Düğmeye basıldı: AK Parti ve MHP...

Deniz Baykal'ın istifasının ardından CHP'nin kendine nasıl bir yol çizeceği tartışılıyor.

Düğmeye basıldı: AK Parti ve MHP...

Bu tartışma devam ederken de herkes 22 Mayıs sonrası CHP'nın nasıl şekillenmesi gerektiği yönündeki düşüncesini aktarıyor. Bu görüntü olayının gerçek mi yoksa düzmece mi olduğu konusunda hala net bir bilgi yok. Baykal'ın bizzat kendisi bile ağzını doldurarak “yalan, o kişi ben değilim” demedi. Tartışma siyasi zemine kaymış durumda. Aslında bu servisin amacı da CHP'yi yeniden dizayn etme projesinin düğmesine basılmasıydı. Bu kesin; çünkü kırk yıllık CHP fedaisi köşe yazarları görüntünün gerçek olduğundan emin bir şekilde daha ilk günden “istifa” demeye başladılar. Böyle kritik bir süreçte siyaseti etki altına almaya çalışan odaklar durmadan çalışırken, Baykal'a birden bire “istifa et” diye baskı yapılması anlamlı. Görüntülerin etik yönü toplumuzun hoş karşılayabileceği bir durum değil. Fakat Türkiye'de siyaset o kadar çevrelenmeye çalışıldığından konunun bu boyutu adeta arka plana itildi. Bunları önemsemediğimiz düşünülmesin. Görüntülerin doğru olup olmadığı tartışmasından ziyade CHP'nin stratejik olarak yoluna nasıl devam etmesi üzerine yoğunlaşılıyor. Fotoğrafın geneline baktığımızda bu görüntüler ister gerçek ister düzmece olsun amacın CHP'de yönetimi devirmek olduğu ve partiyi yeniden dizayn etmek olduğu açık. Peki bu işi kim yaptı ? Ergenekon'un siyasetteki birinci hedefi Ak Parti. Örgüt iktidarı devirmek için CHP ve MHP üzerinden de hedefe ulaşmaya çalışıyor. Fakat Ergenekon'un CHP'nin izlediği siyasetten memnun olmadığı, Deniz Baykal'ın kendini Ergenekon'un avukatı ilan etmesine rağmen örgütü tatmin edemediği biliniyor. Örgüt Baykal'dan hazzetmiyor. Bu görüntü operasyonu; ulusal ve uluslararası Ergenekon'un siyaseti yeniden dizayn etme projesinin başlangıcıdır. Sıranın önce kapatma davasıyla AK Parti'ye sonra farklı bir şekilde MHP'ye de gelmesi beklenebilir. Ergenekon 2011 seçimlerine yönetimlerini ele geçirmeyi planladığı CHP ve MHP ile girilmesini istiyor. Bu başarılabilirse Cumhurbaşkanlığı seçimi için de sorun kalmaz. Ergenekon daha önce de Baykal ve Bahçeli'yi devirerek CHP ve MHP'yi ele geçirme planları yapmıştı. İki yıl önce başarılı olamayan örgüt bugün gelinen ve kendisi için çemberin daha da daraldığı süreçte bunun artık kaçınılmaz olduğuna karar verdi. Çünkü Baykallı CHP ve Bahçelili MHP Ergenekon'un Ak Parti iktidarına karşı yapmak istediği planlara uymadı. Ergenekon'un, iktidarı devirmek için siyaset dışına çıkma arzusu ve yönlendirmesine CHP ve MHP liderleri uymadı. Bahçeli ulusalcı zemini kaybeden örgütün emellerine ulaşmak için göz diktiği ülkücü gençliği sokaklardan uzak tuttu. Baykal ise ateşli konuşmalar yapmasına rağmen örgüte göre gaz almaktan öteye geçemedi. CHP'nin Ergenekon'a yakın isimleri her attıkları adımda deşifre oldular. 2002'de iktidara gelen Ak Parti 8 yıldır Ergenekon'un yaptığı onlarca darbe planına karşı ayakta kalmayı başardı. Kapatma davası ters tepti. İktidarın yapmaya kalktığı birinci Anayasa hamlesi tehditle durduruldu. Fakat Ak Parti ikinci Anayasa hamlesini yapıp Ergenekon'un hayatta kalabilme alanlarını da daraltmaya kalkınca örgüt düğmeye bastı. 8 yıla rağmen birlik beraberliği bozulmayan Ak Parti içerde oyunu muhafaza ederken dışarıda da etkisini artırmayı başarıyor. Üstelik uluslararası sermayeye her zaman yönü açık olan bir Cumhurbaşkanı var. 2003'de iktidarı devirme planları yapan Ergenekon için, şu anda haydi haydi rahatsız olması gereken her şey mevcut. Yüzü dışa dönük bir Cumhurbaşkanı, güçlü iktidar, pasif muhalefet. Onlara göre bu sistem kökten değişmeli. Siyaset yeniden dizayn edilmeli. Şimdi Baykal ile ilgili görüntü olayının toplumsal etik boyutu çok önemli ama arkasındaki fotoğraf üzerinde çok daha fazla kafa yorulması gerekiyor. Baykal'a “bırak git” diyenler bilerek ya da bilmeyerek siyasetin Ergenekon'un istediği şekilde yeniden dizayn edilmesi projesine destek vermiş oluyor. Daha bir yıl önce Mart 2009'da kabul edilen İkinci Ergenekon İddianamesinde; Ak Parti, CHP ve MHP'yi ele geçirme planları açık seçik yer alıyordu. 22 Temmuz 2007'de hüsrana uğrayan Ergenekon, 2008'de CHP ve MHP yönetimlerini devirme planları yapıyordu. İşte Ergenekon sanıkları arasında geçen ve gerek CHP gerekse MHP'yi nasıl ele geçirecekleriyle ilgili çok çarpıcı ifadelerin yer aldığı kayıtlar; 1907 sayfalık ikinci iddianamenin 331'inci sayfasından başlayan “Örgütün Siyasi Partileri Yönlendirme Çalışmaları” başlıklı bölümünde; Ergenekon'un kendisi gibi düşünmeyen, ya da örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda çalışmayan siyasilerin ortadan kaldırması gerektiği ifade ediliyor. Etkisiz hale getirilmesi planlanan siyasiler için ise yıpratma ve karalama kampanyaları tertiplenmesi, son seçenek olarak suikast düzenlenmesi yer alıyor. İddianamede örgütün 2008 yılındaki kongreden önce Baykal'ı devirerek CHP'yi ele geçirme planı yaptığı telefon konuşma kayıtlarıyla yer alıyor. O dönem Tuncay Özkan'ı CHP'ye sokup daha sonra Genelbaşkanlığa hazırlayan örgüt bunda başarılı olamıyor. Baykal buna izin vermiyor. 9 Şubat 2008 tarihli bir telefon konuşmasında; “Mart'ta o işi bitirecez. Bitmesi lazım bu Baykal'ın. Çekilsin köşesine şeklinde” ifadeler yer alıyor. 19 Şubat 2008 tarihli başka bir telefon konuşmasında il delegelerinin Baykal aleyhinde yapılanma için örgütlenmesi talimatı yer alıyor. İl kongrelerinde Baykalcı gibi görünsünler ama desteklediğimiz adaya oy versinler deniliyor. İddianamenin 332'inci sayfasındaki değerlendirmede; örgütün MHP ve CHP liderlerini devirip yerlerine istedikleri kişileri getirmeye çalıştıklarının görüldüğü ifade ediliyor. Türkiye için dönüm noktası olacak Anayasa değişikliği sürecinin bu kadar sessiz yürümesi sizce normal miydi ? Örgüt yeniden rotasını siyasete çevirmiş görünüyor. Bu bağlamda yeni bir kapatma davasıyla Ak Parti'den kurtulma tasarlanırken, CHP ve MHP'yi yeniden dizayn etme planı için de düğmeye basıldı. Devlet Bahçeli'nin Baykal'ın istifasını değerlendirirken “gizli mihraklar siyaseti tanzim ediyor” demesi boşuna değil. Baykal ile ilgili görüntüler bunun ilk adımının atıldığını gösteriyor. Düğmeye basıldı yöntemi farklı olabilir ama şimdi sıra Ak Parti, MHP sonra da Cumhurbaşkanında. Büyük fotoğrafa bakıp siyasetin ulusal ve uluslararası bu derin yapıya direnmesine yardımcı olunması gerekiyor. ABDULLAH ABDULKADİROĞLU - SAMANYOLU HABER [email protected]
<< Önceki Haber Düğmeye basıldı: AK Parti ve MHP... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER