Kesintisiz eğitim ne kadar pedagojik!

Ülkemizin bir çok noktada geriye gitmesine sebep olan 28 Şubat’ın miraslarından birisi de 8 yıllık kesintisiz eğitim.

Kesintisiz eğitim ne kadar pedagojik!

KESİNTİSİZ EĞİTİM NE KADAR PEDAGOJİK? Güya irticaya karşı yapıldığı öne sürülen 28 şubat, uygulamalarıyla asıl kendisi irticaya yani ülkemizin geriye gitmesine sebep oldu. Gençliğe eğitim veren bir sistemin önce kendisinin temel eğitim prensipleriyle uyumlu olması gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde 15-16 yaşına gelmiş bir genç mesleğini yeni seçmiyor. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde karma eğitimin gençlik için faydalı olduğu savunulmuyor. Tam tersi ileri Dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu karma eğitimden vazgeçerken, kesintisiz 8 yıl eğitim diye de tutturmuyor. Biz ise maalesef hala eğitim gibi çok hayati bir kurumumuzu ideolojinin dar kalıplarından kurtaramadık . Oysa eğitim en dinamik ve hitap ettiği kitle icabı değişime ve gelişime en açık sektör olduğu için ideolojinin kesinlikle girmemesi gereken bir kurumdur. İdeolojik bazı gerekçelerle getirilen kesintisiz 8 yıllık eğitim evrensel standartlara da ters olduğu için yıllarımıza mal olmuştur. Mal oldu. Çünkü “ağaç yaşken eğilir” atasözü bizde darb-ı mesel haline gelmiştir. Çocuğun temelinin 6 yaşına kadar ailede atıldığı konusunda bütün eğitimciler hem fikir. Bundan sonra ilkokul döneminde temel eğitimini alan bir çocuk 12-13 yaşlarında gelecekte yapacağı işe yönlendirilebilmeli. 15-16 yaşlar için artık iş işten geçmiş olmakta. Aynı zamanda bu sistemde daha 7-8 yaşında, bir çok şeyden habersiz çocuk dimağları, 14-15 yaşına gelmiş hayatının en zor dönemi olan ergenlik dönemindeki çocuklar tarafından olumsuz etkilenmekte. Çok erken yaşta, aynen erken açan bir çiçeğin doluya maruz kaldığında solması misali, bilmemesi gereken konuları büyüklerinden gerek duyarak gerekse de görerek öğrenen çocuklarımızın psikolojik durumları yerle bir olabilmekte. Böylece neslimizi gerek bedenen, gerek ilmen gerekse de ahlaken en güzel şekilde eğitmesi gereken eğitim kurumlarımız bir taraftan eğitirken bir taraftan da gençliğin dejenerasyonuna sebep olmaktadır. Bütün bu sebeplerden dolayı eğitim felsefemiz bütün ideolojik düşüncelerden arındırılarak, milli eğitimimizde pedagojinin kriterleri esas alınmalı, buna da ülke menfaati adına ilköğretimde kesintisiz eğitim anlayışına son verilerek başlanmalıdır. Taha Ünal Din Sosyolojisi Uzmanı [email protected]
<< Önceki Haber Kesintisiz eğitim ne kadar pedagojik! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER