanında kaset skandalı ilgisinin olması söz konusu değil. Kasetler siyasetçiler etrafında dönüyor. Zemini kaybedenler başka bir alan açıyorlar. Hizmet bir parti kurmama yada bir partinin içinde yada dışında olmamayı benimsemiştir. Siyasiler etrafında cereyan edenler arasında ne gibi bir gayesi olabilir? Maalesef bu algı üzerinden yıpratma etkisizleştirme gayretleri dün de oldu bugün de olmuştur. Muhtemelen hizmete karşı bir psikolojik hareket oluşturulmaktadır. Gülen çetenin başı insanlar onunla konuşuyor görüşüyorlar. Gülen ile görüşmeyi konuşmayı birçok gazeteci arkadaş yaptı. İş dünyasından yaptı. Bu ses kayıtlarını dinlediğinizde Gülen ile oturup konuşanlar suçlu algısı oluşturuluyor. Bunu devlet gücünde birisi yapmıştır bunu devlet bulmak zorundadır. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşşak: Şimdi ben sorularınıza direk cevap vermeden bir iki husus var onları paylaşalım.  Talihsiz bir döneme şahitlik ediyoruz. Hocaefendi hakkında 28 Şubatta açılan, hukuk tarihinde görülmemiş tek kişilik silahsız terör örgütü davası vardı. Dünya tarihinde böyle bir davanın daha örneği yoktur. Yine o dönem içerisinde Nuh Mete Yüksel'in hazırladığı iddianamedeki isnatların mağdurları, bu isnatları bugün kendileri tekrarlamaktadır. Tarihin ironik şekilde tecellisi. ÖNCE İRTİCA DENİYORDU ŞİMDİ CAMİA Neden hizmet hareketi tartışmaların odağına oturtuluyor? 1965 yılında da rahmetli İsmet İnönü seçimi kaybedince beni Nurcular yıktı dedi. 1970'li yıllar geldi her taşın altından komünistler, faşistler çıkardı. Dönem dönem bu faturayı kesecek birileri aranıyor. Genel anlamda buna irtica deniyordu. Bu dönemde de hizmet hareketinin bu pozisyona sokulduğu anlaşılıyor.  Hizmet savcıları yönetiyor mu? Böyle bir şey olamaz. Yargıda, orduda Hocaefendi'ye gönül vermiş insanlar olabilir. Kitapları 600 bin basılıyor. Böyle bir iddia varsa bu ortaya çıkarılmalıdır. Sabun kirlenmişse kendi kendini temizler. Hukuk kendi kendini temizler. Hukuka da güvenmiyorsanız neye güvenebilirsiniz. Kasetler de isnattır başka bir şey değildir. Ortaya dökülmesi gayri hukuki ve gayri ahlakidir. Bunu kim yapıyorsa ortaya çıkarılmalıdır. Yakışıksız bir durumdur. Soru 3
-AK Parti ile Hizmet hareketinin didişmesinin başlangıç noktası nedir? Hizmet partilerle ilişkilerini ilkesel yürüttü. 2010 referandum sonrasında Kophenhag kriterleri yerine Ankara kriterlerini baz alındığında endişelerimizi dile getirdik. Bu açıklamaların gündeme getirilmesi, siyasi partinin 7 yıldan beri alışageldiği desteğin karşısında çizgi alınması gibi anlaşılmış olabilir. Biz ülkenin menfaati ile AK Parti'nin yaptıklarını birlikte söyledik. Başarılı görülen 6-7 yılı hukukun üstünlüğü ve AB sürecinde kazandık. Bu kazanımlardan uzaklaşılmamalıdır. Hizmete yakın insanların tasfiyesi bu huzursuzluğu daha açık hale getirdi. Sadece dershane değil kazanılan kazanımların kaybedilmemesi gerekiyor. AB sürecinin yavaşlaması, Şangay örgütüne girme mevcudiyeti Türkiye'nin kazanımları açısından endişeye sevk ediyor. Bu ülkede özgürlüklerin artırılmasına ihtiyaç var. Bunun hukuk zemininde arayışa girmemiz gerekir, bunun dışındakiler bizi meçhule sevk eder. SORU 4 -Başbakan açıklamalarında örgütün üst yönetimi ile masum insanları ayıracağız diyor ne düşünüyorsunuz? Örgütün üstü varsa altı da var. Üstü sorumluysa altı da sorumludur. Yapının bir görüneni var bir de görünmeyeni var diyorsanız bunun da belgeye ihtiyaç var. Hukuk çerçevesinde bilgi ve belge ortaya sunmanız lazım. SORU 5
-Başka bir yardım kuruluşunun toplantısında sizinle ilgili suçlama yapıldı ne diyeceksiniz? Bayraktar'ın istifası çok dikkat çekti. Gizlice İstanbul'a geldiği ve fikrini değiştirdiği yönünde iddiaya ne diyeceksiniz? Hayalin ucu çok açık. Siz bazı senaryoların içine sokmak isterseniz zorlanmazsınız. Asgari hukuk çerçevesinde bir şey söyleyecekseniz asgari hukuk şartlarına riayet edilmeli. Hizmet hakkında söylenenleri bilmiyorum. İfadelerin hepsini iddia, iftira töhmet olduğunu söyleyebiliriz. Bunu ifade etsinler, yargıya müracaatlarını yapsınlar. Bunun ötesinde bir şey söyleyemeyiz. Erdoğan Bayraktar'ın hizmetten birisiyle görüşmesi çok iyi bir senaryo. Uzun süre AK Parti'de görev yapan bir insanın arkadaşlarıyla ilgili fikrini söylemesini hizmetle bağdaştırmak, insan ilişkilerine ters bir durumdur. Bir tespiti kamuoyu ile paylaşmanın vakti gelmiş. İdris Naim Şahin de bazı ifadeler kullandı. Abant'a iştirak ettiğinde paralel yapıdan en küçüğüne şahitlik etsem müsamaha etmezdim iftiradır sözlerini bir bakanın ağzından duymak manidardır. Bayraktar'ın sözlerini birilerinin yakıştırması olarak görüyorum.
<< Önceki Haber Mustafa Yeşil: Siyasi dilin kutuplaştırıcı üslubu... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER