[Faruk Mercan] Hocaefendinin Mirası

Samanyoluhaber.com yazarı Faruk Mercan 'Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ziyaret' notlarını paylaştı

SHABER3.COM

FARUK MERCAN 



Fethullah Gülen Hocaefendi’nin misafirlerini kabul ettiği salondayız. Önce “Çağlayan” dergisinin ve 20 yıldır İngilizce yayınlanan “Fountain” dergisinin aylık yayın görüşmesi yapıldı. Bu görüşmeye dair bazı notları paylaşacağım. 

Bu görüşmenin hemen akabinde Arapça yayınlanacak iki kitabı için isim rica edildi Hocaefendi’den… Birinci eser “Namaz” kitabı, ikincisi “İmtihanlar Kuşağı”… 

Hocaefendi kendisine takdim edilen alternatif kitap isimlerine uzunca bir süre dikkatlice baktıktan sonra “Nurani Mirac: Namaz” ve “İptila Asrı” isimlerini seçti. İptilanın Arapça manası imtihan, zorluk demek… 

Daha önce burada yazmıştım. Belki 40’tan fazla dile çevrilen “Sonsuz Nur” eseri son olarak Fransızcaya da çevirildi. Bunlar ne kadar güzel gayretler, her bir eser inşallah nice insanların yolunu aydınlatacak, nice insanların hayatında adeta bir ışık demeti vazifesini görecek…. 

İslam coğrafyasından Fuat El Benna, Hizmet için “beyaz cihad” ifadesini kullanmıştı. Evet hemen her şeyin karartıldığı, cihadın manasının bile kirletildiği günümüzde bu “pırlanta” eserlere dünyanın her tarafında çok ihtiyaç var. Bu gayretleri ortaya koyanlara ne kadar teşekkür etsek, ne kadar dua etsek azdır. 

Daha evvel de çok defa Hocaefendi’nin katıldığı Çağlayan dergisi görüşmelerine denk geldim. İlk dikkatimi çeken şey Hocaefendi’nin bu görüşmeye verdiği ehemmiyet, adeta ders halkası gibi… ikincisi yayınlanacak yazılar belirlenirken, yazıları incelerken kendisine takdim edilen yazıların özetlerini dikkatlice okuması; sonra yazarın ismini, varsa bulundugu üniversiteyi, kurumu zikr etmesi… Bir yazı dini ilimlerle alakalı ise, edebiyat alanında ise veya fizik ile alakalı ise bunu ifade etmesi… 

Tıpkı Sızıntı dergisi gibi Çağlayan dergisine de Hocaefendi hususi bir mana atfediyor. İnşallah tıpkı Sızıntı gibi Çağlayan da bu misyonunu eda edecek. Çağlayan dergisinden sonra 64 sayfalık Fountain dergisinin yazıları da bu şekilde belirlendi. Sonra Hocaefendi’ye Çağlayan’ı tanıtan kısa bir video izletildi. “Aylık ilim ve kültür çağlayanı” diyordu Çağlayan’i anlatan ses… 

Bu videoyu izleyen Hocaefendi şunları söyledi: 

“Meseleyi dile getiriyorsunuz, sizin kemaliniz… İhtiyacınız yok bana, sizin hatırınıza ben de bu görüşmeye katılıyorum. Allah sa’yinizi meşkur eylesin (Allah gayretinizi arttırsın)…”

Merhum Yaşar Tunagör hoca anlatıyor. 1940’lar Türkiye’sinde onlara İstanbul’da ders veren meşhur Hüsrev Hocanın hastalığı ilerliyor, artık gözleri çok az görüyor ve elindeki kitabı tutamıyor. Hatta bir kaç defa elindeki kitap düşüyor. Bunun üzerine talebeleri derslere ara vermesini rica ediyorlar. Fakat Hüsrev Hoca kendi iradesiyle dersleri bırakmıyor. Talebelerinin bu ısrarı üzerine de “Ya Rabbi sen şahit ol, ben bırakmadım, onlar bıraktırdı” diyerek Allah’tan mağfiret diliyor ve bir kaç gün sonra da vefat ediyor. 

Hocaefendi işte böyle bir ulema geleneğini temsil ediyor. Talebe yetiştirmek, dine hizmet etmek mevzubahis olunca işte böyle hareket ediyorlar. Son günlerine kadar talebeleri ile beraber olan ve onlara ders irad eden Bediüzzaman Hazretleri gibi… Bizler işte böyle bir mirasın takipçileriyiz.

Daha sonra Avustralya ve Yeni Zellanda’yı ziyaret eden bir misafir oralardaki insanlarımızın selamını iletti Hocaefendi’ye… Avustralya’da Hizmet insanlarının yaptığı faaliyetlerle alakalı kısa bir program izleyen Hocaefendi, bu ülke insanlarının civanmertliğini, insanlığını hayırla yâd etti. 

Hocaefendi, 1992’deki Avustralya seyahati sırasında “Sonsuz Nur” eserinin redaktesine devam etmiş ve oradaki on günlük kitap okuma kampı sırasında “İhsan” yazısını yazmıştı. 

Kıymetli bir misafir topluluğu ile beraber bulunduğumuz sırada Hocaefendi onlara dönerek “Cenab-ı Hak birlerinizi bin eylesin. Allah afiyet versin, Allah istikametten ayırmasın” dedi. 

Her zaman misafirlerinin yüzüne bakarken ve onları uğurlarken dilinden dökülen ifadeler… Gelin biz de böyle diyelim: Allah dünyanın her tarafındaki arkadaşlarımızın gayretlerini arttırsın, birlerini bin eylesin ve bizleri istikametten ayırmasın inşallah… 

<< Önceki Haber [Faruk Mercan] Hocaefendinin Mirası Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER