Andıç davasında son gelişme

''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının 33. duruşması başladı.

Andıç davasında son gelişme

Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hasan Iğsız'ın da aralarında bulunduğu 22 sanıklı ''Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri'' davası ile birleştirilen Yeditepe Üniversitesi kurucusu Bedrettin Dalan ile emekli Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 7 sanıklı ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının 33. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Albay Dursun Çiçek ve Mehmet Deniz Yıldırım ile birleşen dosyanın tutuklu sanıkları eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, korgeneraller Mehmet Eröz ve İsmail Hakkı Pekin, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, Tuğamiral Alaettin Sevim, albaylar Sedat Özüer ve Ziya İlker Göktaş, emekli albaylar Fuat Selvi, Hulusi Gülbahar ve Cemal Gökçeoğlu ile sivil Memur Mehmet Bülent Sarıkahya katıldı. Duruşmada, bu dava kapsamında tutuksuz yargılanan ikinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Hasan Ataman Yıldırım ile 3 tutuksuz sanık da hazır bulundu. Tutuklu sanık avukat Serdar Öztürk ile YAŞ kararıyla Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığına atanan ve hakkında yakalama kararı bulunan Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler ve Tümgeneral Mustafa Bakıcı ile kırmızı bülten ile aranmasına karar verilen Bedrettin Dalan ise duruşmaya gelmedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, iddianamenin okunmayacağını belirterek, görev ve yetki itirazlarına ilişkin taleplerin alınacağını söyledi. Bunun üzerine söz alan Hıfzı Çubuklu'nun avukatı Ünal Güllüoğlu, internet andıcının emir komuta zinciri içerisinde düzenlenen resmi ve yasal bir belge olduğunu belirterek, müvekkiline hukuk süzgecinden geçirmesi için sunulduğunu, Çubuklu'nun da parafe ettiğini söyledi. Andıcın asker kişiler tarafından, askerlik hizmet ve görevleri nedeniyle hazırlandığını ifade eden Güllüoğlu, eğer suç varsa suç yerinin askeri yargı olduğunu söyledi. Avukat Güllüoğlu, 2 Nisan 2009 tarihli andıcın Genelkurmay karargah çalışmasının bir ürünü olduğunu belirterek, Genelkurmay Başkanlığının da Ankara'da bulunduğunu, bu nedenle de yargılama yerinin Ankara olması gerektiğini kaydetti. Duruşma, avukatların yetki ve görev itirazlarına yönelik beyanlarının alınmasıyla sürüyor.
<< Önceki Haber Andıç davasında son gelişme Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER