Erdoğan'ın son tuğlası !

Samanyoluhaber.com yazarı Murat Çetin'in analzi

SHABER3.COM

MURAT ÇETİN


AKP lideri Erdoğan, kendi adına inşa ettiği yönetim sistemin son tuğlasını koymak için adım adım ilerliyor. Erdoğan bunu sağlamak için de yeni bir hamleye hazırlanıyor. Erdoğan’ın birinci hamlesi Mayıs 2023 seçimlerini kazanmaktı ve özellikle de Cumhurbaşkanlığı seçimlerini. Erdoğan bunun için karşısındaki en güçlü aday olan İBB Başkanı İmamoğlu’nu  devre dışı bıraktı ve İmamoğlu’nun siyasi yasaklı hale gelmesini sağladı.  Kuşkusuz İmamoğlu hakkındaki üst mahkemelerde onandıktan sonra kesinlik kazanacak. Ama her ne olursa olsun 

Erdoğan bu ilk hamlesi ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en güçlü rakibi olan İmamoğlu’nu saf dışı bırakmasını bildi. Zira Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ısrarlı olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun eline bir koz vermiş oldu. İmamoğlu aldığı siyasi yasak cezası nedeniyle öne çıkamadı ve Kılıçdaroglu aday oldu. Sonuç ise ortada…

Tayyip Erdoğan ne dersek diyelim tilki bir siyasetçi. Siyasetin bütün hile, yalan, şantaj ve kumpaslarını çok iyi biliyor. Ve bunları kullanırken hiç çekinmiyor ve hiç de geri adım atmıyor. Sonra da sanki bunları kendisi yapmamış gibi bin bir türlü yalanlar söylüyor.  Bu konuda o kadar ileri gitti artık kendisinin yanlış icraatlarını bile eleştirir oldu. Emekliye zam vermeyen yine kendisi ama bunu sanki muhalefet yapmış gibi “Emekliye zam verilmemesini anlayamıyorum” diyebiliyor, sonra 2. ÖTV zammını kendisi çıkarmamış gibi bu zammı eleştirebiliyor. Kuşkusuz Erdoğan’ın bu kadar şuursuz ve pervasız hamleler yapmasında en büyük suçlu muhalefet. Baksanıza şu muhalefetin haline! Özellikle Ana muhalefetin hali tam perişanlık. 2010 yılından bu yana CHP liderliği koltuğunda oturan ve 2019 yerel seçimleri hariç hiçbir seçim galibiyeti olmayan Kılıçdaroğlu, bütün baskılara rağmen koltuğundan kalkmayı düşünmüyor bile. CHP kurultay süreci bize CHP’lilerin CHP liderliğini Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden daha çok önemsediklerini gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP lideri seçilebilmesi için canla başla çalışan bu isimleri nedense Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sosyal medyada göremedik. 

Konumuza dönersek! Erdoğan, Mart 2024’te yapılacak olan yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını yeniden kazanmayı en az Mayıs 2023 seçimleri kadar önemsiyor. Erdoğan’ın İstanbul ve Ankara’yı önemsemesinin iki nedeni var. Birinci neden İstanbul ve Ankara, 1994-2019 yılları arasında siyasal islamı temsil eden partilerce (Refah Partisi-Fazilet Partisi ve AKP) yönetildi. 2019’da İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye   başkanlıklarının kaybedilmesi Erdoğan’ın siyasi kariyerindeki tek yenilgi oldu. Erdoğan, 2024 yerel seçimlerinde 2019 yılındaki yenilginin rövanşını almak istiyor. Erdoğan için İstanbul ve Ankara’nın ikinci önemi ise Türkiye’nin en büyük iki şehri olması da kadar İstanbul ve Ankara’nın finansal açıdan AKP’ye destek veren şirket, dernek ve vakıflar açısından rant kapısı oluşturması. AKP’nin İBB Başkanlığı’nı yönettiği dönemde Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu TÜGVA olmak üzere diğer islami vakıflar TÜGVA, TÜRGEV, KADEM, İlim yayma Cemiyeti ve Ensar Vakfı’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ihaleler aldılar. AKP’nin yeniden İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını kazanması TÜGVA, TÜRGEV ve İlim Yayma cemiyeti gibi Erdoğan’ın destekleyen ve sayıları 50’yi aşan İslami vakıf ve dernekler yeniden İBB Başkanlığı’ndan yeniden finansal açıdan desteklenir. Bu nedenle İBB Başkanı İmamoğlu’nun yerel seçimleri kaybetmesi gerekiyor. İmamoğlu hakkındaki dava tam anlamıyla İmamoğlu’nun siyaseten etkisizleştirilmesine yönelik bir hamledir. Zira bu davanın hedefi AKP lideri Erdoğan karşısında en güçlü aday durumunda olan İmamoğlu’nun olası Cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemeye yönelik bir adımdı. İmamoğlu hakkındaki bu dava Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini etkiledi. İmamoğlu’nun bizzat kendi partisi CHP tarafından Cumhurbaşkanı adayı gösterilmemesinde bu dava da etkili oldu. Erdoğan da böylelikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde potansiyel en güçlü rakibi İmamoğlu’nu eledi. 

Gelinen süreç ise şöyle: İstanbul Anadolu 7. Asliye ceza Mahkemesi İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53’üncü maddesine göre de siyasi yasak istedi. İmamoğlu’nun dava dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde bulunuyor. Karar bölge mahkemesinde onanırsa dosya bu defa Yargıtay’a gidecek. Türkiye’de özellikle son yıllarda hukuki davaların Bölge Mahkemeleri’nde ve Yargıtay’da onanma süreçleri farklılık gösteriyor. Normal bir süreçte yerel bir mahkeme tarafından verilen kararın Yargıtay sürecinin tamamlanması 2/3 yılı buluyor. Ancak siyasi içerikli davalarda bu süreye uyulmuyor. 7 yıldır tutuklu bulunan HDP eski genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki yerel mahkeme kararının Yargıtay sürecinin 3 ayda bitmesi bir örnektir. Bu nedenle İmamoğlu hakkındaki yerel mahkeme kararı ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay süreçlerinin ne zaman biteceğini kestirmek zor. Ancak ne zaman onaylanırsa onaylansın Yargıtay dosyayı onarsa İmamoğlu, siyasi yasaklı hale gelecek. İmamoğlu, İBB Başkanlığı’nı yeniden kazansa bile cezası onanırsa Türk Ceza Kanunu’nun 53/1’nci maddesinde yer alan “Belli haklardan yoksun bırakma” hükmü gereği görevini bırakacak.

Peki İmamoğlu’nun tüm bu gerçeklere rağmen İBB Başkanlığı’na yeniden aday olmasını nasıl okumak gerekiyor? İmamoğlu’nun hedefi bir yandan CHP liderliğinde değişimi sağlamak bir yandan da 2028 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine şimdiden hazırlanmak. İmamoğlu’na yakın bürokratlar ise Erdoğan’ın sağlık sorunları nedeniyle 5 yıllık görev süresini tamamlamayacağı görüşünde.  İşte bu iki faktör İmamoğlu’nun İBB Başkanlığı adaylığında ilerleme konusunda ısrarcı kılıyor. İmamoğlu’nun yeniden İBB Başkanı olması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istemeyeceği bir durum. Zira, Mayıs 2023 genel seçimlerinde AKP, birinci parti olarak çıksa da İstanbul’un bir çok ilçesinde (Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar, Bakırköy, Sarıyer, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy, Maltepe ve Kartal) CHP’nin gerisinde kaldı. Yani İmamoğlu’nun yeniden İBB Başkanlığı seçimlerini kazanma ihtimali bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmamoğlu’nun yeniden İBB Başkanı olmasını engellemek için önünde iki seçenek var. Bunlardan birincisi İmamoğlu hakkında verilen cezanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onanması. Eğer bu yol tercih edilecekse davanın onaması Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde kesinleşir. Yani onama kararının yerel seçim sonrasına kalması ihtimalini görmüyorum. İmamoğlu’nun yerel seçimlerde yeniden İBB Başkanlığı’nı kazanması Erdoğan ve AKP açısından bir anlamda yeni bir siyasi travma olur. Bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, İmamoğlu hakkındaki kararı 2023 yılı sonuna kadar verebilir. 

İmamoğlu ceza onamasının Mart 2024 yerel seçimleri sonrasına kalması ancak bir şartla mümkün.  Mayıs 2023 seçimlerinden başarısızlıkla çıkan Millet İttifakı (CHP, İYİ Parti, DEVA, SP, DP ve Gelecek Partisi) ile HDP (Yeşil Sol Parti-YSP)’nin yerel seçimlerde beraber hareket etmesi oldukça zor görünüyor. Zira önce HDP sonra da İYİ Parti, yerel seçimlerde kendi adaylarını çıkaracaklarını açıkladılar. Son olarak da TBMM’de ortak grup kuran SP ve Gelecek Partisi de yerel seçimlerde ortak aday çıkarma kararı aldı. İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin sağladı sağ seçmen kadar özellikle HDP’nin desteği ile seçimleri kazandığını unutmamak gerekiyor. İYİ Parti ve HDP, İstanbul ve Ankara’da da seçimlere kendi adayları ile girme konusunda ısrar ederse İmamoğlu’nun yeniden İBB Başkanı seçilmez. Zira, AKP’nin göstereceği aday Cumhur İttifakı (AKP-MHP-BBP-HÜDAPAR-YRP) oyları ile İBB Başkanı seçilir. Dolayısıyla Erdoğan, İmamoğlu’nu bir anlamda devre dışı bırakmak için İYİ Parti ve HDP’nin tavırlarını gözlemleyecektir. Erdoğan için AKP’nin İBB Başkanlığı’nı yeniden kazanması için İmamoğlu’nun cezasının onanması sağlaması zor değil. Erdoğan ayrıca İYİ Parti / HDP’nin yerel seçimlere kendi adayları ile girme kararlarından dönmemeleri için CHP ile İYİ Parti/HDP’nin arasını açmak için bütün siyasi kozları oynar. Zira Erdoğan özellikle İstanbul’u yeniden kazanmak için her türlü siyasi adımı ve entrikayı mubah görüyor.  Kamuoyu bugünlerde fazlasıyla 4-5 Kasım 2023’te yapılacak olan CHP kurultayına kilitlenmiş durumda. Ancak bana öyle geliyor ki Erdoğan, ikinci hamlesi için gün sayıyor. O da İmamoğlu hakkındaki karaların hem İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi hem de Yargıtay tarafından onanmasını sağlamak. Bu olursa İstanbul Erdoğan için çantada keklik olur. Erdoğan bunu biliyor. Erdoğan başka bir şey de biliyor; 6’lı masanın darmadağın olduğunu. Sizin anlayacağınız Erdoğan, Mart 2024 yerel seçimlerini sorun etmiyor. 

Recep Tayyip Erdoğan 21 yıllık iktidarını ERDOĞAN HANEDANLIĞI ile taçlandırmak istiyor. Siz adını ister Ebedi Şeflik deyin ister Halifelik! Anayasa değişikliğinin arkasındaki arzu da bu zaten! Türkiye için yeni bir yönetim sistemi kuran Erdoğan, bu sistemin tamamlanması için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyuyor. Kim bilir belki de bu anayasa değişikliği adımı Saray’a konulacak son tuğla hükmünde olur. Sonrası mı? 

<< Önceki Haber Erdoğan'ın son tuğlası ! Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER