21 yıl terör örgütünün içinde bulunan isim: İnsanlığı onda gördüm

Sahur operasyonu sonucunda tutuklanan eski TEM Şube Müdürü Serdar Bayraktutan’ın hayata kazandırdığı bir isim konuştu.

Serdar Bayraktutan'dan eşine hapishaneden duygu dolu mektup!

Yıllarca sol terör örgütü DHKP-C içinde yer alan A.E, “Örgütün infazından beni Serdar müdür kurtardı. İnsanlığı onda ve ekibinde gördüm. Vatanseverliği konusunda şahitlik yapabilirim.” dedi.

Hukuksuz gözaltı ve atanmış mahkemeler eliyle tutuklanan eski Van Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Serdar Bayraktutan, terör örgütlerine yaptığı başarılı operasyonlarla biliniyor.
Asıl dikkat çeken özelliği ise örgüt üyelerini saplandıkları bataklıktan kurtarmak için yürüttüğü çalışmalar. Birçok militanı evine dönmeye ikna eden Bayraktutan, sadece Emniyet teşkilatının değil, terör örgütlerinden kurtulanların da kahramanı olmuştu. Onun topluma kazandırdığı kişilerden biri eski DHKP-C militanı A.E. Örgüt içinde 21 yıl bulunduğunu anlatan A.E, Jandarma’ya bilgi sızdırdığı gerekçesiyle hakkında infaz kararı alındığını, ancak Bayraktutan’ın kendisini kurtardığını söyledi. Polisleri her zaman düşman olarak görürdük. Serdar müdür, bendeki bu algıyı kırdı.” dedi. İnsanlığı ve vatan sevgisini Bayraktutan ile ekibinde gördüğünü ifade eden A.E, “Onun casusluk, vatan hainliği gibi suçlamalarla tutuklandığını öğrenince  vicdanen rahatsız oldum. Beni örgütün infazından kurtaran kişiye, yanlış yapıldığını anlatma gereği duydum.” diye konuştu.

Eski DHKP-C militanı A.E., 1989 yılında 17 yaşındayken DEV-SOL (Devrimci Sol) örgütüne katılarak İstanbul Maltepe Gülsuyu Mahallesi’nde örgütün mahalli yapılanması içerisinde yer aldı. 1994 yılında örgütün DHKP-C (Devrimci Halk Kurtuluş Parti-Cephesi) olarak değişmesiyle, örgütün birçok faaliyetlerine katıldı. Serdar Bayraktutan’ın kendisini nasıl bir bataklığın içerisinden kurtardığını şu şekilde anlattı: “Örgüt ile ilk olarak 1989 yılında Maltepe’de tanıştım. Arkadaş ortamı nedeniyle bir anda kendimi örgütün içerisinde buldum. İlk önce DEV-SOL’a katılmıştım. Örgütün dağılmasıyla 1994’te kurulan DHKP-C saflarına geçtim. Örgütsel faaliyetlerden dolayı 2001 yılında polis tarafından yakalanarak tutuklandım. Cezaevinden çıktıktan sonra Pendik bölgesinde DSİH (Devrimci Sol İşçi Harekâtı) örgütü içerisinde faaliyetlere başladım. Daha sonraları yaptıklarımdan pişmanlık duymaya ve örgütten ayrılmaya karar verdim. Bu düşünceler içerisindeyken yaşadığımız bölgenin jandarma kontrolünde olması nedeniyle jandarma ile irtibata geçtim. İstihbarattaki görevliler bana örgütten ayrılmamamı ve kendileri için çalışmayı teklif etti. Emniyetimi sağlamaları karşılığında istihbarat amaçlı jandarmaya yardımcı olabileceğimi söyledim. Anadolu yakasında Pendik, Kartal, Maltepe bölgelerinde örgütün faaliyetlerine katıldım ve birçok eylemde yer aldım. Bir süre sonra örgüt benim jandarmaya istihbarat sağladığımı sezmiş olacak ki beni tutuklayarak sorguya aldılar. Hakkımda infaz kararının verildiğini örgüt içerisinde bir arkadaşım bana yemek getirdiği sırada söyledi. Mahalleye polisin baskın yapacağı yönünde bir haber gelince kargaşadan faydalanarak gözaltına alındığım hücre evinden kaçmayı başardım. Emniyete giderek teslim olma kararı aldım.

Polisin sıcak yüzünü Serdar müdürümde gördüm

Polisi arayınca beni bulunduğum yerden alarak İstanbul Vatan Caddesi’ndeki TEM Şube Müdürlüğü’ne götürdüler. Daha sonra yanıma Serdar müdürüm geldi. Onun yüzünde alışık olmadığımız bir sıcaklık vardı. Bana çok nazik ve kibar davrandı. Yardımcı olacağını ve örgüt hakkındaki tüm bildiklerimi anlatmamı istedi. Sıcak yaklaşımı ve kendisinden aldığım güvenle bildiklerimi anlattım. Ardından beni Tanık Koruma Programı’na aldılar. Bu esnada örgüt eşimi kandırmış ve hakkımda şiddet uygulamaktan dava açmış. Kesinleşen cezam olmasından dolayı tekrar cezaevine girdim. 4 Haziran’da cezaevinden çıktım. Temmuz ayında emniyet mensuplarına yönelik yapılan operasyonda Serdar Bayraktutan’ın da tutuklandığını duyunca çok üzüldüm. Birçok kez adliyenin önüne giderek destek vermek istedim fakat örgütün takibinde olduğum için vazgeçtim. Şimdi bunları neden anlatıyorum çünkü kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı. Polislere yönelik yapılan operasyondan sonra beni korumasız bıraktılar.
<< Önceki Haber 21 yıl terör örgütünün içinde bulunan isim: İnsanlığı... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER