Erdoğan'a sınırları gösterilmeli

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk yetkililerin Almanya'ya yönelik 'Nazi' benzetmeleriyle Berlin-Ankara hattında tırmanan gerilim, Alman basınında geniş yer almaya devam ediyor.

SHABER3.COM

Almanya medyasında bugün (21.3.2017- Salı) çıkan haber ve yorumlarda  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sert bir dille eleştirliyor. Alman Gazetetelerinde ayrıca eleştirilerden Almanya Başbakanı Angela Merkel'de Erdoğan'a karşı sessiz kalmakla suçlanıyor



Rhein-Neckar Zeitung'un yorumunda ise şu satırları okuyoruz:
"Hayır, Recep Tayyip Erdoğan Nazi değil, faşist de değil. Henüz diktatör de değil. Şu an kendisi sadece görgü kurallarını bilmeyen, öfkesine hakim olamayan, kendi hesaplarına göre diğerlerine hakaret edip aşağılayan bir politikacı. Hiç vicdanı olmayan ve ülkesini yavaş yavaş bir hapishaneye dönüştüren biri. Hatta Erdoğan'ın öfkesi sınır tanımadığı için Alman vatandaşı bir gazeteci olan Deniz Yücel şu an ölüm cezası tehdidiyle karşı karşıya. Yapılabilecek tek şey var: Erdoğan'a sınırları gösterilmeli."

Frankfurter Allgemeine Zeitung, Erdoğan'ın köşeye sıkıştırma taktiği uyguladığını belirterek Alman hükümetinin tutum değiştirmesi gerektiğini savunuyor:
"Erdoğan için iktidarını korumak mutlak önceliğe sahip. Bunun için de Alman hükümetini giderek daha da köşeye sıkıştırıyor. Federal hükümet 16 Nisan'a kadar sıkıştığı köşede kalıp Erdoğan'ın pek de umurunda olmayan, 'Nazi benzetmelerine son vermesi gerektiği' şeklindeki cümleyi tekrarlayıp duramaz. Berlin Ankara'ya yeterince imkan tanıyor. Artık Türklere Erdoğan'ın 'yakıp yıkma' politikasının ağır sonuçları olacağını göstermenin zamanı geldi. Erdoğan Türkiye'yi izolasyona sürüklüyor, ülkeyi özgür ve demokratik Batı'dan koparıp giderek Asyalı bir despotizme dönüştürüyor. Türkler gerçekten de faşizm yöntemlerine faşizmle suçladığı kişilerin hepsinden daha yakın duran bir adamı daha da güçlü hale getirmek istiyorlarsa, Merkel'in sabrı da bu durumu değiştiremeyecektir.

Berlin'de yayımlanan Tagesspiegel gazetesinin yorumu ise şöyle:
"Almanya kendi stratejik çıkarlarının ne olduğunu kendine sormalı. Türkiye'nin AB ile bağları bu çıkarlar arasındaysa ve planlanan anayasa değişikliği bunu imkansız hale getiriyorsa Alman politikacılar referandum kampanyalarına müdahil olmak ve muhalefeti desteklemek zorundadır. Hiç değilse Almanya içinde. Türkiye'de seçim kampanyası yürütmek durumunda değiller. Erdoğan bunu içişlerine karışmak diye niteleyip sert dille kınayacaktır.

Stuttgarter Zeitung'un yorumunda ise Erdoğan'ın Almanya'da referandum kampanyası yapma ihtimali konu alınıyor:

"Eğer işler Erdoğan'ın istediği gibi giderse 16 Nisan'daki tartışmalı referandum öncesinde Başbakan Angela Merkel ile arasında büyük bir güç savaşı yaşanacak. Almanya Başbakanı ise bunun kesinlikle önüne geçmek istiyor. Ama Erdoğan kendisi Almanya'ya gelip referandum kampanyası yapmak isterse, Merkel'in inandırıcılığını korumak adına buna izin vermemesi gerekir. Korkulur ki, Erdoğan bu şansı kaçırmak istemeyecektir."
<< Önceki Haber Erdoğan'a sınırları gösterilmeli Sonraki Haber >>
yolum kaderim
ÖNE ÇIKAN HABERLER