Erdoğan'ın boykot kararı ABD'yi ne kadar etkiler?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Salı günü Türkiye'nin ABD'nin elektronik ürünlerine boykot uygulayacağını açıkladı.

SHABER3.COM




Açıklamasında detay vermeyen Erdoğan, "Daha çok üreteceğiz, daha çok ihraç edeceğiz...Onların iPhone'u varsa öbür tarafta Samsung var, Venüs var, Vestel var" dedi.

Erdoğan'ın bu açıklaması, Türkiye ile ABD arasında son olarak Pastör Andrew Brunson'ın serbest bırakılmamasıyla derinleşen krizde yeni bir aşama.

Türkiye-ABD ilişkilerinde, özellikle Ankara'nın 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin sorumlusu olarak gördüğü Fethullah Gülen'in iadesi talebine olumlu yanıt verilmemesiyle artan bir gerilim söz konusu.

ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde IŞİD'e karşı savaşan Kürt gruplara desteği, NATO üyesi Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze alımı da iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilime neden olan diğer konular.


Türkiye-ABD ilişkileri siyasi düzeyde çalkantılı ilerlerken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi son 2 yılda arttı.

ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2016 yılında 8 milyar 37 milyon dolar olan ABD'nin Türkiye'den ithalatı, 2017'de 9 milyar 412 milyon dolara çıktı. ABD'nin Türkiye'ye ihracatı ise 2016 yılında 9 milyar 350 milyon dolar olurken, bu rakam 2017 yılında 9 milyar 741 milyon dolara yükseldi.

2018'in ilk 6 ayında, ABD'den Türkiye'ye 5 milyar 75 milyon dolarlık ihracat, Türkiye'den ABD'ye de 5 milyar 78 milyon dolarlık ihracat yapıldı.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'nin elektronik ürünlerine yönelik boykot çağrısı ikili ticari ilişkileri ne kadar etkileyecek?

Türkiye, ABD için ihracatta 28'inci sırada
Türkiye Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, ABD 1,5 trilyon dolar ile Çin'den sonra dünyanın ikinci en büyük ihracatçı ülkesi konumunda. 2017 yılında ABD'nin ihracatında en önemli ülkeler ise sırasıyla, Kanada, Meksika, Çin, Japonya ve İngiltere oldu.

Türkiye ise yaklaşık 9,8 milyar dolar ile ABD'nin en çok ürün ihraç ettiği ülkeler listesinde 28. sırada yer aldı.

ABD'nin başlıca ihraç kalemleri endüstriyel ve teknolojik ürünler. Elektronik ürünlerin yanı sıra endüstriyel makine, ham petrol ve akaryakıt ürünleri, otomotiv sanayi ürünleri, havacılık sanayi ürünleri, silah ve askeri ekipman ile tıbbi cihazlar ve ürünleri de listede üst sıralarda yer alıyor.

Ancak uzmanlar çoğunlukla, ABD'nin Türkiye'ye elektronik ürün ihracatının büyük bir paya sahip olmadığı, dolayısıyla bu boykotun büyük bir etkisinin olmayacağı görüşünde.

'Uçak ve silah boykotu ABD'nin canını yakar'
Düşünce kuruluşu German Marshall Fund'ın Ankara bürosunun direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, "ABD'den Türkiye'ye yapılan ihraçlara bakarsanız, şunu görürsünüz. Çok büyük kalemler, silah sanayi, sivil havacılık ve makine. Bunun dışında kalanlar, doğrusu çerez" diyor.

Ünlühisarcıklı, "Eğer Türkiye 'Ben bundan sonra ABD'den hiç uçak almayacağım' dese, bu ABD'nin canını yakar. Ama diyemez. Boykot çağrısına da gerek yok. Türk Hava Yolları'nın alacağı bir karardır bu. Veyahut 'Ben bundan sonra ABD'den silah alımı yapmıyorum' dese, bu ABD'nin canını yakar. Ama pratik olarak bunları diyemiyoruz" diye konuşuyor.

ABD Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, 2017 yılında ABD'nin Türkiye'ye 9 milyar 741 milyon dolar değerindeki ihracatının 1 milyar 543 bin dolarlık kısmını sivil hava aracı, motoru, ekipmanı ve parçaları oluşturdu.

Askeri kamyon, zırhlı araç, füze, roket, silah ve cephane ihracatı ise 2017 yılında 150 milyon 460 bin dolar değerinde gerçekleşti.



ABD Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'ye 2017 yılında elektronik ürünler ile ilgili ihracatlar ve meblağları şöyle gerçekleşti:

Telekomünikasyon ekipmanı: 182 milyon 616 bin dolar

Elektrik cihazları: 157 milyon 712 bin dolar

Bilgisayar: 62 milyon 837 bin dolar

Bilgisayar aksesuarları: 52 milyon 998 bin dolar

Cep telefonu ve diğer ev eşyaları: 32 milyon 416 bin dolar

'ABD'nin vergi yaptırımı Türkiye'deki ihracatçıların canını yakıyor'

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta Türkiye'den satın alınan çelik ve alüminyumda gümrük vergisinin iki katına çıkarılmasına onay verdi.

Bunun sonucu Türk Lirası'nın yılbaşından beri süren değer kaybı hızlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın boykot kararını, Trump'ın gümrük vergilerini artırmasına bir yanıt olarak değerlendiren Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Soli Özel, "Çelik ve alüminyum ürünlerine getirilen vergi artırımı, Türkiye'deki bu ürünleri ihraç eden sanayicinin canını acıtıyor. Amerikan elektronik ürünlerine getirilen Türkiye'deki yasaklamanın benzer bir can acıtıcı etkisi olacağını sanmıyorum" diyor.

Türkiye'nin 2017 yılında demir çelik ihracatının toplam değeri 9,5 milyar dolardı.

Bunun 1 milyar doları ABD'ye gerçekleşti.

Türkiye'nin alüminyum cevherleri ve alüminyum oksit ihracatının toplam değeri ise 2017'de 18 milyon dolar oldu.

Bunun 3 milyon doları da ABD'ye yapıldı.

'ABD'nin tedarikçileri de zarar görebilir'
Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA AmCham) Başkanı Ali Osman Akat ise ABD'nin ihracatında elektronik ürünlerin önemli bir yerinin olduğunu hatırlatarak, ABD'nin yanı sıra tedarikçilerinin de boykottan zarar görebileceğine dikkat çekiyor.

Ali Osman Akat, BBC Türkçe'ye yaptığı yazılı açıklamada, "Dünyanın en büyük ithalatçısı olan ABD'nin 2017 yılında ilk 5 tedarikçisi Çin, Meksika, Kanada, Japonya ve Almanya olarak sıralanmaktadır. Bu ülkeler büyük ölçüde zarar görebilir" diyor.


ABD Başkanı Trump'ın Pastör Andrew Brunson'ın iadesiyle ilgili yürüttüğü ödün vermez tavrının Kasım ayındaki Kongre ara seçimlerine yönelik stratejik bir hamle olduğunu düşünen uzmanlar var.

'Erdoğan dikkati dışa çekme stratejisi izliyor'
German Marshall Fund'dan Özgür Ünlühisarcıklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın boykot çağrısının iç kamuoyuna yönelik "stratejik" bir hamle olduğu görüşünde.

Ünlühisarcıklı'ya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan boykot çağrısı ile "kriz sürecine ilişkin dikkatleri iç dinamiklerden ABD'ye yöneltiyor":

"Türkiye aslında uzunca bir süredir bir krize adım adım gidiyordu. Bu, ABD ile son yaşanan restleşmeden önce başlamıştı. (24 Haziran'da) erken seçime gidilmesinin bir nedeni de bu kriz gelmeden seçimleri atlatmaktı. Öte yandan ABD ile yaşanan bu restleşme, bu krize tuz biber ekti.

"Bunun yanı sıra krizle ilgili ABD'yi günah keçisi haline getirme, sanki ABD ile bu restleşme olmasaydı herhangi bir sorun yokmuş izlenimi yaratmak için de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a fırsat verdi. Trump da mesajlarıyla bu fırsatı güçlendirdi."

'Yerli ve milli ürünleri tercih etmeliyiz'
Türk Amerikan İş Adamları Derneği Başkanı Ali Osman Akat ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını "yerli ve milli ürünlerin kullanımının artırılması ve ihracatın ön plana çıkarılması" şeklinde yorumlamak gerektiğini söylüyor:

"Yerli üretimimizi artırıp ihracata odaklanmalıyız. Ayrıca içeride de yerli ve milli ürünleri tercih etmeliyiz. Dışarıdan döviz ile alınan her ürünün daha kalitelisini üretip biz satmalıyız. Böylelikle yerli ürünlerin kullanımını ve kalitesini de arttırmış oluruz."

Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi'ne (DEİK) bağlı Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da, karşılıklı yaptırım söylemleriyle gerginliğin tırmandığını görmekten üzüntü duyduklarını ancak diplomatik temasların devamını olumlu gördüklerini söyledi.

Yalçındağ, "Mevcut bütün sorunların, karşılıklı hak ve çıkarlara saygı duyularak yürütülecek diplomasi yoluyla ve iki başkanın ağırlıklarını koyması suretiyle çözüleceğine gönülden inanıyoruz. Bu çerçevede,

TAİK olarak iş dünyasının da elini taşın altına koymasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye ne ABD sayesinde var olmuş, ne de ABD'siz yok olacak bir ülkedir" dedi.
<< Önceki Haber Erdoğan'ın boykot kararı ABD'yi ne kadar etkiler? Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER